Edebiyatımızda Kerbela

  1. Haberler
  2. Yaşam
Pazar 19.12.2010 ABONE OL
HZ. Hüseyin Müslümanların ortak "sevgilisi" olduğu gibi, onun Kerbela'da hunharca şehit edilmesi de ortak bir acısı olmuştur. Bu acı kuzeyden güneye, doğudan batıya Müslüman toplumların edebiyatına yansımış, tarih boyunca, başta Türkçe, Farsça, Arapça olmak üzere her dilden şiir yahut düz yazı hüviyetinde pek çok eserin yazılmasına vesile olmuştur. Bizim edebiyatımızda da, (Sünni, Şii, Alevi, Kadiri, Bektaşi, Mevlevi gibi) hangi sosyo-kültürel yapıya mensup olursa olsun insanlarımız bu acıyı dillendirmiş, kitleler hayalen Kerbela'ya götürülmüş, acı bir bakıma "bal edilmiştir". Orta Asya'dan getirdiğimiz "sagu" adı verilen ağıt geleneği ile birleştirilerek, Kerbela faciası ile ilgili olarak, özellikle tekke edebiyatında ölümsüz eserler vücuda getirilmiştir. Bunlar arasında, örnek olarak, Kastamonu'lu Şâzî'nin 1361'de yazdığı "Destân-ı Maktel-i Hüseyin", Kanunî Süleyman Sultan'ın defterdarı Sinan Bey'in arzusu ile Lamî Çelebî tarafından 1530'larda yazılan "Maktel-i Âl-i Resul" ile Fuzûlî'nin aynı yüzyılda kaleme aldığı "Hadîkatü's-süedâ" isimli eserleri mutlaka sayılmalıdır. Bunlardan "Saadete Ermişlerin Bahçesi" adıyla sadeleştirilen son eserin Alevi-Bektaşi tekkelerinde Muharremin ilk gününden itibaren okunması gelenek halini almıştır. Bir çalışmada, Divan edebiyatı, halk edebiyatı ve tekke edebiyatından bazı örnekler bir araya getirilerek bir derleme hazırlanmış, burada 517 manzumeye yer verilmiştir (M Arslan, M. Eroğan, Kerbela Mersiyeleri, Tunceli Üniversitesi)

AH HÜSEYN'İM ŞAH HÜSEYN'İM
Bugün matem günü geldi Ah Hüseyn'im, şah Hüseyn'im Senin derdin bağrım deldi Ah Hüseyn'im, şah Hüseyn'im Şehit düşmüş Şah-ı Merdan Ah Hasan'ım, can Hüseyn'im Kerbela'ya uğrayalım Dertli yürek dağlayalım Yana yana ağlayalım Ah Hüseyn'im, şah Hüseyn'im Şehit düşmüş Şah-ı Merdan Ah Hasan'ım, can Hüseyn'im Kerbela'da biten yonca Boyu uzun beli ince Şah Hatâyî'm kasârınca Ah Hüseyn'im, şah Hüseyn'im Şehit düşmüş Şah-ı Merdan Ah Hasan'ım, can Hüseyn'im (Hatâyî)

ERENLER SERVERİ İMAM HÜSEYİN

Hak için kendini kurban eyleyen Şâh-ı Merdan oğlu İmam Hüseyin Cümle erenlere ferman eyleyen Erenler serveri İmam Hüseyin Ceddi Muhammed'dir atası Ali Anası Fatıma cihan evveli Cümle evliyalar ederler belî Evliyalar piri İmam Hüseyin Pir Sultan'ım eydür tutar dâmânım Dostunun dostuyuz bu hanedânın Dü çeşmi değil mi Şâh-ı Merdan'ın Erenler Hünkarı İmam Hüseyin (Pir Sultan)

HASAN İLE HÜSEYİN
Şehitlerin ser çeşmesi Evliyanın bağrı başı Fatma ananın göz yaşı Hasan ile Hüseyin'dir Hz. Ali babaları Muhammed'dir dedeleri Arşın iki gölgeleri Hasan ile Hüseyin'dir Kevser ırmağında duran Susuz ümmete su veren Hasan ile Hüseyin'dir Kerbela'nın yazıları Şehit düşmüş gazileri Fatma ana kuzuları Hasan ile Hüseyin'dir Kerbela'nın tâ içinde Nur akar siyah saçında Yatan al kanlar içinde Hasan ile Hüseyin'dir Eydür Yunus dünya fani Bizden evvel gelen kani İki cihanın sultanı Hasan ile Hüseyin'dir (Aşık Yunus)

HASAN HÜSEYİN AŞKINA

Bir dilek dilerim senden Hasan Hüseyin aşkına Canımızı kurban verdik Hasan Hüseyin aşkına Hak'ka verdim cümle varım Dergahına yüzüm sürdüm Canımı tercüman kıldım Hasan Hüseyin aşkına Fehmettik didarımızı Yüzdürelim derimizi Kurban verdik serimizi Hasan Hüseyin aşkına Gerçekler kalbini güder Nefsini dinleyen murdar Verdiğin zay'a mı gider Hasan Hüseyin aşkına Teslim Abdal eydür duyur Seç özünü baldan ayır Çıplak giydir, bir aç doyur Hasan Hüseyin aşkına (Teslim Abdal)

MUHARREM AYI
Ağlasın gözler Muharrem geldi âh kan ağlasın Taşsın hem Dicle Fırat Seyhun u Ceyhun çağlasın Titresin yer gök boyansın kana cümle kainât Âh-ı cân-kâh ile uşşâk kalplerin hem dağlasın Cümle mevcudâta rahmet gönderilmişken Resul Kaldı zalimler elinde âl ü evlâd-ı Betûl Rahmetin şükrü şekâvetse Resul'ün âline Âr olur insan demek kendine insan-ı cehûl (Ken'an Rifâî)

AĞLAR

Bugün mâh-ı Muharrem'dir muhibb-i hanedân ağlar Havâ ateş saçıp inler hemâre âsumân ağlar Feda etti felek Şâh-ı Hüseyin'i bir içim suya Anıp bu mâ cerânın dehşetin âb-ı revân ağlar Tahammül eylemek bu vak'a-i dil-sûza kabil mi Bilenler Kerbela'nın hâlin âyân ağlar nihân ağlar (Mehmet Said Fennî)

KERBELA MERSİYESİ

Mahşere dek kesilmez gözyaşı pınarları, Sineler coşar iken büyük tufan gibidir. Yol bulur ötelere ümmetin nazarları, Ehl-i Beyt'in izinde kân-ı irfan gibidir. Bağrımıza kor düşer, yanar firkat alevi, Hüzünlere gark olur Gül Nebi'nin gül evi. Hüseyin ki bu evin bülbül-i nalânıdır, Ümmetin sevgilisi, gönüller sultanıdır. Kerbela toprağında açar Ravza gülleri, Hicran taşır âleme bâd-ı sabâ yelleri. Hakk yolcusu bulaşmaz şu dünyanın pasına, Şehadet; ötelerden yüce ferman gibidir, Yakılır bin bir ağıt, Hüseyin'in yasına, Güllerin rayihası derde derman gibidir. Şehadet; ötelerden yüce ferman gibidir (Ahmet Buğra)


BUGÜN NELER OLDU