EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Baykal ile Bahçeli "büyük oyunun" neresinde duruyor?

MHP Başkanı Devlet Bahçeli, yedi askerin şehit olduğu Tokat saldırırsına değinerek, Başbakan Erdoğan'ın ABD'den sonra yapacağı Meksika ziyaretini keserek, Türkiye'ye dönmesini istedi.
CHP Başkanı Deniz Baykal ise Bahçeli ile aynı cümleleri kurmadı ama kararı Başbakanın vicdanına bırakarak, dönemsinin iyi olacağını ima etti.
Bu iki liderin çağrılarını bir an için unutalım ve Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyaretine değinelim.

***
Dün TV'de bir spiker, telefon bağlantısıyla Washington'daki kanal temsilcisine, 'Yarım saat olarak planlanan görüşmenin iki saate uzamasının ne anlama geldiğini' soruyordu.
Karşı taraf da gayet ciddi biçimde bu "uzamanın" ne manaya geldiğini anlatıyordu.
Halbuki görüşmenin uzadığı filan yoktu.
Peki, ne olmuştu?

***
Cevabı bulmak için büyük oyuna bakalım:
Başkan Obama dönemi ABD'sinin kurmaya çalıştığı yeni dünya düzeni açısından, faraza üç çok önemli ülke varsa, bunlardan biri Türkiye.
Başbakan Erdoğan, Başkan Obama'nın hedefini, Türkiye'nin çıkarına görüyor. (Erdoğan, yani sivil siyaset yalnız değil elbette, siz buna Genelkurmay Başkanını da katın.)
Bunun için de yeni dünya düzenini kurulmasında aktif rol alıyor.
Ne isim verirseniz verin: Bölgenin başaktörü, santrforu, lokomotifi, model ülkesi Türkiye...
Ama bölge deyince geniş düşünün: Kafkaslar, Balkanlar, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika, Ortadoğu... Ve taa Kazakistan'a, Orta Asya'ya kadar uzanan bir şerit.
Ermenistan yakınlaşması, Suriye ile vizenin kalkması, Kazakistan görüşmeleri, İran ziyareti, Irak ve Kürdistan ile yakın ilişkiler, Nabucco projesi, Kürt sorununu çözme çabaları hep bu hedefin birer parçası.

***
Olaya böyle bakınca cevap da kendiliğinden ortaya çıkıyor:
Böylesine geniş ve önemli bir coğrafyadaki temel meselelerde ABD ile aynı frekansta olan bir ülke var.
Böyle bir ülkenin Başbakanı ile görüşmeye hiç yarım saat ayrılır mı?
Her dakikası haftalar önceden planlanmış ABD Başkanı ile yapılacak bir görüşme 10, taş çatlasa 15 dakika uzar. Ama yarım saatten, iki saate çıkılmaz.
Peki olay ne? Basit:
Aslında görüşme bir buçuk, iki saat olarak planlanıyor ama medyaya "yarım saat" deniyor.
Görüşme "sözde" uzayınca da, büyük bir merak yaratılmış, ABD'nin Türkiye'ye verdiği önem simgesel olarak da gösterilmiş oluyor.
Şöyle de bakılabilir: Yarım saatlik görüşme destek ya da tavsiye almaya işaret eder. İki saatte ise karşılıklı fikir alışverişi ve pazarlık vardır.

***
Yine dönelim ulusal siyasete:
Önce yukarıda anlatmaya çalıştığım büyük oyunu gözünüzün önüne getirin.
Ardında bu oyunun içine Türkiye'nin Başbakanını koyun. (İsim önemli değil, bugün Tayyip Erdoğan, yarın başka biri.)
Sonra da cevap verin: Baykal ile Bahçeli'nin böylesine büyük bir oyundaki rolü nedir?
Ben cevap vermeyeyim, kendiniz takdir edin. Birden fazla şıkkı işaretleyebilirsiniz:
a) Önemli/önemsiz, b) Akılcı/fanatik, c) Yapıcı/yıkıcı, d) İyimser/karamsar, e) Küresel/ yerel, f) Mantıklı/mantıksız, g) Özverili/bencil, h) Miyop/hipermetrop, i) İyi niyetli/kötü niyetli...
Not: Tokat'taki saldırıyı küçümsemiyorum elbette ama bunların yapılacağı aylar öncesinden belliydi. Koca bir terör piyasasının bitmesine kolayca izin vermezler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.