Yaşam savaşını kaybetti

Küçükçekmece'de bir İETT otobüsüne Molotof kokteylli atılması sonucu yanarak yaralanan Serap Eser, hayatını kaybetti.

Pazartesi 07.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Pazartesi 07.12.2009 17:32
ABONE OL
Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık ve Kronik Yara Tedavi Merkezi yoğun bakım servisinde tedavisi süren 17 yaşındaki Serap Eser'in sabah saatlerinde hayatını kaybettiği bildirildi.

Eser, 8 Kasım günü Küçükçekmece Kanarya Mahallesi'nde durakta yolcu almak için bekleyen İETT otobüsüne Molotofkokteyli atılması sonucu yaralanmıştı. Eser'in tedavisi, yaklaşık 1 aydır Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürüyordu.

İSTANBUL VALİSİ GÜLER, GENÇ KIZIN AİLESİNE TAZİYE ZİYARETİNDE BULUNDU

İstanbul Valisi Muammer Güler, Küçükçekmece'de İETT otobüsüne molotofkokteyli atılması sonucu yanarak yaralanan ve kaldırıldığı hastanede bu sabah hayatını kaybeden Serap Eser'in ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı'yla birlikte Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelen Güler, hastane başhekiminden ölüm nedenine ilişkin bilgi aldı ve aileye taziyelerini iletti. Hastaneden ayrılışı sırasında basın mensuplarına açıklama yapan Güler, hayatını kaybeden genç kıza Allah'tan rahmet, ailesine baş sağlığı dileyerek, olayı nefretle ve lanetle kınadığını söyledi. Güler, ''bir belediye otobüsündeki masum insanlara yönelik böyle bir saldırının hangi ad, hangi talep adı altında olursa olsun insanlık dışı olduğunu ve canavarca bir hisle yapıldığını'' dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

''Bunun demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Adlarında demokrasi olanlar, öbür ellerinde molotofkokteylleriyle, havai fişeklerle insanlara, masum insanlara saldırmaktadırlar. Toplum bunları yakından biliyor. Biz bunları biliyoruz. Maskelerinin gerisindeki bütün melaneti de biliyoruz. Son dönemde özellikle demokratik açılım sürecinden itibaren millik birlik ve kardeşlik projelerine takınılan tavrı da biliyoruz. Ülkede bir gerginlik ortamı yaratılmaya çalışılıyor.''

Muammer Güler, bu olayın, ''birilerinin gerçek yüzlerinin ortaya okunması için bir ibret vesikası olduğunu, olayı gerçekleştirenlerin ölen genç kıza çektirdikleri acının hesabını hem bu dünyada, hem öbür dünyada vereceklerini'' ifade ederek, İstanbul'da asayişi bozmaya çalışanlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Vali Güler, ''Sevgili vatandaşlarımıza şunu hatırlatmak istiyorum. Bir gerginlik ortamı yaratılmaya çalışılıyor. Bu, tamamen provokasyondur. Provokatif amaçlı eylemlerdir. İstanbul'un değişik yörelerinde, değişik gerekçelerle yaratılmaya çalışılan bu gerginlik ortamıyla kitleler karşı karşıya getirilmek isteniyor. Sevgili İstanbullular, sevgili vatandaşlarım, lütfen bu oyunun farkında olun. Biz güvenlik güçleri olarak buna fırsat vermeyeceğiz'' dedi.

İstanbul'un çeşitli yerlerinde dün de benzer provokatif eylemler gerçekleştirildiğini, onlara da müdahale edildiğini, geçtiğimiz hafta da adı 'Demokrasi ve Kültür Derneği' olan bir dernek ve bir siyasi partinin ilçe teşkilatlarında molotofkokteylleri üretildiğinin ve bazı yerlere yerleştirildiğinin tespit edildiğini kaydeden Güler, konuya ilişkin yakalanan 18 kişiden biri siyasi parti ilçe başkanı olmak üzere 11'inin tutuklandığını bildirdi.

6 KİŞİ TUTUKLANDI

Serap Eser'in ölümüne yol açan eylemin faillerinin de 22 Kasımda belirlendiğini ve molotofkokteylini atan dahil 6 kişinin tutuklandığını anımsatan Güler, dün meydana gelen olaylarla ilgili 8 kişinin ise gözaltında olduğunu söyledi.

Güler,''Tekrar ediyorum, bu insanlık dışı bir olaydır. Bunun demokrasiyle bir ilgisi yoktur. 'Demokratik talepler' adı altında şiddet eylemleri sergilenmek istenmekte, toplumun hassasiyeti kaşınmakta, devletin ve milletin sabrı test edilmeye çalışılmaktadır'' diye konuştu. İstanbul Valisi Muammer Güler, kimsenin bu oyunlara gelmemesini, tüm bunların demokrasi ve hukuk devleti sınırları içinde, birlik ve beraberlikle çözüleceğine inançlarının tam olduğunu, bu kişilerle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini, tüm jandarma ve güvenlik güçlerinin bu olaylarla ilgili gerekli hassasiyetlerini sürdürdüklerini belirtti.

''Meslek hayatımın çok sıkıntılı bir anını yaşadım biraz önce içeride. Ailesi bu kadar büyük bir acıyı yaşarken, bir büyük vakar, bir büyük sabır içinde devlet ve millete ve bu ülkenin birliğine olan inançlarını ifade ettiler'' diyen Güler, bu ifadelerin herkese örnek olması gerektiğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Serap Eser'in başına gelen olayın nasıl izah edileceğini sorduğunu hatırlatan Güler, ''Ben de soruyorum, buradaki kızımızını çektiği acı, yaşadığı sıkıntı, içinde insanların olduğu bir otobüse yapılan saldırıyı kim, hangi özgürlük talepleriyle, hangi demokratik taleplerle izah ediyorsa, gelsin İstanbullular'a izah etsinler'' diye konuştu.

Muammer Güler, bir gazetecinin, güvenlik önlemlerinin artırılıp artırılmayacağına yönelik sorusuna karşılık, ''Güvenlik önlemleri elbette artırılacak. Hepimiz teyakkuz halindeyiz. Bunun da bilinmesini istiyorum'' dedi.

Ailenin doktor ihmali olup olmadığına yönelik şüpheleri olduğunun belirtilmesi üzerine Güler, genç kızın ölüm sebebinin ileri derecede yanık ve bununla beraber gelişen enfeksiyon olduğunu, genç kıza tüm ihtimamın gösterildiğini söyledi.

Vali Güler, ''Bu tip hareketler içinde olanları yakından biliyoruz. Maskelerin gerisine sığınmaları onları kurtarmaz. Onların gerçek yüzlerini biz biliyoruz. Bu toplumda ne yapmak istediklerini biliyoruz ve hangi karışıklığı çıkarma hevesinde olduklarını biliyoruz. Ama, heveslerinin kursaklarında kalacağını buradan tekrar ifade ediyoruz'' diye konuştu.

HÜSEYİN ÇAPKIN: HER ŞEYE YETECEK KADAR GÜCÜMÜZ VAR

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da, vatandaşların asla kışkırtmalara gelmemelerini isteyerek, şunları kaydetti:

''Biz, güvenlik güçleri olarak her türlü suçla mücadele edecek, alet, edevat, personel sayısı olarak her şeye yeterliyiz. Dolayısıyla kışkırtmaya gelmesinler. Kendileri birtakım şeylere, suç, suçlulukla ilgili konularda karışmaya kalkmasınlar. Kanunsuz gösteri yürüyüşleri dahil, bu molotof atmalar dahil her şeyle mücadele edebilecek gücümüz yeterinden daha fazla var. Dün mesela, çok şey yapmak istediler. Onların hesabına göre 10 yapmak istedilerse, ancak birini gerçekleştirebildiler. Şu anda İstanbul'da, sokakta 33 bin polisimiz var. Ona göre, yeteri kadar sayı sokağa mutlaka çıkarılıyor, çıkarılacak. O konuda hiçbir sıkıntımız yok. Vatandaşlar, sadece bize bilgi aktarsınlar, kendileri olaylara karışmasınlar. Kendileri karşılık vermeye kalkmasınlar, biz her şeye yeteriz, her şeye yetecek kadar gücümüz, sayımız var.''

DTP İSTANBUL İL BAŞKANI AVCI: SERAP ESER'İN UĞRADIĞI SALDIRIYI TASVİP ETMİYORUZ

Demokratik Toplum Partisi (DTP) İstanbul İl Başkanı Mustafa Avcı, İETT otobüsüne molotofkokteyli atılması sonucu yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede bu sabah hayatını kaybeden Serap Eser'in uğradığı saldırıyı tasvip etmediklerini belirterek, ''Ailesine başsağlığı diliyorum'' dedi.

DTP İstanbul İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Avcı, devlet konsepti olarak başlayan açılım projesinin deşifre olmasıyla birlikte, yine devlet konsepti olarak zor, şiddet, baskı, gözaltıların yeniden gündemleştiğini öne sürdü. Yasadışı gösterilerin kendiliğinden geliştiğini, molotofkokteyli atanları kontrol etmenin zor olduğunu savunan Avcı, ayrıca İstanbul'da yaşanan olayların kendi inisiyatifleri dışında olduğunu ileri sürdü.

Belediye otobüsüne atılan molotofkokteyli yüzünden yaşamını yitiren Serap Eser'in ölümüyle ilgili olarak Avcı, ''Serap'ın uğradığı saldırıyı tasvip etmiyoruz. Ailesine başsağlığı diliyorum. Şartlar uygun olursa taziye ziyaretinde bulunabiliriz'' diye konuştu.

AĞABEY ÜMİT ESER: SERAP "YILBAŞINA KADAR ÇIKACAĞIM BURADAN'' DİYORDU

Küçükçekmece'de bir İETT otobüsüne molotofkokteyli atılması sonucu yanarak yaralanan ve kaldırıldığı hastanede bu sabah vefat eden Serap Eser'in ağabeyi Ümit Eser, ''Serap, 'Ben yılbaşına kadar çıkacağım buradan' diyordu'' dedi.

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın mensuplarına açıklama yapan Ümit Eser, kardeşinin yaralarının ''enfeksiyon kapabilme'' ihtimalini doktorların söylediğini ama daha sonra enfeksiyon kaptığını belirtmediklerini söyledi.

Kardeşinin ölüm haberini basın mensuplarının kendilerinden önce öğrendiğini ifade eden Eser, Serap Eser'in durumunun son birkaç gün içinde bozulduğunu, arife günü fenalaştığını ve daha sonra durumunun gittikçe kötüleşerek yoğun bakıma alındığını anlattı. Kardeşinin arife günü fenalaştıktan sonra ateşinin çıktığını bildiren Eser, 'İhmal tarafını bilmiyorum açıkçası. Benim bildiğim yoğun bakıma bir anda düşmesi. Bayram nedeniyle atlanan bir şey var mı acaba, diye düşünüyorum. Doktorları sürekli gelip gidiyordu. Ama bayram süresince nöbetçi doktorları vardı'' diye konuştu.

Serap Eser'e annesinden deri nakli yapıldığını bildiren Eser, annesinin de şu an aynı hastanede tedavi altında olduğunu, kız kardeşinin öldüğünü henüz bilmediğini kaydetti. Eğer bir ihmal durumu olduğunu öğrenirlerse dava açabileceklerini ama şu an böyle bir durumun olup olmadığını bilmediklerini aktaran Eser, faillerin yakalandığını ama böyle durumlarda cezanın çok düşük olduğunu ifade ederek, ''Olan ölen kardeşime olduğu'' dedi.

Fenalaştığı son günlere kadar kardeşiyle konuştuklarını dile getiren Eser, ''Serap kendine göre 'Ben yılbaşına kadar çıkacağım buradan'' diyordu. Derslerini düşünüyordu. Zaten olay dershaneden dönerken, akşam üzeri oldu. İndiği durakta bir ışıklandırma yok. Buna hep kızıyorduk. Birileri bekliyordu. O gece babam Serap'ı almaya gitti. Orada o gece de birilerini fark etmiş, orada oturan birkaç kişi diye düşünmüş. O sırada otobüs gelmiş durduğunda içinden yanarak bir kız düşmüş, babam baktığında kendi kızı olduğunu görüyor'' diye konuştu.

Bu arada, vefat eden Serap Eser'in babası Zübeyr Eser, eşini görmek üzere hastaneye geldiği sırada, basın mensuplarına, ''konuşacağım bir şey yok, artık gidin'' diye sitem etti. Öte yandan, Serap Eser'in yakınlarından bazıları basın mensuplarına saldırdı. Bunun üzerine güvenlik güçleri hastaneye gelerek önlem aldı. Güvenlik güçleri, ortamı sakinleştirdikten sonra hastaneye sığınan gazetecileri dışarı çıkardı.

ORGAN YETMEZLİĞİNDEN ÖLDÜ

Küçükçekmece'de bir İETT otobüsüne molotof kokteylli atılması sonucu yanarak yaralanan ve kaldırıldığı hastanede bu sabah vefat eden Serap Eser'in, ''İmmun (bağışıklık) cevabı çok abartılı seyretmesi ve organ yetmezliğinden'' öldüğü bildirildi.

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, 8 Kasım 2009 tarihinde alev yanığı nedeniyle hastaneye getirilen 17 yaşındaki Serap Eser'in, bu sabah 08.30'da hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Açıklamada, hastaneye yüzde 35 yanık ile başvuran hastanın yanık merkezine alınarak, özel oda ve bakım altında yoğun sıvı elektrolit tedavisi ve pansumanlarına başlandığı, yanık hastalarının ilk hafta hayatını kaybetmesinin en büyük nedenlerinden sıvı elektrolit dengesizliği riskinin atlatıldığı ve ikinci hafta dolmadan derin doku hasarı olan yanık yüzeylerinin cerrahi olarak temizlenmeye başlandığı vurgulandı. Açıklamada, şöyle devam edildi:

''Yanık hastalarının ikinci kaybedilme sebebi ise yanık dokularının vücut sistemlerini etkilemesi ve enfeksiyona sebep olmasıdır. Bu kritik dönemde olayın mücadelesi için günlük ameliyatlarla yoğun bakım tedavisi altında cerrahi pansumanlar yapılmakta iken bir yandan da vücudun savunma cevabı dengede tutulmalıdır. Cerrahi temizlemeler ile beraber hastanın annesinden deri alınarak, yanık yüzeylerinin geçici olarak kapatılması işlemine de zamanında başlanmıştır. Hastanın deri yamalarının başarılı olduğu gözlenmiştir. Bu aşamada, çok yoğun bir mücadeleyle savaş veren hasta vücudu, sistemik immun cevap sendromuna girerek konakçı cevabını bozmaktadır. Genellikle yanık hastalarının üçüncü hafta kaybedilme sebebi budur. Serap Eser de yoğun enfeksiyon bulgusu göstermeyen dokularına ve kan kültüründe üreme olmamasına rağmen immun cevabı çok abartılı seyretmiş ve organ yetmezliği gelişmiştir. Sistemik immun cevap sendromunda ve sonrasında gelişen organ yetmezliğinde olay tamamen moleküler boyutta olup her türlü antiboyitik, mineral, sıvı, destek ilaçlar ve cerrahi pansuman tedavilerine rağmen hasta hayatını kaybetmiştir.''

Bu arada, Serap Eser'in yarın Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Fevzi Çakmak Camisi'nde ikindi vakti düzenlenen törenin ardından toprağa verileceği öğrenildi.