Öykü melek oldu bayrağı annesinde

Geç teşhis edilen kanser sonucu hayata veda eden Öykü 16'sında toprağa verildi. Annesi hastaneye açtığı davayı sürdürmeye kararlı. Eğer kazanırsa kanserli 100 çocuğu tedavi ettirecek

Hayatının baharında, erken teşhis edilemeyen kanser hastalığı sonucu yaşamını yitiren Öykü Bilgiç 16 yaşında son yolculuğuna uğurlandı. İyi bir üniversite öğreniminin hayalini kuran Öykü, hayata veda etmeden bir gün önce, perşembe sabah kalkıp okuduğu özel okula giderek, yabancı dil sınavına girdi. Ateşlenen Öykü, öğleden sonra da tedavi gördüğü özel hastaneye gitti. Son bir hafta içinde Öykü'nün ciğerindeki tümör 4 kat büyümüştü. Ameliyat olması gerekiyordu. Doktorları, son anlarını yaşayan Öykü'ye ameliyat yerine ışın tedavisi uygulanmasını önerdi. Genç kız, yoğun bakıma alındı. Ancak 2 Aralık 1996 doğumlu olan Öykü, doğum gününe 16 gün kala, 16 Kasım'da, saat 16.00'da annesinin elini tutarken hayata veda etti. Bilgiç, Bebek Camisi'nde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Kemerburgaz Göktürk Mezarlığı'nda toprağa verildi. Törene aile yakınları, Öykü'nün okul arkadaşları katıldı. Sakinleştiricilerle ayakta durabilen anne Elvan Bilgiç, kızının okul arkadaşlarını da teselli etti. Anne Elvan Bilgiç kızının bıraktığı yerden, hukuk mücadelesini devam ettirmeye kararlı. Kızının hastalığını geç teşhis eden özel hastaneye karşı, kendi kızı gibi kanser hastası olan en az 100 çocuğun ücretsiz tedavi ettirilmesini sağlamak için mücadele edecek. İsteği gerçekleşirse de kurulacak olan vakıfta, parttime çalışacak.

"BAŞKALARI YAŞAMASIN"
Öykü Bilgiç, geçenlerde SABAH Pazar'a verdiği röportajda şöyle konuşmuştu:
Hastanenin hastalığımı atladığını öğrenmeden önce beni tedavi eden doktorlara kızgındım, çünkü çok canım yanıyordu.Beni en çok üzen, benim teşhisimi atlayıp tedavi sürecimin zorlaşmasına sebebiyet veren doktorların hâlâ o hastanede çalışıyor olmaları. Ve bu doktorlar her gün yüzlerce hastaya bakıyor. Bana yaptıklarını onlara da yaparlar. Şimdi hastaneyle mücadele etmek istiyorum. Benim yaşadığım, başka çocukların başına gelmesin diye.
Hukuk okumak, avukat olmak istiyorum. Hastanede yatarken anladım ki, bir insanın hayatta en çok ihtiyaç duyduğu şey; iyi bir avukat ve iyi bir doktordur.
İlk ameliyatta sol akciğer lobumun birini aldılar, metastaz yaptı dört, beş ay sonra. İkinci ameliyatta ise sol kaburgalarımı alıp yerine titanyum kemikler yerleştirdiler; diyaframımı alıp, yeni diyafram diktiler.
Yaşadıklarım nedeniyle güçlü biriymişim gibi hissetmiyorum. Korku, stres gibi hiçbir şey yok artık benim için. Sadece kendimi mutlu olarak düşünmek istiyorum, o kadar.

BİZE ULAŞIN