EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Şam'a girme fantezileri

Tuhaf bir dönemden geçiyoruz. Tartılmamış, ölçülmemiş, önü arkası düşünülmeden sarf edilmiş laflar ortada dolaşıyor. Bunlardan biri Türkiye-Suriye arasındaki askeri güç dengesiyle ilgili...
Süreç buzdolabına kaldırılmış olsa da Avrupa Birliği Bakanlığı süren Egemen Bağış... Geçenlerde girişimci kadınlarla (KAGİDER) yaptığı sohbet toplantısında, "Türkiye'nin askeri gücü Suriye'yi birkaç saatte yerle bir edecek noktadadır..." demişti.
Dün de AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, bir TV programında, "Bugün Türkiye arzu ederse 3 saatte Şam'a varır" demiş.
Nicelik açısından bunlar gerçeği yansıtan sözler olabilir: Asker, uçak, tank sayılarını kıyasladığınızda, Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye'ninkinden üstün.
Ancak bu tip kıyaslamalar fevkalade yanlış. Çünkü mesele, iki komşu ülkenin savaşmasından ve birinin diğerini yenmesinden ibaret değil.

Sünni saldırısı sanırlar
1) İşgal sonrasında öyle bir dönem geliyor ki galip taraf, "Keşke bu işe hiç girişmeseydik" diyebiliyor.
Hatırlayalım: Dünyanın en büyük askeri gücü olan ABD, çok kısa sürede ve çok az kayıp vererek, 2003'te Irak'ı işgal etti.
2011 sonunda Irak'tan resmen çekildiğinde, 4 bin 500 askeri ölmüş, çok daha fazlası yaralanmıştı.
"Düşman" güçlerin (Saddam'ın askerleri ve direnişçiler) kayıpları elbette büyüktü. Ancak ABD kamuoyunu kendi kayıpları ilgilendiriyordu.
Peki, Şam'a girmenin bizim için maliyeti ne olacak? Kaç şehit? Kaç yaralı? Kaç para?
2) Türkiye'nin Suriye'yi işgal etmesi, Şii âlemini ayağa kaldırır. Çünkü Özgür Suriye Ordusu; muhalif Sünni gruplara ve Ortadoğu'nun dört bir yanından gelen, bazı uzmanların ifadesiyle " Cihadcı, El Kaideci" Sünni İslamcı savaşçılara dayanıyor.
Türkiye, Özgür Suriye Ordusu'na yardım edince, ister istemez, o gruplara da yardım etmiş oluyor. Bu yüzden de Şiiler şu sıralar rahatsız. "Esad'dan sonra bunlar bizi katleder" diye düşünüyor.
Dolayısıyla Türkiye'nin Şam'a girmesi, Şii âlemini çılgına çevirir. Var güçleriyle direnişe yardımcı olurlar. İktidar boşluğu doğacağından, Sünnilerle Şiiler birbirini boğazlayacaktır.

Çıkış kâbus olabilir
3) Bir yazıda, "Suriye'yi, Rusya olarak görün" demiştim. Tartus limanında, Rusya'nın Akdeniz'deki tek üssü var. Ayrıca Suriye ordusu Rus silahlarıyla donanmış durumda. Yani Suriye, Rusya için hem pazar, hem de gözetleme ve operasyon noktası.
Sadece sayılara bakarsanız... "İşi uzatmayayım, üç-dört saatte Şam'a gireyim" dersiniz... Sonra ne mi olur?
Rusya, NATO üyesi Türkiye'ye savaş mı açar? Elbetti ki hayır! Hiç öyle şey olur mu?
Ama Putin düşmanı fanatik bir terörist grup, Türkiye'ye doğalgaz veren boruları havaya uçuruverir. Gaz akımı birkaç hafta duruverir. (Hay Allah, tam da kış yaklaşırken, sırası mıydı?)
El altından desteklenen PKK'nın ise neler yapabileceğini, hangi çılgınlıklara başvurabileceğini yazdığımda... Bazı okurlar, "Eşeğin aklına karpuz kabuğunu sokma" demişlerdi. O yüzden tekrarlamıyorum.
Velhasıl bu işlerde girmek kolay ama çıkmak zordur. Giriş fantezisi, çıkış kâbusuyla sonuçlanabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN