Kanserin bilge adamı paylaştıkça büyüdü

Türkiye'de kanser tedavisinin öncülerinden Doç. Dr. Cevat Dinçtürk, 84'ünde kalbine yenildi. Dinçtürk'ün hastanenin duvarına yazdırdığı "Bilgi ve sevgi paylaştıkça artar" sözleri öğrencilerinin kulağına küpe oldu

  1. Haberler
  2. Yaşam
Perşembe 17.12.2010 ABONE OL
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kanser Cerrahisi Kliniği'nin kurucusu Doç. Dr. Cevat Dinçtürk, 84 yaşında kalp yetmezliği sonucu hayata veda etti. Kanser tedavisinde Türkiye'de birçok yeni tedavinin uygulanmasında öncü olan, hastalarıyla verdiği mücadeleyi ve yeni tedavi yöntemlerini tam 6 kitaba sığdıran Dinçtürk, 30 yıl önce meme kanseriyle, 20 yıl önce de kök hücre tedavileriyle ilgili yazdıklarıyla ufkunun ne kadar geniş olduğunu göstermişti. Hastanede çalışırken kliniğinin koridorlarını kütüphaneye çevirerek duvarına öğrencileri için "Bilgi ve sevgi paylaştıkça artan kıymetlerdir" diye yazan Dinçtürk, son yolculuğuna da gazete ilanındaki bu sözlerle uğurlandı.

HASTALARIN UMUDUYDU...

Doç. Dr. Cevat Dinçtürk 1926'da Bolu'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni başarıyla bitirdi. Ardından Fransa'da Paris Üniversitesi'nde kanser cerrahisi alanında eğitim aldı. Paris'te kalmayarak, öğrendiği bilgileri hastalarına uygulamak için ülkesine döndü. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde klinik şefi olarak işe başladı. Ama o Fransa'da gördüklerini ülkesinde de uygulamak istiyordu. Sağlık Bakanlığa'na başvurarak, genel cerrahi bölümünde ayrıca kanser cerrahisi kliniği olmasını ve hastaları kanser cerrahının ameliyat etmesini istedi. Dinçtürk'ün isteği bakanlık tarafından memnuniyetle karşılandı. Artık, Türkiye'nin kanser cerrahisi kliniği kurulmuştu. Başında da Dinçtürk vardı. Kanser hastalarının umuduydu. Uyguladığı tedaviler dilden dile dolaşıyor, yaptığı ameliyatlarda başarılı sonuçlar alıyordu. Amansız hastalıkla mücadelede 1960 ve 1990'lı yıllarda bir akımdı Dinçtürk. Birçok kanser hastasını hayata döndürdü. Kendisi gibi doktor olan sınıf arkadaşı Pakize Hanım'la evlendi. İki çocukları oldu. Ayşe ve Ali İhsan Dinçtürk. Eşinin ölümünden sonra Cevat Dinçtürk bu kez yine meslektaşı olan Fizyopatoloji uzmanı Beyhan Dinçtürk ile nikâh masasına oturdu. Ve ölüm onları ayırana kadar hiç ayrılmadılar. Cevat Dinçtürk, 1991'de yıllarını verdiği Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kanser Cerrahisi Kliniği şefliğinden doçent olarak emekli oldu. Amansız hastalık kanserle mücadelesini 6 kitaba sığdırdı. Sürekli okuyor, yeni yayınları takip ediyor, bildiklerini, öğrendiklerini asistanlarıyla paylaşıyordu. Onlarca yerli ve yabancı makaleye konu olan Cevat Dinçtürk, 30 yıl önce meme kanserinin tedavisiyle ilgili yazdığı kitapta belirttiği tedavi şekilleri günümüzde uygulamaya başlanınca, ufku yeni yetişen asistanların önünü açtı. Yine 20 yıl önce henüz kök hücre tedavisi bilinmezken, o yine yazdığı kitapta kök hücre tedavisinin mucizelerinden bahsediyordu.

ÖĞÜDÜYLE UĞURLANDI
Geçtiğimiz yıllarda kalbine pil takıldı. Ancak organlarında meydana gelen yetmezlik, 12 Aralık'ta kalbinin durmasına neden oldu. Dinçtürk için Ankara Numune Hastanesi'nde bir tören düzenlendi. Hacettepe Tıp Fakültesi Patolopoji Bölümü'nde Profesörlük ve dekan yardımcılığı yaptıktan sonra emekli olan kızı Ayşe Ayhan Dinçtürk "Hacettepe Üniversitesi'nde çalışırken bir hasta geldi. Tanısı konulurken, dosyasına baktım. 20 yıl önce meme kanseri geçirmiş. Ve kanseri atlatmış. Baktım ki onu babam tedavi etmiş. En büyük gururu ağabeyimin oğlu Andaç'ın da tıp fakültesinde öğrenim görmesiydi" dedi. Hastanede çalışırken kliniğinin koridorlarını kütüphaneye çevirerek, duvarına öğrencileri için "Bilgi ve sevgi paylaştıkça artan kıymetlerdir" diye yazan Dinçtürk'ün ölümünün duyurulduğu ilanda da yine bu anlamlı sözler vardı. Yaşamının anlamı olan bu sözler, sanki onun son öğüdüydü...

BUGÜN NELER OLDU