En alttakilerin 'sıcak' sevinci

İstanbul'da yüzünü gösteren karakış, çocuklarla birlikte en çok sokakta yaşayan evsizlerin yüzünü güldürdü. Garipler, Alibeyköy'deki spor salonuna yerleştirildi

İstanbul Alibeyköy'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait Tevfik Aydeniz Spor Salonu'nun parkeleri, sokaklarda yaşayan yüzlerce evsize kısa bir süreliğine de olsa sıcak bir ev sahipliği yapıyor. Polis, zabıta ve sağlık ekipleri tarafından toplanan "İstanbul'un en alttakiler"i yani başlarını sokacak bir eve bile sahip olmayan garipleri, spor salonunda tepeden tırnağa giydirilip, yemekleri yedirildikten sonra battaniyelerine sarılıp, sıcak bir uykunun keyfini yaşadı. Kapıdan girer girmez kayıtları yapılan, ardından banyo ve isterlerse saç, sakal tıraşı yaptırılan evsizler, tepeden tırnağa giydirildikten sonra sıcak yemeklerle karınlarını doyuruyorlar. Portatif yataklar üzerinde sıcak çaylarını içip, sigaralarını tüttüren evsizler, battaniyelerine sarılıp, sıcak bir uyku uyumanın mutluluğunu yaşıyor. Evsizlerin bir kısmı, sabahın ilk ışıklarıyla dışarı çıkıp, akşam yeniden salona dönüyor. Onlarca belediye görevlisinin 24 saat hizmet verdiği evsizlerin her birinin, ayrı bir hikâyesi var. Kimi eşi ve çocuğunu bırakıp kendini sokaklara atmış, kimi anne ve babasının kaybedince kendisini sokakta bulmuş. Yaşları hayli ilerlemiş, saçı, sakalı kırlaşmış çok sayıda evsiz de kalabalık arasında dikkat çekiyor. Onlardan biri de, 40 senedir sokaklarda yaşayan 68 yaşındaki Aslen Erzurumlu Recep Kartal... Göztepe'de bir parkta vatandaşların ihbarı üzerine giden ekipler tarafından salona getirilmiş. Parklardaki banklarda üzerine naylon çekerek yaşadığını söylüyor yaşlı adam. Geçmişi ile ilgili pek konuşmak istemiyor. "Burası sıcak. Çok güzel" diyerek, konuşmasını noktalıyor. Fotoğraf makinesinin objektifine bakarak poz veren, Halis Sezgin ilerleyen yaşını söylemek istemiyor. "20 yaşındayım" demekle yetiniyor. Polisler tarafından getirildiğini söyleyen Sezgin, "Halimden memnunum. Sıcak olması güzel" diyor.

TEK İSTEKLERİ BİR EV

Spor salonunun kadınlar için ayrılan kısmında kalan 42 yaşındaki Rukiye Arayıcıoğlu'nun en büyük dileği ise başını sokabileceği, kendisine ait bir ev sahibi olmak. Hastanelerin acil servislerinde yatıp kalktığını anlatan Arayıcıoğlu, "Böbreklerim çalışmıyor. Astım hastasıyım. Çapa'da hastane bahçesinde soğuktan donmak üzereyken, zabıtalar gelip aldı beni. Üç akşamdır buradayım" diye konuşuyor. Hamiyet Kavak da, annesini, babasını ve 6 ay önce de ağabeyini kaybetmiş. Eşi 1998 yılında evi terketmiş. Kızını da bir yaşındayken evlatlık verdiğini söyleyen Kavak, "Bir yıldır sokaklarda yaşıyorum. Hastane ve karakol bahçelerinde yatıp kalkıyorum ama sürekli bir korku içindeyim. Bize bir yardım etseler. Kümes kadar da olsa, başımı sokup, ısınabileceğim bir evim olsun. Başka bir şey istemem" diyor.

'ANNEM-BABAM ÖLÜNCE...'
Erzincanlı, 35 yaşındaki Yaşar Taş, anne ve babasını bir trafik kazasında kaybettikten sonra sokaklarda yaşamaya başladığını anlatıyor. Yalnızlığını, yaşamını ve yaşadığı anla ilgili duygularını birkaç cümlede özetliyor: "Allah'tan başka kimsem yok. Yazın inşaatlarda çalışıyorum ama kışın iş bulmak zor. Küçükyalı'da bir caminin avlusunda kalıyordum. İki günden beri buradayım. Sıcak yemek yiyorum." Bigalı olduğunu söyleyen Sami Koca, bir ayakkabı ustası. Gedikpaşa'da çalışıyor. Alkol bağımlısı olduğunu söyleyen Koca, mazide kalanları ve geride bıraktıklarını her acıya dayanmış insanların ses tonuyla "Annem, babam öldükten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı" diye anlatıyor. Belediye, soğuklar sona erinceye kadar spor salonunun kapılarını açık tutacak. 19 Ocak'tan bu yana girip çıkan evsiz sayısı 428.

BİZE ULAŞIN