İdeal anne tutumu ne olmalı?

İdeal anne tutumu ne olmalı?

Çocuk yetiştirme biçimleri aileden aileye değişiyor. Aslında niyet hepsinde aynı: mutlu bir çocuk yetiştirmek! Ancak yine de bazı anne tutumları maalesef doğru değil. İdeal anne tutumunun neler olabileceğini uzmanlara danıştık!

  • Yaşam
  • Cumartesi 14.05.2017
Tüm anne-babalar için çocuklarının mutluluğu her şeyden önce geliyor. Ve bu öncelik, aşırı sevgiyle harmanlandığında çocukları mutlu olsun diye sonuçlarını hiç düşünmedikleri bazı yetiştirme biçimlerine yöneliyorlar. Kimi anneler geleneksel yollarla çocuklarını yetiştiriyor, kimileri fazla koruyucu bir tutumla çocuklarını bir fanusun içine kapatabiliyorlar. Oysa bazı anne tutumları, çocukların psikolojik gelişim sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Peki, ideal anne tutumu nedir? Aile yaklaşımları ve çocuklar üzerindeki etkilerinin neler olduğu hakkında bize bilgiler veren Klinik Psikolog İpek Gökozan, mükemmel yetiştirilmeye çalışılan çocukların mutsuz bireyler olmalarının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

TÜRLERİ ANNE TÜRLERİ

Baskıcı ve otoriter anne
Bu annelerin en tipik özellikleri, adeta askeri bir disipline sahip olmalarıdır. Evde muazzam bir düzen vardır, bütün kurallar ve davranışlar çok katıdır. Esnekliğe tahammül gösterilmez. Çocuğun özerkliği veya seçme hakkı yoktur. Çocuk kendini annesi tarafından yönetiliyor gibi hisseder. Genellikle annenin istekleri ve ihtiyaçları çocuğunkinden daha önemlidir. Çocuk üzerinde etkileri Çocuk isteklerinin ebeveynleri tarafından çoğu kez reddedileceğini bildiği için yalan söylemeye veya gizlice işlerini halletmeye başlar. Bu tip ailelerde yetişen çocuklar ne yazık ki ileride bağımsız ve kendine güvenen bireyler olmakta çok zorlanırlar. Dışarıdan bakıldığında özgüvensiz ve sessiz bireyler olarak algılanırlar. Bu tür ailelerde büyüyen çocuklar anne ve babalarına öfke duygusunu çok sık hissederler; birbirleri ile çoğu kez sıcak bir ilişki kuramazlar.

Aşırı koruyucu anne
Bu tip anneler çocuklarını adeta bir fanus içinde büyütürler. Çocuğun bütün ihtiyaçlarını henüz çocuk dile getirmeden karşılama eğilimindedirler. Çocuğun olumsuz bir deneyim yaşamasına izin verilmez ve psikolojik büyümenin gerçekleşebilmesi için gerekli olan zorluklarla anne, çocuğun yerine kendisi savaşır. Ne yazık ki bu tip bir tutumu benimseyen annelerin oranı oldukça yüksektir. Oyun parkında 6 yaşındaki çocuğunun bir dakika peşinden ayrılmayan, devamlı terledi mi diye sırtını kontrol eden, elinde çocuğu susar veya acıkırsa diye beslenme çantasıyla dolaşan; "Oğlum dikkat et, yukarı tırmanma, düşersin!" uyarılarını çok sık yapan anneler, aşırı koruyucu ebeveynlerdir. Çocuk üzerinde etkileri Bu ailelerde yetişen çocuklar fiziksel olarak büyüse de, psikolojik olarak büyümekte zorlanırlar. Yaşıtlarına göre daha bebeksi kalırlar. Kendi işlerini kendileri halledemedikleri için hep bir başkasına ihtiyaç duyarlar. Bağımsızlık ve kendine güven kavramları geç gelişir. Yetişkin hayatlarında da özgüven sorunları yaşayabilirler.

Tutarsız anne
Tutarsız ailelerde annenin tutumu genellikle değişkendir. Bir gün ebeveynler çok katı ve disiplinli iken, diğer gün çocuk çok ağlıyor diye aşırı esnek bir aileye dönüşebilirler. En sakınılması gereken aile tutumlarından birisi budur; çünkü çocuk, annesini kendi istekleri doğrultusunda yönetebileceği hissine kapılır. Çocuk üzerinde etkileri "Ağlıyorsam ve bağırıyorsam, annem-babam katı tutumlarından vazgeçip hemen yumuşar ve isteklerimi yerine getirirler." şeklinde bir düşünceyi benimseyen çocuk, etrafındaki herkesi yönetebileceği hissine kapılabilir. Arkadaş ilişkilerinde de aynı yönetme taktiğini devreye sokabilir. Ancak ailesi dışında işe yaramadığını fark ettiği anda büyük hayal kırıklığı yaşama olasılığı yüksektir. Bu durum da mutsuz ve endişeli bir çocuğa dönüşmesine vesile olur.

İlgisiz ve kayıtsız anne
Bu tip anne yaklaşımına ihmalkâr yaklaşım denilebilir. Bu ailelerde ne düzen ve sınırlar, ne de özerklik vardır. Anne, baba ve çocuk kendi kendine bir hayat sürerler. Çocuğun fiziksel ihtiyaçları kısmen karşılanır, ancak psikolojik ihtiyaçları anne-baba tarafından karşılanmadığı için çocuk sevgiyi dışarıda arar. Anne veya babanın çocukla ilgilenemeyecek bir psikolojik rahatsızlığının ve madde bağımlılığının olması olasıdır. Çocuk üzerinde etkileri Bu tür bir yaklaşımla büyüyen çocuk, anne figürü ile bağlanma sorunu yaşayacağından dolayı ilerleyen hayatında duygusal ilişkilerde çok zorlanacaktır. İlişkilerinde ya bağlanmaktan kaçan, ya da aşırı bağlanan bireyler olma olasılıkları yüksektir.

Aşırı hoşgörülü anne
Bu evlerde düzen ve kural yoktur, ama çocuğa sınırsız bir özerklik verilmiştir. Çocuk evde hemen hemen hiç kısıtlanmaz ve her istediği hemen yapılır. "Şımarık" olarak etiketlenen çocuklar genellikle esnek ailelerin yetiştirdikleri çocuklardır. Çocuğun seçme hakkı sınırsızdır. Bu tip bir aile dışarıdan bakıldığında çocuk için çok eğlenceli gibi gözükse de, çocukta güvensizlik duyguları tavan yapar. Çünkü bir çocuğun kendini sağlam ve güvende hissedebilmesi için sınırlara ve makul düzeyde kurallara ihtiyacı vardır. Çocuk üzerinde etkileri Aile sınırları çizmezse, çocuk nereye kadar tehlikeli, nereye kadar değil bilemez ve endişe içinde büyür. Aşırı esneklikle yetiştirilen çocuklar, özdenetim geliştirmekte çok zorlanır. Yaş büyüdükçe kurallı aktivitelerin yapıldığı ortamlara girdiklerinde (kreş gibi) zorlanırlar ve oyunlardan dışlanırlar. Oyun kurallarına uymazlar ve oyunbozan bir çocuk olarak algılanırlar.

Demokratik anne
Demokratik ailelerde evde hem düzen, hem de çocuğa verilen bir özerklik vardır. Anne evde sınırları çok net çizer, makul düzeyde kurallar koyar ve bu sınırlar içerisinde çocuğa seçme hakkı verir. Örneğin; "Hava soğuk olduğu için hepimiz kalın giyineceğiz, ancak hangi kalın kıyafetini giymek istediğini sen seçebilirsin" diyen bir anne demokratik bir yaklaşım sergilemiş olur. Çocuk üzerinde etkileri Bu tür ailelerde yetişen çocuklar sınırlar belli olduğu için kendilerini güvende hissederler. Çocuk kendini kontrol edilmiş hissetmez ve anne-babasına öfke duymaz. Özgüveni gelişir, sınırlarını bilen ve okul gibi disiplini fazla olan yerlerde kurallara uymakta zorlanmayan biri olur. Çocuk, anne-babasından korkmadığı için onlara yalan söylemez, aralarında dürüstlük ilkesine dayanan bir ilişki gelişir.
BİZE ULAŞIN