Kerbela faciası kalplerde onulmaz yaralar açtı

Kufe Valisi Ziyad, elindeki çubuğu Hz. Hüseyin'in kesik başı üzerinde gezdirince başta kendi eşi olmak üzere oradaki insanlardan beddua aldı. Kerbela şehitlerinin cenazelerini de Ziyad'ın askerleri gittikten sonra cıvardaki köylüler defnetti

  1. Haberler
  2. Yaşam
Pazar 19.12.2010 ABONE OL
Kerbela Faciasında Hz. Hüseyin ve 70'den fazla taraftarının barbarca öldürülmesi kalplerde onulmaz yaralar açtığı gibi gerek peşinden devam eden süreçte, gerekse sonraki dönemlerde çok önemli siyasi ve sosyal gelişmelere sebep olmuştur. Burada bunlardan bir kısmına şöyle işaret edilebilir: a) Faciadan sonra Ömer b. Sa'd Hz. Hüseyin'in mübarek başını Havalî ile Kufe Valisi Ubeydullah b. Ziyad'a gönderdi. Peşinden diğer Kerbela şehitlerinin başları da oraya getirildi. İbn Ziyad elindeki çubuğu Hz. Hüseyin'in başında gezdirdiğinde başta hanımı olmak üzere oradaki insanlar kendisine beddua ettiler. Hz. Hüseyin'in başı daha sonra Şam'a götürüldü (Devam eden süreçte Hz. Hüseyin'in başının akibeti ile ilgili olarak farklı rivayetler varsa da, bunlardan ağırlıklı görüşe göre "baş" bilâhare Medine'ye getirilerek annesi Fatıma'nın kabrinin yanına defnedilmiştir). b) Faciadan sonra Hz. Hüseyin'in kız kardeşleri ve kızları ile hasta olduğu için muharebeye katılamayan oğlu Ali (Zeynelabidin) olmak üzere kadın ve çocuklar önce Kufe'ye, oradan da Şam'a Yezid'in huzuruna getirildi. Gerek Zeynep gerekse Zeynelabidin götürüldükleri yerlerde izzet içinde hareket etti, bilgi ve cesaretleriyle zalimleri zillete mahkum ettiler. "Kerbela esirleri" bir müddet sonra da Medine'ye gönderildi. c) Ömer b. Sa'd faciadan sonra iki gün daha Kerbela'da kaldı. Kufe'deki askerler ölenlerini toprağa verdiler. Kerbela şehitlerinin cenazeleri ise İbn Ziyad'ın askerleri oradan ayrıldıktan sonra civardaki köylüler tarafından defnedildi. d) Hz. Hüseyin'in, Kerbela'da şehit edildiği haberi duyulmaya başlandığında İslam dünyasının muhtelif yerlerinde büyük infialler meydana geldi. e) Olaya ilk tepki olarak Medine'de insanlar, faziletiyle tanınan Abdullah b. Hanzala'nın etrafında toplanıp Yezid'e isyan etti. Yezid isyanı bastırmak için on bin kişilik bir süvari hazırlatıp üzerlerine gönderdi. İki ordu "Harre" denilen yerde karşı karşıya geldi. Sayı ve teçhizatça fazla olan Emevi ordusu Medineliler'e karşı üstünlük sağladı. 682 yılı Ağustos ayında meydana gelen olayda binlerce kişi şehit edildi. Ayrıca üç gün boyunca şehir yağmalandı. Olay tarih kaynaklarına "İkinci Kerbela olayı" diye geçti. f)Mekke'de de aynı sebeple Abdullah b. Zübeyr'in önderliğinde Yezid'e karşı isyan hareketi başladı. Şehre büyük bir kuvvetle saldıran Emeviler ile İbn Zübeyir kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalar cereyan etti. Bu çarpışmalar devam ederken Yezid'in öldüğü haberi geldi. Bunun üzerine Şam ordusu önce saldırılarını yavaşlattı, sonra da şehre girmeyi başaramadan 683 yılı Eylül'ünde Şam'a geri dönmek zorunda kaldı. g) Kerbela faciasından bir müddet sonra, vaktiyle Hz. Hüseyin'i Kufe'ye davet eden ve onun adına Kufe'ye gelen Müslim b. Akil'e biat eden Süleyman b. Surad ve arkadaşları Hz. Hüseyin'i Emeviler'e karşı koruyamadıklarını, onun başına gelenlerden bir bakıma kendilerinin de sorumlu olduğunu düşünerek bir hareket başlattı. Günahlarının ancak Kerbela'nın intikamını aldıklarında bağışlanacağına inanan bu insanlar, önceleri gizli bir şekilde çalışmalarını yürüttü ve giderek maksatlarını açığa çıkararak geniş bir kitle oluşturmayı başardılar. Yeterli sayıya ulaştıklarını düşünen Süleyman b. Surad beş bin kişilik bir kuvvetle Kufe'de ayaklanmayı başlattı. Önce sessizce Kerbela'ya giden bu birlik Hz. Hüseyin'in şehit edildiği yerde 24 saat kalarak göz yaşı döktü, ardından intikam yemini ederek eyleme geçti. Durumdan haberdar olan Ubeydullah b. Ziyad, Hüseyin b. Numeyr komutasında 12 bin kişilik bir kuvvet hazırlatarak bunların üzerine yolladı. Yapılan muharebede tecrübeli ve sayıca daha fazla olan Emevî kuvvetleri çok geçmeden büyük bir üstünlük sağladı ve harekete katılanların hemen hemen tamamına yakınını kılıçtan geçirdi. Tarihe "Tevvâbûn Hareketi" diye geçen ve 684 yılında cereyan eden olay başarısızlıkla sonuçlandı. h)Tevvâbûn hareketinin başarısız olması insanlardaki Kerbela zulmünün intikamını alma duygusunu ortadan kaldırmadı. Kaynaklarda nakledildiğine göre, bu uğurda planlar yapan Muhtar es-Sekafî 685 yılında Emeviler'e karşı Kufe'de isyanı başlattı. Geniş kitlelere mal olan isyan kısa zamanda sonuç vermeye başladı. Muhtâr önce Kufe'yi daha sonra civardaki bazı yerleşim merkezlerini ele geçirdi. İlgili yerlerde hakimiyet kurar kurmaz başta Ömer b. Sa'd olmak üzere Kerbela olayına adı karışan herkesi tek tek bularak katletti. Bu suretle Muhtar 687 ve 688 yıllarında Kerbela'nın intikamını aldı. i) Kerbela Olayı, tarihçilerin değerlendirmesine göre Emeviler'in yıkılmasına kadar gidecek olan süreci başlattı, ayrıca İslâm mezhepleri tarihinde ortaya çıkan fırkaların teşekkülünde önemli rol oynadı. j) Kerbela Olayı "Nâsıbî" diye anılan ve Hz. Ali'ye muhabbet beslemeyen grup dışında bütün Müslümanları derinden etkiledi. Bu etki başta edebiyat olmak üzere kültürel hayatın birçok alanına yansıdı. Söz gelimi, bu çerçevede bütün Müslüman topluluklar Hz. Hüseyin'e duyulan sevgiyi dillendiren, onun Kerbela'da şehadetini dramatize eden manzum ve mensur birçok eser kaleme aldı, zengin bir literatür oluştu.

BUGÜN NELER OLDU