MEHMET SAİT KILIÇ MEHMET SAİT KILIÇ

Reis Ayasofya'yı yeniden cami yapıyor!

Hazindir, Amerika ve Avrupa "kendilerine bağımlı bir Türkiye" ve "Kürt devleti" sevdasından vazgeçmiyor...

PKK, PYD, YPJ ve YPG örgütlerini arkalamaktan geri durmuyor...

Biz de bunun üzerine Ayasofya'nın konumunu yeniden "sorgulamaya" yöneliyoruz...
Sırf bunun Cumhurbaşkanımız tarafından telaffuz edilmesi bile ecnebilerin dişlerini gıcırdatmalarına, yeniden domuzluk etmelerine hatta kılıç sallamalarına yol açabilir...

Bildiğiniz gibi Erdoğan, geçen Cumartesi Ayasofya Müzesi'nde düzenlenen "Yeditepe Bienali"nin açılışına katıldı ve konuşma yaptı. Yunan basını kafayı yedi...

Herifler, "Bu durum, Yunanistan için kabul edilemez"... "Tayyip Erdoğan, Cuma namazını Ayasofya'da kılmaya hazırlanıyor" gibisinden haberlere imza attılar...

Evet, Ayasofya'nın yeniden cami yapılmasının irdelenmesi hem önemlidir hem de tehlikelidir.

Çünkü Ayasofya salt "cami" ya da "kilise" değildir. Ayasofya İstanbul'un fethinin ve Doğu Roma İmparatorluğu'nun yıkılışının simgesidir...

Ayasofya'nın yönetimi İstanbul'un, İstanbul'un yönetimi Türkiye'nin, Türkiye'nin yönetimi de İslam aleminin yönetimi anlamına gelmektedir...

Ayasofya'nın idaresi (gerçek anlamda) hâlâ elimizde olmadığına göre yukarıdaki formülü tersten okuyabiliriz...

Demek ki Ayasofya'nın yeniden camiye dönüştürülmesi bir müzenin (bir kilisenin) camiye dönüştürülmesinden çok daha fazla bir şeydir.

Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması demek, "Osmanlı Medeniyeti"nin yeniden tarih yazmaya başlaması demektir.

Açıkçası Ayasofya İstanbul'un fethinin simgesidir. Müze değil camidir. Müslümanların şevket ve haşmetinin sembolüdür. Osmanlı ruhunu gösteren somut bir örnektir. İslam birliğine vesile olacak kutsal bir mabettir.

Bediüzzaman, "Alem-i İslam'ı... memnun etmek için, Ayasofya'yı müzahrefattan (sahteliklerden, süprüntülerden) temizleyip ibadet mahalli yapmak...(gerek)..." demiştir.

Demek ki böyle bir hamle İslam aleminde bayram havasının esmesine neden olacaktır...

Kaldı ki, milletimiz de bu kutsal mekanın ilelebet müze olarak kalmasını istemiyor...

Öte yandan, bu saatten sonra Ayasofya'nın yeniden kiliseye çevrilmesi olanak dışıdır. Böyle bir şey ancak Haçlılar'ın ülkemizi işgaliyle gündeme gelebilir ki, bu da ne yakın gelecekte ne de uzak gelecekte mümkün değildir. Ya da halkın talebiyle böyle bir şey olabilir. Ona da İstanbul'un sosyolojik yapısı izin vermez. Haliyle bu şık otomatikman devre dışı kalıyor.

Böylece elimizde Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi dışında başka bir seçenek kalmıyor...

Burada dikkat çeken bir başka nokta da Bediüzzaman'ın bu mevzudaki öngörüsüdür...

Şöyle ki, o Ayasofya'nın yeniden cami olarak açılmasını "Hristiyanlığın İslamiyet"e yeniden tabi olmasının bir işareti olarak görür ve böyle yorumlar...

Kendisi, ''Ayasofya, Hıristiyanlığın İslamiyet'e devir ve tesliminin bir abidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilecektir'' demiştir.

Eğri oturup doğru konuşalım, ama bugün ama yarın bu bir şekilde olacak.

Madem ki eninde sonunda olacak bu şey, neden şimdi olmasın?

Diğer yandan, Sultanahmet'te cami sıkıntısı olmadığı, Müslümanların çevre camilerde namaz kılma ihtiyaçlarını yerine getirebileceklerini söylemek de anlamsızdır.

Zira mesele sadece Ayasofya'da namaz kılmak meselesi değildir...

Ayrıca, Ayasofya'yı camiye çeviren kişiyle de ilgili bir çok müjde vardır...

Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi, Büyük Türkiye'nin Batı'ya karşı zaferini göstereceği gibi, yerli-yabancı Türkiye düşmanlarının da hain planlarını akim bırakacaktır...

Aksi takdirde Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya Camii'nin statüsünü tebdil edenlere ettiği beddua bizi de çarpabilir...

Risale-i Nur'ları, Diyanet İşleri Başkanlığı eliyle bastıran Erdoğan, inşallah yakın bir zamanda Ayasofya'yı da yeniden camiye çevirecek ve bu müjdeye mazhar olacaktır...

Ama tabii, fırsat sakal altından geçer. Bu işi kertesine ve punduna getirmek en doğrusudur...

Ama gene de biz tilki uykusuna yattık ve bu müjdeli haberi Reis'ten bekliyoruz...

Unutmadan, İspanya'da İslam'ın fethini temsil eden Kurtuba Camii'ni Hristiyanlar kiliseye çevirmişler ve o gün bugündür kilise olarak kullanıyorlar...

Elhasıl: Bu konunun önemini kefere anladı ama bizim solcu eşekler anlamadılar.

Ne yani, ille onların da anlaması mı gerekiyor?

Varsın onlar da anlamasınlar!

Nasıl olsa gene atı alan Üsküdar'ı geçecek, muhaliflere de gene ikindiden sonra dükkanı açmak kalacak...

Şimdiden "geçmiş ola!"

BİZE ULAŞIN