'Yarım kaldım. Şimdi o var ama yok gibi'

Bunama hastalığı demansa 53 yaşında yakalanan Türkiye Ermenilerinin patriği Mutafyan'ın 15 yıllık basın sözcüsü Bakar, üzüntüsünü bu sözlerle anlattı

Salı 15.12.2009
Son Güncelleme: Salı 15.12.2009
ABONE OL
Türkiye Ermenilerinin 84. Patriği 53 yaşındaki Mesrop Mutafyan yakalandığı 'demans' yani bunama hastalığıyla hayatındaki çoğu sahneyi sildi. Artık aynı yolda beraber yürüdüğü dostlarını bile bir an hatırlıyor, ardından 'sen kimsin' diye sorabiliyor. Ermeni Patrikhanesi, Patrik Mesrob Mutafyan'ın rahatsızlığı nedeniyle önümüzdeki günlerde eş patrik seçimine hazırlanıyor. 15 yıl boyunca Türkiye Ermeni Cemaatinde Mutafyan'la omuz omuza yol alan patriğin danışmanı ve cemaatin basın sözcüsü 66 yaşındaki Avukat Luis Bakar, kardeşi kadar sevdiği dostunu bu halde görmenin üzüntüsünü yaşıyor. Bakar, Mutafyan'ın sağlık sorunlarını ve yaşadıklarını SABAH'a anlattı. Bakar, "Önce ağabeyimi kaybettim. Ardından da kardeşim kadar sevdiğim Patrik Mutafyan 'demans' hastalığına yakalandı. İki kardeşimi de kaybetmiş gibi oldum. Yapayalnız kaldım" dedi. Bir yılı aşkın zamandır annesinin refakatiyle patrikhanede yaşamını sürdüren Mutafyan'la ilgili hissettiklerini ise şu sözlerle ifade etti: "2007'de belirlenen Tiroit tümörü başarılı bir ameliyat ve iot tedavisi ile ortadan kaldırılmıştı. Ama sonrasında demans teşhisi kondu. İyileşebilmesi için mucizeye ihtiyacı var. Bir an beni hatırlıyor. 'Luiz' diyor. Sonra yine unutuyor. Yarım kaldım. Beni hayata bağlayan dost, arkadaş ve din adamıydı. Şimdi var ama yok gibi." ABD'de 1975'te geçirdiği kazada bir arkadaşının ölümü sonrası ekonomi eğitimini bırakıp, rahip olmaya karar veren Mutafyan'ın doğduğu toprakları çok sevdiğini ve ülkenin menfaatlerini her şeyin üzerinde tuttuğunu söyleyen Bakar, Mutafyan'ın 1999'daki Marmara depreminde de bir yardım komitesi kurduğunu hatırlattı ve şunları anlattı: "O dönemde tüm dünyadaki kiliselerden 1.5 milyon dolar para toplanmasını sağladı. Sakarya'ya çadırlar kurduk, yardımlar gönderdik. 'Ülkemiz insanları ağlarken biz oturamayız' diyerek yardıma koştu. Hep şöyle derdi: Azınlık olarak yaşıyoruz ama ülkenin kaderini paylaşıyoruz."

AYNI GÜN DOĞDULAR

Her yıl doğum günlerini Mutafyan'la birlikte kutladıklarını anlatan Bakar, "Ben de o da 16 Haziran doğumluyuz. Birlikte çalıştığımız 15 yıl boyunca her yıl doğum günlerimizi birlikte kutladık. Bu yıl ilk defa ben yalnız kutladım. Çünkü, doğum gününü de hatırlamıyordu" dedi.

'BİR DAHA DÜNYAYA GELSEM YİNE RAHİP OLURDUM'
Mutafyan'ın 52 yaşında demans hastalığına yakalanacağını hissetmiş gibi ömrünü dolu dolu yaşadığını gözleri dolarak anlatan Bakar, şöyle konuştu: "Bu kısacık ömre 80 senelik bir yaşam sığdırdı. Enerjisi o kadar yüksek ki çevresindekilere ışık saçıyordu. Çok inançlıydı. Rahip oluşunun yıldönümünde 'Bir daha dünyaya gelsem yine rahip olurdum' dedi."