MERYEM GAYBERİ

MERYEM GAYBERİ

24 Temmuz 2018, Salı

‘Diktatör’ hep başkası!

CHP ve Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 24 Haziran seçimleri yenilgisinin travmasını bir türlü üzerinden atamadı. CHP'nin yandaş medyası ve sosyal medya trolleri, partileriyle ilgili en iyi niyetli öneri ve şikâyete bile çok sinirleniyor.

Gazeteci olarak her parti hakkında yorumda bulunabilirsiniz ama CHP'ye dair iki kelam ederseniz saldırı başlıyor. Bunların en hafifi, "Sen CHP'li misin boş ver işine bak" şeklinde oluyor. Hâlbuki onlar istedikleri kadar Başkan Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli hakkında atıp tutma hakkını kendinde görürken sizin en küçük CHP ya da Kılıçdaroğlu eleştirinize tahammülleri yok.

***

Başkan Erdoğan'a hakareti aşan saldırılar yapıyorlar, 'diktatör' bile diyorlar ancak, siz 9 seçim kaybettiği halde koltuğa yapışan Kılıçdaroğlu'nun CHP tabanında bile artık istenmediğini söylediğiniz an kızıyorlar. Onlara göre 'tek adam' hep başkası, 'diktatör' hep başkası…

Oysa görünen köy kılavuz istemez. Muharrem İnce ve ekibinin başlattığı olağanüstü kurultay talebi için imza toplama eylemi, hızla hedefine yaklaşıyor. Yıllardır CHP'ye oy veren, atadan-dededen Halk Partili sokaktaki CHP seçmeni dahi, "Kemal beyle olmuyor, lütfen çekilsin artık" diyor.

***

Değişim isteyen CHP delegelerinin imzalarının bu kadar kısa sürede yeter sayıya yaklaşması karşısında şok olan CHP yönetiminin, delegelere baskı ve şantaj yaptığı yönündeki iddialar medyaya yansıdı. Örneğin CHP PM üyesi Erdal Aksünger, açık açık ''Genel Merkez'de kurultay için imza verenlere ciddi baskı var. Bu işin başında Bülent Tezcan geliyor'' dedi.

Kılıçdaroğlu'nun da CHP'li belediye başkanlarını sıkıştırarak delegeleri imza vermekten vazgeçirmeye çalıştığı hatta, kurultay isteyen belediye başkanlarına, onları bir daha aday yapmayacağını söylediği, başkanların da "koltuklarını kaybetmemek" için tanıdıkları delegelere baskı yaptığı bile söyleniyor.

***

Şimdi bu gelişmeler üzerine 'demokrat' ve 'özgürlükçü' Kılıçdaroğlu'nun ne yaptığına bakalım. Durduk yere Başkan Erdoğan'a saldırmaya, hakarete, iftiraya başladı. Her zaman en iyi yaptığı iş. Erdoğan şimdilik sadece mahkemeye veriyor, sözlü olarak Kılıçdaroğlu'na cevap vermiyor. Ama cevap verdiği anda "Erdoğan ülkeyi kutuplaştırıyor" diye sızlanacaklarını da adımız gibi biliyoruz.

İnce'nin yaklaşan ayak seslerini bastırmak için Erdoğan'a hakaret ederek gündemi başka tarafa çekmeye çalışan Kılıçdaroğlu'nun bu kez başarılı olamayacağını düşünüyorum. Zira CHP tabanı bile Kemal beyin, seçim yenilgisinin hesabını vermek yerine bu kadar basit bir oyalamaca taktiğine gitmesini yemiyor artık…

SON DAKİKA