'Anadolu'ya 1071'den 1000 yıl önce geldik'

Prof. Demir, Mesudiye'de bulunan resim ve figürlerin M.S. 1 ve 2.yy'dan kalan Türk yazıları olduğunu ileri sürerek, "Bu eserler Türklerin Peçenek boyuna ait olabilir" dedi

Ordu'nun Mesudiye ilçesi Esatlı köyünde bulunan kayalar üzerine çizilmiş resim ve figürlerin M.S. 1 ve 2. yy'dan kalan Türk yazıları olduğu öne sürüldü. Konu üzerinde yıllarca çalışan ve bulgularını kamuoyu ile paylaşan Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Demir, bilinenin aksine Türklerin Anadolu'ya 1071'den bin yıl önce geldiğini öne sürdü. Köydeki çeşitli kayaüstü resim ve figürlerini incelediğini belirten Demir, bunların Ön-Türklerin kullandığı runik yazılar olduğunu, şekil ve yazıların M.S. 1 ile 2. yüzyılda yazıldığını öne sürdü. Buradaki eserlerin, o tarihte Anadolu'ya gelen Türklerin Peçenek boyuna ait olabileceğini belirten Demir, böylece Orhun Yazıtları'ndan daha eski Türk yazısına ulaşılmış olduğunu savundu. Kendisinin de Esatlı'ya 15 kilometre mesafedeki Kumanlar Köyü'nde doğduğunu, 1994 yılında keşfedilen yazı ve resimleri o yıldan bu yana incelediğini kaydeden Demir, şu bilgileri verdi: "Esatlı Köyü kaya üstü resim ve yazılarının Türk karakterli olduğu, Türk kültürünün bir parçası olduğu tartışma götürmez bir gerçektir. Peçenek Türkleri tarafından yazılmış olabileceğini düşünüyorum. Gök tanrı inancına bağlı Türkler, belirledikleri dağların tepelerine oba kuruyorlardı. Ayrıca bir de kurban yeri belirliyorlardı. 'Ay'a kurban olarak sundukları hayvanların resimlerini kayalara çiziyorlardı. Esatlı köyünde bulunan kaya üstü resimleri ve yazılar, çevreye hâkim yüksek bir noktada. Resim ve yazılar, arazinin yüksekliği dikkate alınarak buraya nakşedilmiş."

EZBER BOZULACAK

Demir'e göre, yazılarda, döneminin, tarih, kültür, din, dil ve sosyal yaşamına ilişkin bilgiler de yer alıyor. Örneğin bir yazıda, eşi hastalanan birinin Tanrı'ya yazdığı dua yer alıyor. Duada, "Kurbanımı kabul et, sevdiğimin hastalıktan kurtulmasını sağla" yazıyor. Demir, yaklaşık 20 yıldır, ezber bozacak bu bilgileri araştırdığını söyledi; ancak bilim adamlarının bu konuda ortak bir fikre sahip olamamasından da yakındı. Demir, konuyla ilgili makale ve yazılar yazdığını, ancak Türkiye'de sesini duyuramadığını belirterek "Bu konuyla ilgili hemen bir enstitü kurulmalı. Bilimler arası ortak çalışma ile bu yazılar incelenmeli. Böylece önce Türkiye, ardından dünya hakkında daha önce bildiğimiz tarihî ve etnik konularla ilgili bilgilerin tamamının yeniden gözden geçirilmesi gereği, kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Tarih kitapları değişecektir" dedi.

TARİHÇİLER NE DİYOR?

Prof. Dr. Necati Demir'in savı tarihçiler arasında da tartışma konusu oldu. Sanat tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice, eski Türklerin Orta Asya'da runik yazılar kullandığını, ancak Anadolu'da bu izlerin olduğunu bilmediğini söyledi. Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ise, "Türkler, 1071 yılından önce Anadolu'ya geldi" demenin acele bir hüküm olduğunu belirterek, "Bu bir hipotezdir, iyi tetkik etmek lazım. Bunu Türk Dil Kurumu'na göndersin, orada tetkik edilsin, ondan sonra karar verilsin" diye konuştu. Afyon Kocatepe Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Memiş ise, kendisinin de 1986'da Hattuşaş arşivinden çıkan Şartamhari metinlerini inceleyerek, Türkler'in Anadolu'ya 1071'den çok önce geldiği tespitini yaptığını belirtti. Memiş, " Bu çalışma da bizim o dönem yaptığımız tespiti doğrulamış oluyor" dedi.
BİZE ULAŞIN