Torunlarını kaybetmek istemiyor

İzmir'in Karşıyaka ilçesi Şemikler semtinde yaşayan Gülten Keser, 26 yaşındaki kızı Burcu Taşçı'nın Haziran ayında, eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmesinin ardından, bugüne kadar bakıp büyüttüğü, kızının acısını dindirebilecek, ''tek avuntum'' dediği torunlarının velayeti için mücadele başlattı.

Çarşamba 09.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Çarşamba 09.12.2009 11:15
ABONE OL
Doğdukları günden itibaren torunları Kardelen ve Bertu'nun bakımını üstlenen Keser, ''bir hiç uğruna'' diye tanımladığı kızının ölümüyle yıkılsa da acısını içine gömerek, torunlarının varlığıyla teselli buluyor. Torunlarına ''çocuklarım'' diyen Gülten anneanne, ''nohut oda, bakla sofa'' bir evde, torunlarını annelerinin yokluğunu, anne sevgisinin boşluğunu hissettirmeden büyütmeye çalışıyor.

''KIZIM, ORAYA FARKLI HAYALLERLE GİTMİŞTİ''

Gülten Keser, kızı Burcu'nun bir cinayetle sonlanan hayatını, zaman zaman gözyaşları içinde AA muhabirine anlattı.

Burcu'nun, ikinci evliliğini Serkan Yıldırım adlı kişiyle yaptığını, sürekli tehdit ve dayak olayına maruz kalan kızının, Yıldırım'dan boşandığını anlatan Keser, kızının birçok defa çocukları için yeniden barışmayı tercih ettiğini söyledi.

Olay günü, kızının iki çocuğunu da alarak, Serkan Yıldırım ile barışmak için tatile gittiklerini dile getiren Keser, ''Bundan sonra kızımı en son gördüğüm yer morg oldu, kanlar içindeydi. Kızım yaptığı hatanın bedelini canıyla ödedi. Bana 'Anne, çocuğum herkese baba demeye başladı. Bir kez daha deneyeyim' dedi. Kızım, oraya farklı hayallerle gitmişti'' diye konuştu.

Torunlarına bugüne kadar kendisinin baktığını, bu nedenle velayetlerinin de kendisine verilmesi için dava açtığını anlatan Keser, ''Eğer kanunlar haklıdan yanaysa, Türkiye Cumhuriyeti kanunları bana bu hakkı versin'' dedi.

''ÇOCUĞU BÜYÜTEN EMEKTİR, SEVGİDİR''

Keser, yaşadıkları evin 45 metrekare olduğu bahanesiyle Yıldırım ailesinin, velayetin kendisine verilmemesini istediğini, bu durum nedeniyle rencide olduğunu dile getirerek, ''Ben bu evde doğdum. 4 çocuğumu bu evde büyüttüm. Hatta onların oğlu Serkan'a da bu evde baktım. Emektir, sevgidir çocuğu büyüten, varlık değil'' diye konuştu.

Kendi durumunda olan ailelere de seslenen Gülten Keser, şu görüşleri dile getirdi:

''Lütfen, biz canı yanık olanlar, gelin birlik olalım. Hükümete dilekçe verelim. Can alan bu insanlar için düzenlenen deli raporlarına ve sahte raporlara karşı çıkalım. Ben bu konuda her şeyi yapmaya hazırım. 26 yaşındaki yavrumu toprağa verdim, içim çok yanıyor. Türkiye Cumhuriyeti kanunları garibandan yana olsun.''

OLAY

Boşandığı Burcu Taşçı'yı 8 Haziran 2009 tarihinde Çeşme'ye tatile götüren ve dönüşte otobanda 2 çocuğunun gözü önünde bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen Serkan Yıldırım, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ''kasten adam öldürme'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Daha önce cinayet suçundan 19 yıla mahkum olduğu ve şartla salıvermeden yararlanarak tahliye edildiği belirtilen Yıldırım'ın, ifadesinde, eski karısını tartışma sırasında ''birleşemeyeceklerini'' söylemesi üzerine öldürdüğünü anlattığı ileri sürülmüştü.

Yıldırım, Burcu Taşçı'yı, oğlu Bertu (3) ve üvey oğlu Mert'in (11) gözü önünde bıçaklamış, Mert'in yoldan geçen otomobilleri durdurarak durumu haber vermesi üzerine, yaralı olarak hastaneye kaldırılan Taşçı, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.

Yıldırım, yargılama sürecinde ruh sağlığının tespiti için Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmişti.

Olaya tanık olan çocukların düzenli olarak psikolojik destek aldığı, henüz konuşamayan Bertu'nun olayı oyuncaklarla anlattığı öğrenildi.