EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Gelin bakalım şu meseleyi bir konuşalım

Dünkü yazım Alevi arkadaşları kızdırdı. Ancak niye kızdıklarını anlayabilmiş değilim. İtiraz noktaları tam olarak nedir?
Takip edememiş olanlar için önce olayı özetleyeyim:
Eski Yargıtay Savcılarından Ahmet Gündel, yüksek yargı organlarındaki (Yargıtay, Danıştay, HSYK, Anayasa Mahkemesi) kimi kararların 'mezhepsel' kaygılarla alındığını söylüyor.
Gündel ayrıca, yüksek yargıda görev yapan üyeler arasında, belli bir mezhepten olanların ağırlık sahibi olduğunu belirtiyor. (Mezhep adı vermiyor.)
Ben bu ilginç iddiayı dün köşeye taşıyınca, "Sözü edilen biziz" diyerek Alevi arkadaşlar yazıyı protesto ettiler.
Ancak tam olarak neye kızdıklarını anlayamadım:
"Hayır, yüksek yargı organlarında belli bir mezhebin görece ağırlığı yoktur" mu diyorlar?
"Evet, böyle bir ağırlık olabilir ama bunu niye mesele haline getiriyorsunuz" mu diyorlar?
Soruyorum, çünkü mesajlara baktığımda iki yaklaşımı da görmekteyim.
Bazı Alevi arkadaşlar, "Bunu da nereden çıkardın" diyor ki cevap belli: Kafamdan uydurmuyorum, yüksek yargıyı içeriden tanıyan Ahmet Gündel söylüyor.
Bazıları ise, "Aleviler birçok kurumdan dışlanıyor, bir yerde de ağırlıkları olsun, niye çok görüyorsun" diyorlar ki bu noktada bambaşka ve karmaşık bir tartışma alanına geçiyoruz.
***

Yukarıda değindiklerim makul, aklı başında, belli bir mantığı olan tepkiler.
Bir de salakça laf edenler var: 'Sen Alevi düşmanısın' filan diyorlar.
Böyledir zaten: Darwin hakkında yazarım, 'din düşmanı' derler... TSK hakkında yazarım, 'ordu düşmanı' derler... Kemalizm hakkında yazarım, 'Atatürk düşmanı' derler... Beyinlerin farklı çalışma biçimleri üzerine yazarım, 'kadın düşmanı' derler...
Velhasıl şu üfürükten 'Sen bilmem ne düşmanısın' klişesi her gün karşıma çıktığı için şerbetlendim.
Eskiden derdimi anlatmaya, suçlayanları ikna etmeye çalışıyordum. Baktım ki anlamıyorlar ya da anlamak işlerine gelmiyor; bıraktım.
Yine de şu Alevi düşmanlığı iddiasına kısaca cevap vereyim.
***

A benim ahmak evladım!
Eğer ben Alevi düşmanıysam...
Nasıl oluyor da, Alevi Bektaşi Federasyonu'nun zorunlu din dersleri hakkındaki taleplerini destekliyorum? (8 Kasım 2008)
Nasıl oluyor da Alevilerin katledildiği Malatya, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi olaylarına değiniyorum. (18 Aralık 2008)
Nasıl oluyor da, "Alevilik, İslam'a dahil değildir" diyen bazı Sünniler karşısında Alevi haklarını savunuyorum? (28 Ocak 2008)
Nasıl oluyor da, Alevi nüfusunu düşük gösteren kimi araştırmaların eksik noktalarına değiniyorum. (22 Mart 2007)
Nasıl oluyor da, internetteki birçok Alevi sitesinde benim yazılarım, "Çok doğru söylemiş", "Eline sağlık" diyen okur notlarıyla yer alıyor?
Bilmeden, anlamadan sallıyorsun değil mi?
***

Gelelim eleştirilerime:
Şartlar ne olursa olsun CHP'nin kuyruğundan ayrılmayan Alevileri eleştiriyorum.
Ali Balkız, Kazım Genç gibi Alevi liderleri katletmeye hazırlanan Ergenekon şebekesine ses çıkarmayan Alevileri eleştiriyorum.
Darbecilerin düzenlediği mitinglerde bayrak sallayan Alevileri eleştiriyorum.
Benim açımdan olay budur. Anlaşıldı mı?
BİZE ULAŞIN