İtalyan mavisinde tek Türk teknesi

İtalya'da düzenlenen Rolex Cup'a katılacak tek Türk teknesi Strabo'nun lideri Orhan Tüker "Bizim yelkenin parasıyla üç araba alınabilir. Ama denizin maviliğini trafiğe tercih ettik" dedi

Yelken iş yeri gibidir. Nasıl herkesin bir görev dağılımı varsa yelkende de öyledir. Kimi dümeni kullanır, kimi yelkenleri toplar, kimi de ipi gerer. Yelkeni iyi bilmek işinde de başarı getirir..." Türkiye Yelken Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Orhan Tüker, işte bu sözlerle başladı yelkenciliği anlatmaya. Lideri olduğu "Strabo" adlı tekne bu yıl eylül ayında düzenlenecek olan dünyanın en önemli yelken yarışlarından Rolex Cup'a davet edilen tek Türk teknesi oldu. Biz de SABAH olarak bu önemli yarış öncesinde yelkenliye bindik, dümene geçtik, Türkiye'de giderek büyümekte olan yelkenciliğin tekniklerini, insana kattıklarını ve tabii ki maliyetini Büyükada'ya doğru yelken açarak dinledik. 10-16 Eylül tarihleri arasında yarışacak olan "Strabo"nun hikâyesi, Pordiva Bilişim Teknolojileri adlı şirketin ortakları olan Mert Pozcu ile Egemen Şekeralp'ın çocukluklarından beri hobileri olan yelkenciliği profesyonelliğe taşımalarıyla başladı. Bugüne kadar yüzlerce yarışta yelkenlerini fora eden ikili, son olarak da İtalya'nın Sardunya adasında gerçekleştirilecek olan Rolex Cup'a ilk kez çağırılan Türk teknesi oldu. Yaklaşık 20 kişi olacak ekibin başına da duayen yelkenci Orhan Tüker geldi. Yelkenciliğin ortak iş bölümünün en güzel örneklerinden biri olduğunu belirten genç işadamı Egemen Şekeralp, "Herkes her şeyi mükemmel bilemez. Bu nedenle de kendi işinde uzman olanların bir araya geldikleri yerdir yelken. Biz şirket toplantılarımızı bile yelkenciliğe göre ayarlıyoruz" dedi. Rolex Cup'a katılmanın ise büyük bir gurur verdiğini dile getiren Şekeralp, "Bir sporcu için çok güzel bir haber. Çünkü yelken zor iştir, emek ister, en önemlisi rüzgar ister. Hepimizin tecrübelerine bakarak karar veriyorlar. Kazaya neden olabilecek kimse çağrılmıyor" ifadelerini kullandı. Ardından "orada öyle oturmakla olmaz" diyerek 50 yıldır dümen sallayan duayen yelkenci Orhan Tüker beni dümene çağırdı ve "tekneyi sen kullan" dedi. Büyük bir acemilikle yelkeni aldım, önümdeki çok sayıda dijital göstergeye bakarak dümeni Büyükada'ya doğru kırdım.

'ÜÇ ARABA MI BRANDA MI?'
"Yelken güzel iş ancak bu ekonomik krizde pahalı bir spor değil mi?" diye söze girdiğimde Tüker büyük bir samimiyetle bana yukarıda sallanan dev yelken brandasını gösterdi: "Bak bunun parasıyla üç araba alabilirsin. Sen seçeceksin, denizin maviliği mi yoksa trafik mi? Ben maviyi seçtim..." Yönünüzü nasıl buluyorsunuz diye sorduğumda bana radarı ve tepedeki bir oku gösteren Tüker, ardından da tecrübeyle gelen gizli bir yöntemini anlattı: "Bazen suyu elime alıyor ve yüzüme sürüyorum. Ardından rüzgar yüzümün ne tarafını üflerse yönünü tasarlıyorum. Bunlar ilkel ama bana göre en etkin yöntemler." Biz bunları konuşurken biraz daldım ve tabii ki kullandığım dümeni boşladım. Gözümü hız ve açı göstergesine diktim, oynatmamaya çalıştım. Çok da kötü gitmiyordum, ancak tekne bir anda yatınca rotayı değiştirmeye karar verdik. Dümeni Şekeralp'e bıraktım ve bu kez yelkenleri toplamak için kolu çevirmeye başladım. Hızla çevirmeye çalışsam da destek almadan ne yazık ki beceremedim. En sonunda yine büyük bir işbirliğiyle yelkenleri hizaya getirdik. Anladım ki yelkencilik zor ama zevkli iş. Mavi sularda hele de bu sıcak ve trafikli İstanbul caddelerinde gezmektense denizlerde süzülmek çok daha keyifli.

100 YELKENLİ KATILACAK
Bu yıl 17'nci kez düzenlenecek olan Rolex Swan Kupası'nda 18 metrenin üzerindeki yelkenliler yarışacak. Kupada yaklaşık 100 yelkenlinin denize açılacağı kaydedildi. İtalya'nın kuzeydoğusundaki Porto Cervo limanından başlayacak bir haftalık yarışa Avrupa dışında ABD, Avustralya ve Brezilya'dan da tekneler katılıyor. Yarış, batıya La Maddelena Adası'na ilerleyecek, oradan da Korsika Adası'nın güneyindeki Bonifacio Limanı'nda son bulacak.
BİZE ULAŞIN