Cinsel kimlik ilk 4 yılda oluşuyor

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şube Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, Erkan Koleji'nde öğrencilere yönelik verdiği konferansta, 'çekirdek cinsel kimlik' olarak adlandırılan yapının, çocukluğun ilk 1.5-2 yılında, cinsel kimlik duygusunun da ilk 4 yılda oluştuğunu söyledi.

Uzman Doktor Taner Canatar, Erkan Koleji öğrencilerinin sorularını da cevapladığı ve söyleşi tarzında geçen konferansında, cinselliğin; insanın doğuştan getirdiği cinsiyetine ait özelliklerin tümü ve insan doğasının bir parçası olduğunu vurguladı. Canatar, kişinin cinsiyeti, ses tonu, giyimi, saç şekli, yürüyüşü, oturuş şekli ve cinsel kimliğinin de cinselliğinin bir parçası olduğunun altını çizdi.

Canatar, ''Çocuklarımıza doğduğu andan itibaren cinselliği tehlikeli ve uzak durulması gereken bir konu olarak anlatıyoruz. Oysa cinsel eğitim evde başlar. Öncelikle anne-babaların kendilerinin cinselliği doğal olarak kabul etmeleri ve ev hayatı içerisinde çocuklarına da bunu yansıtmaları gerekir'' dedi.

'CİNSELLİĞİN SEVGİ DOLU YÖNÜ YANSITILMALI'

Cinselliğin sevgi dolu yönünün yansıtılması toplumun ruh sağlığını olumlu etkileyeceğini savunan Uz.Dr.Taner Canatar, ergenlerde cinsel eğitim konusunda da açıklamalarda bulundu.

Cinsel eğitimin doğumla başlayan ve tüm yaşam boyu süren bir süreç olduğunu kaydeden Canatar, bu eğitimin aynı zamanda da; bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması, olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi, olumlu davranış biçimi ve değer yargıları geliştirmesi eğitimi olduğunu dile getirdi.

'KENDİMİZİ İFADE ETMEKTE GÜÇLÜK ÇEKEN BİR TOPLUMUZ"

Amerika Cinsel Bilgi ve Eğitim Konseyi'ne göre cinsel eğitimin; yaşam boyu süren bilgi alma, tutum, inanç ve değerler kazanma süreci olduğunu vurgulayan Canatar, '21. yüzyılı yaşıyor olmamıza rağmen, hala cinselliği ayıp, yasak ve günah olarak algılayan, yetiştiriliş tarzı itibariyle toplum olarak genelde duygu ve düşüncelerimizi fazlaca dile getirmeyen, hakkını aramayan, kendimizi ifade etmekte güçlük çeken bir toplumuz. Çocuklarımıza doğduğu andan itibaren cinselliği tehlikeli ve uzak durulması gereken bir konu olarak anlatıyoruz' ifadesini kullandı.

'ANNE VE BABANIN ROLU CİNSEL EĞİTİMDE ÖNEMLİ'

Canatar, konuşmasını da şöyle sürdürdü; 'Aile içinde anne-babasının birbirine sevgisini ifade ettiğini gören bir çocuk hem cinselliği normal olarak algılayacak, hem de ileride daha sağlıklı ilişkiler kurabilecek. Bu nedenle anne-babalar çocuklarının yanında birbirine sarılıp dokunmalı. Ayrıca yine birlikte televizyon izlerken, cinsellikle ilgili bir sahne çıktığında hemen kanal değiştirilmesi çocuğun cinselliği kötü ve olumsuz olarak algılamasına ve daha çok merak ederek yanlış yollara sapmasına yol açabilir. Cinsellik birçok anne babanın, hatta öğretmenlerin bile yok saymayı tercih ettiği bir konu. Bunun en önemli nedenlerinden biri; cinsel eğitimin seks eğitimi ile karıştırılmış olmasıdır.'

BİZE ULAŞIN