Diyabetli köyler mercek altında

İstanbul Şile'nin Kömürlük ve Oruçoğlu köyleri yüzde 70'lik diyabet oranlarıyla Türkiye'nin en 'şekerli' yerleri. Çocukların bile insülin kullandığı bu köylerde Diyabet Derneği tarama başlattı

İstanbul Şile'de bulunan iki küçük köyde Türkiye'nin diyabet rekoru kırılıyor. Köyün yüzde 70'inde görülen hastalık nedeniyle torunlar anneanneleriyle birlikte insülin kullanıyorlar. Türk Diyabet Vakfı'nın yaptığı taramalarda şeker koması sınırında bulunan kişiler tedaviye alınmaları gerektiğini yeni öğrendiler. Şile'nin merkezine 25 kilometre uzaklığında iki köy var; Kömürlük ve Oruçoğlu köyü. Kış olduğu için nüfusları çok düşmüş 100 haneyi geçmiyor ama çoğu diyabetli yazın artan nüfusla birlikte bu köyde yaşayan diyabetli sayısı daha da çoğalıyor. Türkiye genellikle her yüz kişiden 14'ünde diyabet görülürken bu köylerde diyabetli sayısı yüzde 70'e kadar çıkıyor. Türk Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz ve ekibi bu köylerde geniş çaplı bir tarama yaptı. Diyabetle Yaşam Derneği'nden Emine Alemdar, kendisi de diyabetli olan diyetisyen Nevin Avhan ve psikolog Aslı Karasaç bu köylerde tek tek kan şekeri ölçümlerinde bulundular.

GENETİK DİYABETLİLER

Artvin'den yıllar önce Şile'ye gelip yerleşen ailelerden oluşan bu köylerde akraba evlilikleriyle genetik olarak diyabet artmış. Yeme içme alışkanlıkları da diyabetin ilerlemesinin en büyük nedeni olmuş. Sabah kahvaltıya gözleme ile başlanan köylerde en ünlü yemek keşkek, sofralarından hamur işleri eksik olmuyor. Kadınlar ev baklavaları ile övünüyorlar. Kışın beş kişilik bir aile yedi kilo un harcandığı kayıtlara geçti. Kilo alma hızı özellikle kış aylarında artıyordu. Köy kadınları insülin kullandıkları için doktor tavsiyesi üzerine önce köy içinde yürüyüş yaptıklarını ancak sonra bıraktıklarını anlattılar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Oruçoğlu'nda obeziteyi ve diyabeti durdurmak için köy merkezine spor alanı bile kurmuştu. Açık havada egzersiz aletleri bulunan köyde çocuklar bile bu aletleri kullanmıyordu.

BAKLA VA AÇMAYA DEVAM
Açlık kan şekeri için 85 ile 105 olan normal sınırları tutturabilen kişilere çok nadir rastlandı. 48 yaşındaki Süleyman Yıldırım ölçümlerde kan şekerinin 451 sınırında olduğunu öğrendi ve "yanlış olabilir, şeker hastası olduğumu zannetmiyorum" dedi. Şeker ölçümünde 326'ık oranı bulunan Sudiye Kahraman'ın söyledikleri çok ilginçti. Daha önce şeker nedeniyle kör olmuş ancak ciddi tedavi ve operasyonlardan sonra yeniden görmeye başlamıştı. Bu sırada 75 kiloya kadar düşmüş ama şimdi tekrar 90 kiloya ulaşan Kahraman "Biliyorum kusurumu çok utanıyorum ama buraya baklavamı açıp öyle geldim" diyor.

TORUNLAR BİLE HASTA

Oruçoğlu köyünde yaşayan Rümeysa Uygun 8 yaşından beri insülin kullanıyordu o da taramalara katıldı. Anneannesi ondan sonra diyabetli olduğunu öğrenmiş. Hatice Yeniçeri 65 yaşında ve 15 yaşındaki torunu ile birlikte insülin alıyor. Bu iki köyde tek tek diyabet riski bulunan kişiler belirlendi. Diyabetli aileler kayda alındı. Bu köyün yeni neslinden diyabetin temizlenmesi için şimdi çalışma başlatıldı.

ŞEKER DİYE CİDDİYE ALINMIYOR
Prof. Dr. Temel Yılmaz - Türk Diyabet Vakfı Başkanı Bu iki köyümüzde diyabet oranları çok fazla. Bu hastalık nedeniyle ayak kaybı yaşayan, kör olan, felç geçiren pek çok kişi bulunuyor. Yaklaşık 15 sene gizli ve bir bulgu vermeden giden bu hastalığa karşı harekete geçmek gerekli. İnsanlarımız diyabet için 'şeker hastalığı' diyorlar. Bir şeyin başına 'şeker' eklerseniz onun etkisi yumuşar, ciddiyeti azalır, ayrıca bulgu vermediği için genellikle ihmal edilir, önemsenmez. Ama 10 yıllık sessiz süreçten sonra diyabetin komplikasyonları yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Organ hasarı semptom verdiğinde, genellikle önleme programları ya da kontrol altına alma olanağı olmuyor. Bunun için iki yol var. Toplumda diyabet konusunda duyarlılığın artırılması lazım. Bu gibi köylerimizden hastalığın temizlenmesi şart.

BUGÜN NELER OLDU