'Terzi'nin anısına MHP'li muhtar sahip çıktı

Fikri Sönmez'in ölüm yıldönümlerinde jandarmayla anmaya gelenler arasında yaşanan gerilimi MHP'li olduğunu söyleyen Kabakdağı köyü muhtarı Ali İhsan Beşik çözmüş. Beşik, "Köyümüzün çocuğu. İnsanlar farklı siyasi görüşlerden olabilir" diyor

Yolu Fatsa'dan geçen ve Fikri Sönmez'i tanıyan hemen herkesin ziyaret etmek istediği Kabakdağı köyüne, son iki yıldır Sönmez'in ölüm yıldönümü olan 5 Mayıs'ta jandarma, polis uğramıyor. Bunu sağlayansa köyün muhtarı Ali İhsan Beşik... Her ölüm yıldönümünde güvenlik güçlerinin anmaya gelenlere yönelik uygulamasını içine sindiremeyen muhtar Beşik'in tavrını daha da anlamlı ve ilginç kılansa, MHP sempatizanı olması. Bir gün, Sönmez'in eşi ve oğullarından habersiz jandarmaya giden muhtar Beşik, "Yıllar geçti ölümünün üzerinden. Artık Fikri Sönmez'in ölüm yıldönümünde buraya gelmek isteyenlere engel olmayın. Tüm sorumluluk benim" demiş. O günden beri de mezarlık ziyaretine engeller kalkmış.

DUA EDİP SLOGAN ATIYORLAR

Kendisini "sıkı bir MHP'li" olarak tarif eden Beşik, anlamlı girişimi ve bugünkü durumla ilgili şunları anlattı: "Fikri Sönmez bizim köyümüzün çocuğu. İnsanlar farklı siyasi görüşlerden olabilirler. Ailesinin, arkadaşlarının yıldönümlerinde anmaya katılamamaları beni çok üzüyordu. Jandarmaya gidip durumu anlattım. Şimdi herkes huzur içinde istediği gibi gelip duasını edip, sloganını atıyor. Zaten anmaya gelenler aklı başında insanlar, olay çıkarma gibi bir amaçları da yok. Her 5 Mayıs'ta anmaya gelenleri ihtiyar heyetimle karşılıyorum. Bu tür şeyleri aşmamız lazım. Yoldaşları, arkadaşları, eşi, dostu Kabakdağı köyüne istedikleri zaman gelebilir."

KOYU BİR BEŞİKTAŞLIYDI

Muhtardan sonra, Fikri Sönmez'in eşi Nurten Hanım'a bırakıyoruz sözü yine... Hiçbir zaman, "Keşke böyle şeylerle uğraşmasaydı da hayatımızı güzel yaşasaydık" demediğini vurgulayan Nurten Sönmez, "O geride bir isim bıraktı. Beni ve ailesini hiç üzmedi. Kayınvalidem her fırsatta, 'Vali gibi oğlum vardı' diye ağlardı. Gürcü yemeklerini çok severdi. Öldüğünden bu yana Gürcü yemekleri yemiyorum" diyor. Geçmiş yıllarda anma töreni sırasında bir jandarma komutanının "Ne işiniz var her yıl geliyorsunuz. O Atatürk'mü?" demesi üzerine, "O benim Atatürk'üm. Yiğidim. Neden engel oluyorsunuz" diyerek tepki gösterdiğini de anlatıyor. Evlendiklerinde kocasının 25, kendisinin 18 yaşında olduğunu anlatan Nurten Hanım, şöyle tamamlıyor sözlerini: "1963'te Naci, 3 yıl sonra da küçük oğlum Yusuf doğdu. Çocuklarım da küçükken hapse girdi." Babasıyla 2.5 yıl aynı koğuşta kalan büyük oğlu Naci Sönmez bugün 47 yaşında ve Fatsa'da kargo şirketi işletiyor. Kenan Evren'in, "Biz gelmeseydik Fatsa'dakiler gelecekti" sözlerinin unutulmayacağını söyleyen küçük oğlu Yusuf ise Can Yücel'in babası için yazdığı şiiri paylaşıyor:

Terzi Fikri öyle bir giysi dikti ki Fatsa'ya
O Gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
Noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
Kimseler çıkaramaz Fatsa'nın sırtından!
Emek hakkının sımsıcak çıplaklığını.


MEZAR BAŞINDA 2 YILDIR GERİLİM YOK...
Fikri Sönmez'in dostları, anma geriliminin ortadan kalkmasını sağlayan muhtar Ali İhsan Beşik ve Fikri Sönmez'in büyük oğlu Naci Sönmez, mezarı başında Erhan Öztürk'le böyle bir araya geldi. Babasıyla 2.5 yıl aynı koğuşta kalan oğlu Naci Sönmez, " Beni de 1981'de gözaltına aldılar ve babamın koğuşuna koydular. Bizi bilinçli olarak kaçakçıların, hırsızların bulunduğu bölüme aldılar. Orada babamın çamaşırlarını yıkıyordum, yemeklerini yapıyordum. İlk kez babamla bu kadar çok vakit geçiriyordum. Bana politik hiçbir baskısı olmadı. O davadan 8 idam, 14 müebbet çıktı. Sonra Turgut Özal'ın şartlı tahliye affından yararlanıp çıktılar" diyor.

BİZE ULAŞIN