EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Bu bildiriye imza atanları ne yapmalı?

Ben olsam üşenirdim. Tarhan Erdem saymış. 407 akademisyen imza atmış geçen gün yayınlanan 'Cumhuriyet'i ve Hukuk Devletini Savunuyoruz' başlıklı bildiriye.
Bakalım dertleri neymiş.
Bildirinin ilk cümlesi şöyle:
"Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından biri olan üniversitelerde görev yapan öğretim elemanları olarak, 'Ergenekon' adı ile anılan soruşturma sürecinde yaşanan gelişmeleri başından beri kaygıyla izliyoruz."
Şu da kısaca ikinci cümle:
"Bunun bir parçası olarak (...) bilim insanlarımızın ve rektörlerimizin hukuka ve insan haklarına aykırı uygulamalar karşısında bırakılmalarından rahatsızlık duyuyoruz."

***
1) Söyleyin bakalım: Üniversitenin bir Cumhuriyet kazanımı olduğunu da nereden çıkardınız?
Bugün üniversite dediğimiz kurum, önce 'medrese', sonra da 'darülfünun' (fen bilimleri evi/yurdu) adıyla Osmanlı'da da vardı. Üstelik daha cumhuriyet kurulmadan önce kızlarla erkekler birlikte ders görmeye başlamıştı.
1933'te Darülfünun dağıtılıp yerine İstanbul Üniversitesi kurulduysa, buradaki amaç bilim aşkı değil, Ankara'ya biat eden bir kurum oluşturmaktı.
O biat kültürünün, bildiriye imza atanlarda güçlü biçimde sürdüğünü az sonra göstereceğim.
2) Demek Ergenekon soruşturmasını 'baştan beri kaygıyla' izliyorsunuz?
Bu konudaki hiçbir şeyi doğru dürüst izlemediğiniz, kulaktan dolma bilgilerle ya da 'Ergenekon dostu' gazetelerinize göz atarak ahkam kestiğiniz, 'baştan beri' demenizden belli.
Ergenekon soruşturmasının başı, Ecevit'in başbakanlığı döneminde, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yazdığı rapora dek uzanmaz mı? (Yıl 2002)
Bu işin başı 2007'de Ümraniye'de ve Eskişehir'de ele geçirilen cephanelikler değil midir?
Daha geçenlerde Ergenekon Davası ile 2006'daki Danıştay Saldırısı Davası birleştirilmedi mi?
Asıl kaygı duymanız gereken, o silahlar, o saldırılar, cinayetler, karanlık ilişkiler değil mi?
3) Biz sizin "Cumhuriyeti savunuyoruz" dediğinizi çok işittik ama 'Demokrasiyi savunuyoruz' dediğinizi hiç duymadık. Çünkü demokrasiden nefret ediyorsunuz. Onun da sebebi tiksindiğiniz insanları işbaşına getirmesi.
4) Demek hukuk devletini savunuyorsunuz? Güzel! Peki hukuk devleti, istisnasız herkesin, Anayasa'nın ve yasaların kapsama alanında olması değil mi?
Ama siz hocalarınızın, akademisyen arkadaşlarınızın ya da rektörlerinizin bundan muaf tutulmasını istiyorsunuz! "Evleri, çalışma odaları niye aranıyor" diyorsunuz.
Cevap vereyim: Savcıların ve polislerin işi gücü yok, 'spor olsun' diye o aramaları yapıyor. (Görüyorsunuz işte; maytap geçilecek haldesiniz.)
5) Ergenekon iddianamelerini okumadınız değil mi? Hadi onlar binlerce sayfa tutuyor; Darbe Günlükleri'ni de mi okumadınız?
Okumadığınız, kendinizi bilinçli bir biçimde cahil bıraktığınız belli. Eğer okursanız, dünya görüşünüz tepetaklak olacak, başınız dönecek, mideniz bulanacak.
6) Şu biat sorunuyla bitirelim: "Üniversitelerin, Atatürk ilke ve devrimleri konusunda taraf olması gerektiğine inanan bizler..." diyorsunuz.
Üniversite istisnasız her şeyin sorgulandığı bir yerdir. Taraf olduğu değer, bilim ve bilim ahlakıdır.
Bir dogmanın tasmasına boynunu hevesle uzatanlarla dolu bir kuruma üniversite denmez.
BİZE ULAŞIN