TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Bedrettin Dalan'ın müthiş cephaneliği

Başlıktaki sözü hatırladınız mı? Bedrettin Dalan'ın başkanı olduğu İstek Vakfı'na ait arazide sürüyle silah ve mühimmat bulunmasını SABAH okurlarına böyle duyurmuştu.
Bunun üzerine ' Ergenekon dostları' harekete geçti: Bu sözün yanlış olduğunu, araziye silahları Dalan'dan başkasının da gömebileceğini belirttiler.
Bedrettin Dalan da ABD'den arayarak, "Orası askeri arazi, kimse giremez, ben de giremem" dedi. Dalan silahların askeriyeye ait olduğunu ima ediyordu.
Derken, GK Başkanı Org. İlker Başbuğ, "Eskiden vardı ama artık gömülü silahımız yok. Ayrıca o arazi askeri bölge değil, isteyen girebilir" dedi.
Yani GK Başkanı, Dalan'ı yalanlıyordu. Peki, acaba silahlar kime aitti?
Yoksa Emniyet'e mi?
Dün bir açıklama da Emniyet'ten geldi: "Elimizdeki silah ve mühimmat tamdır; kayıp ya da eksik yoktur."
Hadi buyurun bakalım!
Buradan çıkan sonuç şudur: ' Dalan'ın müthiş cephaneliği' şeklindeki manşet, yaygara koparıldığı kadar "yanlış ve haksız" değilmiş.
Not: Evet, cephanelik Dalan'ın üstüne kalmış durumda. Peki, gerçek bu mu? Biz siyasetçilerin ve bürokratların gözümüzün içine baka baka söyledikleri yalanlarla büyüdük. Bir kurumun silah envanterinde eksik olmaması, ele geçirilen silahların o kuruma (ya da kurum içindeki paralel bir şebekeye) ait olmadığı anlamına gelmez.
Kendi payıma, verdiği tepkiye bakarak, Bedrettin Dalan'ın cephanelikten haberdar olduğu kanısındayım.
BİZE ULAŞIN