'Ölümü ödül gibi gördüm'

Savaş Ay, 13 yıldır kanserle savaş halinde. Her defasında alt ediyor. Geçen hafta ameliyat olan usta gazeteci, "Yaşamı çok sevdiğim için ölümü de sevdim, ondan korkmadım" diyor

Usta gazeteci Savaş Ay, 13 yıldır kanserle köşe kapmaca oynuyor. Birkaç ömre sığacak tecrübe ve anıyı 58 yıla sığdıran Ay, hastalığıyla çarpışma yöntemi ve her defasında zaferle çıkmasıyla doktorlarını bile şaşırtıyor. Ona göre, işin sırrı çok basit: "Teflon gibi olmak lazım, üzerine hiçbir şey yapışmayacak. Bir de annem hastalığımı öğrendiğinde 'Sakın üzülme' demişti. Ben de anne sözü dinledim." Bir hafta önce solunum yetmezliğiyle götürüldüğü Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde acilen operasyona alındı ve 'Da Vinci Robotu' kullanılarak kanserli dokuları tamamen temizlendi. O şimdi, kısa süreliğine ara verdiği maratona kaldığı yerden devam edeceği anı bekliyor.

BİR İZLEYİCİ Sİ FARK ETMİŞ

Hastalığının teşhisi de yaşamı kadar ilginç. Gırtlak kanseri olduğu, 1999'da bir doktor izleyicisinin fark etmesi sonucu tesadüfen ortaya çıktı. Yapılan tetkiklerde anlaşıldı ki kurtuluşun tek yolu gırtlağın tamamen alınmasıydı. Aksi halde kanserin tekrarlama riski yüksekti. Ancak gırtlağı alındığında koku ve tat alma duygusu neredeyse kaybolacak, boğazında bir delikle yaşayıp, stresten, tozdan, dumandan özellikle de gazdan kesinlikle uzak duracaktı. Belki de en mühimi mesleğe ara vermesiydi. "Helaya bile fotoğraf makinesiyle giderim!" diyen bir gazeteci olarak bu seçeneği kabul etmedi Savaş Ay. Her şeye, herkese kafa tutup engebeli yoldan yürümeyi tercih etti. İlk ameliyatını oldu. Ağrı ve sancılarla geçen radyoterapi sürecinden sonra kanseri yenmeyi başardı. Doktorlar, "Kapı çalınsa 'Kim o' bile demeyeceksin" deyip sesini kullanmayı yasakladı. Ancak Savaş Ay, 'A Takımı'nın zirvede olduğu o yıllarda programa bir hafta bile ara vermedi. Çareyi program formatını değiştirmekte buldu. Konuklar eşliğinde tartışma programına çevirerek, sesini daha az kullandı ve tam 6 sene boyunca doktora uğramadı. Kanser, 4 yıl önce ummadığı bir zaman ve yerde kendini yeniden hatırlattı. Diyarbakır'da bir dershane yakınında askeri araca düzenlenen bombalı saldırıda, tesadüfen olay yerindeydi. Kan ter içinde yaralıları görüntülerken, ambulansın içinde bulunan dezenfektanı su sanıp içti. Sinsice büyüyen tümör dezenfektanın etkisiyle ödem yaparak Ay'ı hastanelik etti.

'NİYE BEN DİYE SORMAD IM'
"Diyarbakır patlamasında insanlar canını, organını kaybetti; ben ise sesimi. O günden beri sesim kısık" diyen Ay, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Ne olursa olsun öbür dünyaya tek parça gideceğim. Bu hastalık boğa yılanı gibi. Boğarak öldürür. O nedenle evime yakın 4-5 hastaneye acil durumlar için haber verildi. Nefes alamadığımda, 3-4 dakikada boğazıma delik açılması ve hava verilmesi gerekiyor." Teşhis konduğunda sadece annesi ve kızı için endişelendiğini söylüyor ve ekliyor usta gazeteci: "Oğlum dirençli bir çocuktu ama kızım çok küçüktü. Bunun dışında kılım kıpırdamadı. Ölümden hiçbir zaman korkmadım. Yaşamı çok sevdiğim için ölümü de severim. Ölümün bir ödül olduğunu düşünürüm. Meslek hayatımda yapmak isteyip de yapamadığım bir şey kalmadı. Yönetmenlik de yaptım, Time dergisinde kapak da oldum. Dağdaki çoban bile beni tanır. Tüm bunları yaşarken 'Niye ben' diye sormadıysam, hastalık bana geldiğinde de 'Niye ben' diye sormaya hakkım yoktu. Hayatın seni götürdüğü yeri sorgulamayacaksın. Karım, sevgilim, Allah'ım, peygamberim mesleğim oldu. Sevişirken telsiz dinleyen kaç adam vardır ki. Ben tercihimi bu yönde yaptım. Bugüne kadar tek duygusal felci annemi kaybettiğimde yaşadım. Hiçbir şey onun kadar sarsmadı." Ay, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne de kırgın olduğunu söylüyor: "Cemiyetin 32 yıllık üyesiyim. Yıllardır bu hastalıkla savaşıyorum ancak cemiyetten bir Allah'ın kulu beni arayıp sormadı. 'Oh iyi olmuş' desinler ama bir şey desinler. Dut ağacı değiller ki omuz atıp sallayayım."

Robot Da Vinci ile temizlendi
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Klinik Şefi Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan, Savaş Ay'a uygulanan operasyon ve sağlık durumuyla ilgili şu bilgileri verdi: "İnatçı bir hastalığı var, sanırım Savaş Ay'ı çok sevdiği için tekrarlıyor. Sigaranın kanserojen etkisine maruz kalan koza zarar görüyor. Ameliyatı Da Vinci robotuyla yaptık. Bize geldiğinde solunum sıkıntısı içindeydi ve hava yolları tamamen tıkanmıştı. Da Vinci'nin minik kollarıyla ağız içinden girerek, lazerle yakma yöntemiyle temizledik. Büyük bir kitleydi ve lazerle çıkardık. Hasta için çok avantajlı. Yara izi olmuyor ve çabuk iyileşiyor. Hemen yemeğe ve konuşmaya başlayabiliyor. Hastalık lenf bezlerine yayılmadığı için çok şanslı ve lokal olarak tekrarlıyor. Biz de tekrarlayan kısmı alıyoruz. Normalde gırtlağın tamamen alınmasını öneriyoruz ama Ay başından beri kabul etmiyor."

-- Bİ TTİ--

BİZE ULAŞIN