Aşı kan bağışına engel değil

Çarşamba 09.12.2009 00:00
ABONE OL
Türk Kızılayı Kan Hizmetleri Yönetimi Müdürü Armağan Aksoy, ''Hepatit aşısı olan bir kişi nasıl aynı gün kan verebiliyorsa, domuz gribi ya da mevsimsel griple ilgili bir aşı olan kişi aynı gün kan bağışı yapabilir'' dedi.

Aksoy, yaptığı açıklamada, 2008'de 1.5 milyon ünite kan ihtiyacının yüzde 43'ü olan 654 bin 81 ünitesinin karşılandığını söyledi. Geçen yıla oranla 2009'da kasım ayı hariç diğer tüm aylarda yüzde 7 ile yüzde 53 oranında artış saptandığını belirten Aksoy, verileri şöyle sıraladı:

''Ocak 2008'de 47 bin 174 ünite olan kan bağışı 2009'da yüzde 44'lük bir artışla 67 bin 830'a çıkmıştır. Rakamlar, şubatta 47 bin 20'den yüzde 12'lik artışla 52 bin 569'a, martta 63 bin 726'dan yüzde 7'lik artışla 68 bin 303'e, nisanda 57 bin 668'den yüzde 38'lik artışla 79 bin 450'ye, mayısta 60 bin 561'den yüzde 21'lik artışla 73 bin 445'e, haziranda 66 bin 204'ten yüzde 13 artışla 74 bin 723'e, temmuzda 53 bin 849'dan yüzde 28'lik bir artışla 68 bin 750'ye, ağustosta 50 bin 665'ten yüzde 45'lik artışla 73 bin 408'e, eylülde 49 bin 131'den yüzde 34 artışla 65 bin 857'ye, ekimde 56 bin 590'dan yüzde 53 artışla 86 bin 989'a yükselmiştir. Kasım ayında da 2008'de 56 bin 497 ünite olan kan bağışı bu yılın aynı ayında yüzde 3'lük bir düşüşle 55 bin 59 üniteye düşmüştür.''

Kan bağışlarındaki artış ve düşüşlerin genellikle mevsime göre her yıl benzer seyirde olduğunu ifade eden Aksoy, kan bağışlarının en çok bahar ve yaz döneminde yüksek seviyeye çıktığını, kış aylarında ise bir miktar düşebildiğini bildirdi.

Aksoy, her geçen yıl kan bağışını artış gösterdiğini vurgulayarak, sayının bu yıl toplamda 750 bin ünitenin üzerine çıktığını belirtti. İstanbul, Ankara ve İzmir'de kan bağışının azaldığını ifade eden Aksoy, düşüşün nedenlerini şöyle açıkladı:

''Bunun altında son aylarda tüm dünyada salgın olan ve halk arasında domuz gribi olarak bilenen Pandemik A H1N1 gribinin psikolojik etkisi olabilir. İnsanlar, kan bağışladıkları takdirde vücut dirençlerinin zayıf düşeceğini, grip olduğu takdirde de sağlık durumlarının daha kötüleşebileceği gibi bir 'yanlış' inanış içerisindeler. Bağışın az olduğu yerlerdeki görevli arkadaşlarımıza düşüşün nedenini sorduğumuzda, en önemli gerekçenin bu olduğunu söylediler. Bu nedenle, insanların temeli gerçek olmayan bu tür inanış nedeniyle kan bağışlamaktan çekindiği yönünde izlenimlerimiz var. Ancak, gerçek olan kan bağışı yapmakta korkulacak bir şey olmadığıdır. Kan bağışlamaktan dolayı vücut direncim zayıf düşer ve gribe kolay yakalanır ve gribi daha ağır geçiririm gibi bir endişe yersizdir.''

Bu konuda Sağlık Bakanlığından da görüş ve talimat istediklerini dile getiren Aksoy, ''Bilimsel Kurulda da konu ele alındı. Söylenen, kişinin kan bağışlamasıyla, bağışladıktan sonra gribe yakalandığında vücut direncinin düşmesi söz konusu olmadığıdır'' dedi.

Aksoy, bu tür endişelerin sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada olduğunu belirterek, ''İngiltere'de ilgili birimlerce 'Lütfen, domuz gribi olmadan önce kan bağışlayın' şeklinde kampanya düzenlenerek çağrı yapılmış. Aynı şekilde ABD'de kan bağışları yüzde 27 oranında düşmüş. Kanada'da kan bağışında bulunanlar, randevularını iptal ettirmeye başlamış. Günde 700 civarında iptal bildirimi yapılıyormuş. Hindistan'da stoklar ciddi bir şekilde etkilenmiş. Türkiye'de geçen yılın aynı dönemine göre, diğer ülkelere nazaran ciddi bir düşüş yok'' diye konuştu.

Türk Kızılayı, ülkedeki kan temininde çok önemli bir yerde olduğuna dikkati çeken Aksoy, bu tür bir nedenle kan stoklarının olumsuz yönde etkilenmesinin ülke çıkarı açısından sorunlara yol açabileceğini vurguladı. Aksoy, ''Hayat devam ediyor, hala trafik kazalar oluyor, başta talesemili olmak üzere çok sayıda kan ihtiyacı olan hastamız var ve olacaktır da. Bu nedenle, kan bağışıyla domuz gribi arasında bir ilgi olmadığının bilinmesi ve herkesin kan vermeye duyarlı olması gerekiyor. Bir gün hepimizin kana ihtiyacı olabilir, bunu unutmamak gerekiyor. Gereksiz inançlar yüzünden, kan bağışından vazgeçilmemeli'' uyarısında bulundu.

Kan bağışı yapılabilmesi için zaten aranan kriterler olduğunu hatırlatan Aksoy, bir kişinin gribal bir hastalığı, ateşinin 38 derecenin üzerinde olması halinde, ancak iyileştikten 15 gün sonra kan bağışında bulunabileceğini bildirdi. Aksoy, bunun ''domuz gribi'' ile değil, tüm gribal enfeksiyonlar için geçerli olan bir kural olduğunu hatırlattı.

Kan bağışının aşıyla bir ilgisi olmadığına dikkati çeken Armağan Aksoy, ''Çünkü, nasıl Hepatit aşısı olan bir kişi nasıl aynı gün kan verebiliyorsa, domuz gribi ya da mevsimsel griple ilgili bir aşı olan kişi aynı gün kan bağışı yapabilir'' diye konuştu.