Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

Mahyalara ne yazmalı? (2)

Geçen günkü "Mahyalara ne yazmalı" başlıklı yazıma çok sayıda mesaj geldi. Gördüm ki bir noktayı açmak gerekiyor.
Mahya yazmak, topluma genel bir mesaj vermektir... Doğru mu? Doğru... Ben de diyorum ki: Eğer mesajı topluma veriyorsanız, o toplumun özelliklerini de dikkate almanız gerekir.
Diyanet İşleri, kötü niyet taşımasa da, topluma çelişkili mesajlar verebiliyor.
"Oruç tut, sıhhat bul" mahyası bunlardan biri... Burada sözün kimin (Hz. Muhammed) tarafından söylendiğine değil, toplum tarafından nasıl algılandığına bakılmalı.

Dindar hastanın 'mantığı'
70
yaşlarındaki akrabamız Parkinson hastalığına yakalanmıştı. Gündelik işleri yapmakta fevkalade zorlanıyordu. Doktor ilaçlar yazdı. Hasta kısa sürede kendini toparladı. Durumu hiç de fena değildi.
Derken ramazan geldi. Birkaç gün sonra hastanın eski haline döndüğünü öğrendik. Niye ki? Meğer oruç tutmaya başlamış... Bu yüzden ilaçları, doktorun dediği vakitlerde değil de, iftarda ve sahurda almış. Düzen bozulunca ilaçlar işe yaramamış, Parkinson geri dönmüş.
Aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Ama dindar hastamız, "Baksanıza koskoca mahyada yazıyor, oruç tutarsam sıhhat bulurmuşum" deseydi, ona ne cevap verecektik?

Herkese aynı mesaj verilmez

Oruç tutmak hastalara farz değil. Vatandaş, Diyanet'e sorduğunda, "sağlığınızı bozacaksa oruç tutmayın" cevabını alıyor... Ama aynı Diyanet, "Oruç tut, sıhhat bul" hadisini mahya olarak camilere yazdırıyor. Bu toplumda her türden Müslüman var: Kimi okumuş, kimi okumamış... Kimi zeki, kimi değil... Kimi akılcı, kimi fanatik...
Siz bu insanlara çelişik mesajlar verirseniz... Elbette bir kısmı Peygamber'in dediğini önemseyip, diğer mesajları kulak ardı eder.
Diyanet bugüne kadar "Hastalar oruç tutmasın" diye bir mahya yazdırdı mı? Hayır! (Zaten uygun düşmez ama konumuz o değil).
Yani... Herkese ulaşan "büyük" mesajda "oruç tutarsan sağlıklı olursun" denirken... Tek tek şahıslara kâh ulaşan, kâh ulaşmayan "küçük" mesajda, "hastaysan, sağlığını daha da bozacaksa oruç tutma" deniyor.
Kafa karıştırıcı bir durum! Bunu çözmek için insanların belli düzeyde din bilgisine sahip olarak; aklını, mantığını, zekâsını kullanması gerekiyor.
Tamam ama toplum öyle değil ki!

Şeker hastası kötüleşti
Bizzat yaşadığım diğer örnek şeker hastası olan bir hacı akrabamızla ilgili. İlaçlarla ve özenli beslenmeyle şekerini kontrol altında almıştı.
Öte yandan dindar bir insan olarak da oruç tutma arzusundaydı. Bir ramazan heves etti, tuttu. Ancak ikinci günden itibaren bütün dengesi bozuldu. Şekeri bilmem kaça fırladı.
Hemen orucu bıraktı ve eski yeme-içme düzenine döndü. Ancak iş işten geçmişti. İlaç almasına, perhizine daha da dikkat etmesine rağmen, şeker seviyesinin inmesi ve vücudun dengesini bulması haftalar sürdü.
Özetle: Elbette oruç bazı durumlarda insanın beden ve ruh sağlığını olumlu yönde etkiler. Ancak yukarıda verdiğim örneklerde olduğu gibi, bazı durumlarda da sağlığı kötüleştirir.
Madem toplumda birçok kişi cahilce işler yapabiliyor. Mahyalara, herkese hitap eden mesajlar yazmak daha doğru değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA