İlk sahne heyecanımızı 23 Nisan'da yaşadık

İlk sahne heyecanımızı 23 Nisan'da yaşadık

'Kara Ekmek'in başrol oyuncuları Engin Hepileri ile Özlem Yılmaz, dizinin küçük yıldızı Dora'ya 23 Nisan anılarını anlattı. Hepileri, "Sahneye ilk kez 3. sınıftaki kutlamalarda çıktım, çok heyecanlıydım" derken, Yılmaz "Şiir okuduğum günkü fotoğrafı hâlâ saklıyorum" dedi

Dora Dalgıç, 8 yaşında minik bir oyuncu... Bir yandan Çengelköy Havuzbaşı İlköğretim Okulu'nda ikinci sınıfa gidiyor, bir yandan da atv'nin sevilen dizisi 'Kara Ekmek'le her hafta milyonlarca izleyicinin karşısına çıkıyor. Sevimli Dora dizide; annesini 1 yaşında kaybettikten sonra, 'Asiye' ve 'Mine' ablalarını annesi gibi benimseyen 'Ayşe'yi canlandırıyor. Lösemiye yakalanan 'Ayşe', öyküsüyle izleyiciyi hüzne boğarken, Dora da oyunculuktaki boyundan büyük başarısını gözler önüne seriyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla kolları sıvayan Dora, dizinin başrol oyuncuları Özlem Yılmaz ve Engin Hepileri ile keyifli bir röportaj yaptı. Söyleşi için özel olarak hazırlanan Dora, okulunun 23 Nisan etkinliklerinde giydiği koro kostümüyle çok sevimli görünüyordu. Çocuk olmayı ve 23 Nisan'ları konuşan üçlü, röportaj sonrası birlikte oyunlar oynayıp keyifli bir gün geçirdi. Dora'yı çok sevdiklerini ve aynı sette olmaktan dolayı çok mutlu olduklarını söyleyen Yılmaz ile Hepileri, Dora'nın sorularına samimi yanıtlar verdi. İşte 'Kara Ekmek'in küçük yıldızı Dora'nın, Yılmaz ve Hepileri ile yaptığı keyifli söyleşi...

23 Nisan denince aklınıza neler geliyor?
ENGİN HEPİLERİ:
23 Nisan; Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği, tüm dünyada kutlanan bir gün. Çocuklar, dünyanın geleceğidir. Onları hiçbir zaman ufakmış gibi düşünmem. Bence çocuklar sadece büyümekte olan insanlardır. Onların hayal gücü, umutları, sorgusuz sevgileri ve hayata bakışları, çoğumuzun kaybettiği değerler. Bu nedenle 23 Nisan'lar benim için çok özeldir. Çünkü çocuklar, tertemiz kişilikleriyle biz büyüklere hep doğru yolu gösterir.
ÖZLEM YILMAZ: 23 Nisan denince; Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Mustafa Kemal Atatürk, bayram ve tatil geliyordu aklıma çocukluk yıllarımda. Tabii artık gelmiyor... (Gülüyor.)
inönü staDI'ndan çim koparmıştım

23 Nisan'a dair unutamadığınız bir anınız var mı?
E.H.:
İlkokulda 23 Nisan'larda şiirler okunurdu. Yanlış hatırlamıyorsam 3. sınıfta ben de bir şiir okumuştum. Belki de insanların karşısında ilk kez bir gösteri yapacaktım. Çok heyecanlandığımı ve çok çalışmama rağmen yine de şiiri okurken takıldığımı hatırlıyorum.
Ö.Y.: İlkokuldayken 23 Nisan'da üç arkadaşımla birlikte şiir okumuştum. Şimdi aklıma geldi; çok heyecanlıydık o zaman ve hâlâ o güne ait fotoğraf karemi saklarım.

Okul yıllarınızda 23 Nisan aktivitelerine katılır mıydınız?
E.H.:
Elbette katılırdım, hatta 23 Nisan'ları iple çektiğimi çok iyi hatırlıyorum. Düzenlenen etkinlikler, beni her zaman heyecanlandırırdı. Çünkü her sene 23 Nisan kutlamalarında danslar hazırlanır, o etkinliklerde şarkılar söylenir, şiirler okunurdu ve ben büyük bir heyecanla bu gösteriler için hazırlanırdım.
Ö.Y.: Kutlamalarda mutlaka şiir okur ve aktivelerde yer alırdım. 19 Mayıs'ta da İnönü Stadyumu'nda okulca yürüyüş yapmıştık, ben dans takımındaydım. Ve o gün stattan hatıra olsun diye çim koparmıştım.

Küçükken kurduğunuz en büyük hayal neydi?
E.H.:
O yaşlarda çok hayalim vardı; en büyük hayalim de uçmaktı. Hatta bir aralar pilot mu olsam diye düşündüğümü hatırlıyorum.
Ö.Y.: Çok hayalperest biriyim, çocukken de çok fazla hayal kurardım. O yaşlarda bile 10 sene sonrasının hayalini kurardım. Hemen hemen bütün hayallerimi gerçekleştirdim.

Çocukken bugün oyunculuk yapacağınızı düşünüyor muydunuz?
E.H.:
Düşünmüyordum; sadece her çocuk gibi ben de oyun oynamayı çok seviyordum. Hayal gücümü zorlamayı, değişik aletlerden yeni oyuncaklar yapmayı çok seviyordum. Bir de küçüklüğümde duyduğum her şarkıyı hemen ezberleyebilirdim. Kulağımın iyi olduğunu, ezber kabiliyetimin başarılı olduğunu hatırlıyorum. Ancak oyuncu olmak hiç aklımdan geçmemişti. Ö.Y.: Oyunculuk yapmak çocukluk hayalimdi. Çok küçük yaşlarda tüm kuzenlerimle toplanıp, senaryo yazıp, saç, makyaj, kostüm hazırlayıp apartmanda oyun sahneliyordum. Her zaman oyuncu olmayı istemiştim. Babam eczacı olmamı istiyordu fakat sonra onu da ikna ettik.

Benim gibi yolun başında olan oyunculara tavsiyeleriniz var mı?
E.H.:
Oyunculuk, zor bir meslek. Severek yapılması, çok çalışılması, çok kitap okunması ve sabredilmesi gereken bir iş. Eğer birisi gerçekten oyuncu olmak istiyorsa, bunu hayatının tamamına yaymalı. Bir de unutulmaması gereken; iyi bir oyuncu olmak için önce iyi bir insan olunması gerektiği... Karşısındakini anlayan, onu dinleyen, ona saygı gösteren biri olmalısınız. Herkese karşı 'Onun yerinde ben olsaydım ne yapardım?' demeyi öğrenmelisiniz.
Ö.Y.: Disiplinli olmak, eğitimli olmak ve çalışkan olmak çok önemli... Tavsiye ya da nasihat değil de, naçizane şunu söyleyebilirim; siz genç meslektaşlarım, alkışlarla şımarmayıp eleştirilerle üzülmemeniz gerekir.

OYUNCAKLAR MESLEĞİME ÇOK FAYDALI OLDU

Çocukken ne olmak isterdiniz?
E.H.:
Önce bilgisayar mühendisi, sonra pilot olmak istedim. Hatta bir ara TIR şoförü olmayı bile düşündüm. (Gülüyor.)
Ö.Y.: Ben oyuncu olmak istiyordum.

En sevdiğiniz oyuncak neydi?
E.H:
Tabii ki bir erkek çocuk olarak, en sevdiğim oyuncaklarım arabalarımdı. Bunların yanı sıra Lego oynamayı da çok severdim. Küçük parçalardan büyük bir dünya yaratmak çok hoşuma gidiyordu. Şimdi yaptığım işe baktığımda, aslında bunun çok faydasını gördüğümü anlıyorum.
Ö.Y.: Oyuncakları çok severdim; özellikle bir sınıflandırma yapamıyorum. Bir de sokağa çıkıp arkadaşlarımla oyunlar oynamayı çok seviyordum.
BİZE ULAŞIN