Aşağı inmedi ölümden kurtuldu

Bodrum'daki villası soyulan Ali Şen, gece köpeklerinin sesine uyanmış ancak her zamankinin aksine bu kez aşağı inmemiş. Bu sayede hap almış ve eli bıçaklı hırsızlarla karşılaşmamış

Muğla'nın Bodrum İlçesi, Yalıkavak Beldesi'nde, aralarında çok sayıda ünlü isme ait villaların da bulunduğu 30 eve giren hırsızların, soygun planını kıştan yaptıkları ortaya çıktı. Buna göre. Çete, Ali Şen, İbrahim Kızıl ve diğer bazı villaların güvenlik kameralarının sistemini çökertmek için şeytani bir yöntem uygulayan soyguncular, villaların koruma duvarlarının dışlarından toprağı kazarak kabloları kesti, daha sonra da açtıkları çukurları doldurarak kesik kabloları gizledi. Bazı villa sahipleri de ha bugün ha yarın diyerek onarımı savsaklayınca güvenlikte kör noktalar oluştu.

HAPLI VE KAR MASKELİ

Olayın soruşturmasını yürüten jandarma, sadece Kuveyt Emiri El Sabah'ın oğlu Prens Nasser Sabah El Ahmet El Jaber El Sabah'ın, kartal yuvasını andıran villasında güvenlik kamerası görüntüleri elde edebilmiş. Bunu Ali Şen ve çalışanlarına da göstermişler. Bu görüntülerde gayet net olarak görülen çete üyelerinin, 18-25 yaş aralığında, atletik yapılı, kirpi saç tabir edilen şekilde tıraşlı, yüzleri bandana ya da kar maskeleriyle kapalı, bellerinde rambo bıçakları, bayıltıcı spreyler, kelebek tabir edilen saldırı bıçağı taşıyan kişiler olduğu görülüyor. Şahısların hal ve hareketlerinin son derece rahat, fütursuz olmasından dolayı da muhtemelen hap kullandıkları görüşü hâkim. Morali bozuk ve sıkıntılı olduğu belirtilen Ali Şen aile dostlarıyla birlikte, Gökova'ya 1 haftalık tekne turuna çıktığı için görüşmek mümkün olmadı. Ancak bu dev malikânede 35'e yakın çalışanla ayrı ayrı görüştüm. Öyle bir de detay anlattılar ki dehşete düştüm. Dediler ki; "Ali Şen babamız ölümden kıl payıyla kurtuldu". Niyesini de şöyle anlattılar: "Hırsızların girdiği düşünülen pencerenin altında mutfak kısmı var. Burada çok sayıda kedi besleriz. Çoğunun yavrusu da var. Büyük köpekler, bu kediler yüzünden yukarıda koruma yapmaz, belli bölgelere bağlıdırlar. Ama evde Ali Bey ve hanımefendinin minik köpekleri de var. Ali Baba bu küçük köpeklerin havlamalarında her zaman ofisine iner, onları sever sakinleştirirdi. Olay gecesi köpekler yine havladığı halde, aşağı inmeye üşenmiş. Bu sayede de uyku sersemi hırsızlarla yüz yüze gelmeyerek muhtemel bir ölümden dönmüş."

KASAYI MANCINIKLA FIRLATMIŞLAR

Hırsızlığın detayları bununla da sınırlı değil tabi. Buna göre, üst kat penceresinden girilip ofise inilmiş. Kasa ofisten alınmış ve kapıdan çıkarılıp arka bölümdeki dikenli tellerin üzerinden mancınık sistemiyle dışarı atılmış. Duvar ötesinde zulaladıkları el arabasıyla yolun dış tarafındaki orman arazisine götürülüp hemen oracıkta açmayı başarmışlar. İçinden malum eşyalarla paralar alınmış. Pasaport kredi kartları duruyor. Kasa tekrar ofise getirilmiş. Çalışanların tümünün parmak izi alınmış, ağır soruşturmalar yapılmış ve ofis mühürlenmiş. Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri ve Ankara'dan takviye gelen Jandarma İstihbarat Timleri olayı aydınlatabilmek için olağanüstü bir çaba içindeler. İzin yapmadan ve mesai tanımaksızın çalışan ekipler bu çeteyi en kısa zamanda yakalamak için ant içmiş.

JANDARMA 'ORKESTRA ŞEFİ'Nİ ARIYOR
İlk teori, soygun bölgelerine 10'a yakın değişik araçla gelen çetenin en az 40 kişiden oluştuğu. İstihbaratçılar, izlemeciler, plancılar, tatbikçiler, gözcüler, tetikçiler ve kasa açıcılar olmak üzere farklı uzmanlıklara sahip oldukları konuşuluyor. Bir başka tez de bu çetenin orkestra gibi uyumlu çalışmasının sırrının, başlarında bir 'orkestra şefinin' bulunmasında yattığı. Bu şefin kimsenin kuşkulanmayacağı, tanınınan, villalara davetlerde eş dost ahbap kadrosuyla rahatlıkla giriş çıkış yapabilen birinin olma ihtimali konuşuluyor. Bir nevi "Arsen Lupen" vakası yani...

KORUMAK İÇİN ORDU GEREK

Burası 130 dönümlük dev bir arazi. İçinde çiftlik, keçi, koyun, inek, at, kaz ördek bulunan ahırlar ve barınaklar olan, personelin ayrı ayrı müştemelatlarda ikame edildiği, Ali Şen ve eşinin 'ana villası' haricinde oğulları ve kızının ailece kaldıkları ayrı ayrı villalar, tarım araç gereçleri, mini golf sahası, yüzme havuzları ve spor sahaları bulunan dev bir arazi. Bu dev alanı korumak da hayli meşakkatli. Ana giriş olarak kullanılan yerde 2 özel bekçi gece gündüz vardiyalı nöbette. Bir pompalı tüfekleri ve yakınlarında serbest dolaşan iri çoban köpekleri de var. Kapı son derece güven verici, yüksek, demir parmaklıklı ve otomatik açılıp kapanır cinsten. Ancak arazinin çevresinde alçak duvarlar ya da dikenli tellerle 'korunan' bölümler de var. Bu geniş araziyi koruyabilmek için neredeyse bir ordu gerekiyor.

NELER ÇALINDI?
Hırsızlar, Fenerbahçe Spor Kulubü eski Başkanı Şen'in villasından içinde yaklaşık 4 bin dolar para bulunan kasa ile Fenerbahçe'nin 100'üncü kuruluş yıldönümüne özel olarak 18 karat altın ve safir kristalden yapılan bir kol saati çaldı. Gaziantep Spor Kulübü Başkanı Kızıl ve DEPA Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Demir'in villarından tablet bilgisayar, para kasası ve beyaz eşyalar, Kuveyt emirinin oğlu Nasser Sabah El Ahmet El Jaber El Sabah'ın villasından da içinde mücevher ve döviz bulunan çelik kasa ile değerli eşyaların çalındığı belirlendi.

'İÇERİDEN YARDIM ALMIŞLARDIR' SÖZÜ, ÇALIŞANLARI ÇOK KIRMIŞ
Ali Şen, "Bu villalar çok iyi korunuyor ve güvenlik kameraları var. Kuveyt emirinin oğulunun villasına girenler, ellerinde bıçaklar ve zincirlerle kameralara yansımış. Bu ne cürettir. İçeriden yardım olmadan olmaz böyle bir iş" diyor ve bu sözleri de çalışanlarını kahrediyor elbette. Dev malikânede 35'e yakın çalışanla ayrı ayrı görüştüm. Üzgün ve tedirginler... "Burası bizim evimiz, Ali Bey de babamız gibidir" diyerek gözyaşları içinde dert yandılar.

BİZE ULAŞIN