Hindi sevdalısı

Küçük bir kızın pazardan alıp 'Nezaket' ismini verdiği civciv, dev entegre tesisin kurulmasına vesile oldu. Hindi çiftliğinin sahibi, "Bu gönül işi. Sevmeyen yapamaz" diyor

Salı 29.12.2009
Son Güncelleme: Salı 29.12.2009
ABONE OL
Ömerli Barajı civarındaki çiftliğin sahibi Sulhi Alpkaya'yı gördüğümde ilk önce "Çocukken bizi kovalayan kanatlılar vardı. Bunlar onlar mı?" diye sordum. Güldü Sulhi Bey ve "Onlar yabani kara hindi. Kuş gribinden sonra yasaklandı" diye açıkladı. Makine mühendisi Sulhi Bey üniversiteden sonra bir süre babasının oto yedek parça işinde çalışmış. Sonra İstanbul'a ağabeyi Recep Alpkaya'nın yanına gelmiş. Pek çok işe girip çıkmışlar. Bir gün küçük yeğen, eve 'Nezaket' isimli sakat bir civciv almış. Sulhi Bey, hindi işine nasıl girdiklerini ise şöyle anlatıyor:

GÜNLÜK 5 BİN KESİM YAPILIYOR
"Biz ölecek diye beklerken 2.5 yıl yaşadı. Tavuk oldu. Yanına birkaç tavuk daha aldık. Derken, Tarım İl Müdürlüğü'ne gidip kanatlılarla ilgili bilgi aldık. Üniversiteleri gezdik ve uzmanların tavsiyesiyle hindi işine girdik. 2000'de Alp Hindi'yi kurduk. Günlük 5 bin kesim yapıyoruz. TSK'nın hindi ihtiyacını karşılıyoruz." Türkiye'de hindi tüketimi yıllık 2 grammış. Avrupa'da 12 kilogram. Satışlar yıl boyu hemen hemen aynı. Yılbaşında artış oluyormuş bir miktar. Sulhi Bey, "Yıl boyu tadım günleri yapıyoruz tüketimi artırmak için. Bizim işimizde saat kavramı yok. Bu gönül işi. Sevmeyen yapamaz. Bu hindiler benim çocuklarım gibi. Bayram, tatil, yılbaşı, cenaze diye bir şey yok. Çünkü canlılarla uğraşıyorsunuz." Hindi alırken nelere dikkat etmeli" diyorum, Sulhi Bey yanıtlıyor: "Bilinen bir marka olmasına dikkat edilmeli. Açık alınacaksa markası sorulmalı. Kimliği belirsiz hindi alınmamalı. Hindilerin but kısımları, kuzu ve dana etinin kullanıldığı her yemeğe girebilir. Dana etine göre kolesterol ve yağ oranı düşük, fiyatı da daha uygun."

YILBAŞINA 'ORGANİK' HİNDİ'
Hindileri ile meşhur Eflani'de yılbaşı nedeniyle hindi ihracatı arttı. Binlerce üretici, 'organik' olarak niteledikleri hindilerini başta İstanbul olmak üzere tüm yurda gönderdi. Canlı olarak 60 ila 120 TL arasında, kesilmiş hindilerin kilosu ise 10 ila 12 TL'den satılıyor. Üretici Mesut Aydın, "Bizim hindiler tamamen organiktir. Biz hindilerimizi meşe palamudu ve buğdaylarla besleriz. Organik olarak beslediğimiz için hindilerimiz de organikdir. Bundan dolayı etinin lezzetine doyum olmaz. Dişi hindi makbul olanıdır" dedi.

KÜMESLERİN İÇİ ÇİÇEK TARLASI GİBİ
Kümesleri gezmek için tulum, plastik bot, bone ve eldiven gerekiyor. Ayaklar her kapıda dezenfekte ediliyor. Kümeslerin içi bembeyaz bir çiçek tarlası gibi. Aynı sesle karşılıyor hindiler bizi. Sulhi Bey'e göre hindilerin selamı bu. Kümesin içinde ilerledikçe adım atmak da zorlaşıyor. Kırmızı başları mavi renge bürünüyor gittikçe. Nedenini soruyoruz, "Heyecandan" diyor Sulhi Bey.

YILIN FOTOĞRAFLARI - GALERİ

ÜNLÜLERİN İLK FİLMLERİNİ HATIRLIYOR MUSUNUZ?

YURDUM İNSANINDAN İLGİNÇ İLANLAR

TÜRKİYE'DEN KIŞ MANZARALARI