Mehmet Sait Kılıç

Dağ fare doğurdu

Yazıya Cumhurbaşkanımızın şu sözleriyle başlayalım: "PYD ve YPG birer terör örgütüdür. Bu terör örgütlerinin bu tür bir yapılanmaya gitmesine vesile olanları tarih affetmeyecektir..."

YPG'li İngiliz Joshua Walker'dan sonra İngiltere Yüksek Mahkemesi'nde, "terör eğitimi almak, Suriye'de terör örgütlerine destek vermek ve YPG'ye katılmak" suçlamasıyla yargılanan ikinci kişi James Matthews oldu.

Bu teröristin evi İngiliz polisi tarafından basıldı. Cep telefonuna ve dizüstü bilgisayarına el konuldu...

İngiliz hükümeti bu terörist üzerinden İngilizlerin Suriye'ye gitmelerine ve terör örgütlerine katılmalarına engel olmaya çalıştı. Öyle ki savcı iddianamesinde Matthews hakkında 10 yıl hapis cezası istedi. Bu büyük bir davaydı. Gel gör ki dağ fare doğurdu...

Yaklaşık 1 yıldır görülen dava geçen gün karara bağlandı. İngiliz Yüksek Mahkemesi 43 yaşındaki Londralı Matthews'in beraatına karar verdi.
Beraat kararı, dosya savcısının kanıt yetersizliğini ileri sürmesinden sonra verildi. Mahkeme sanık hakkında mahkumiyet kararı vermek için yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle topu taca attı.

Kararı; BBC, Daily Mail, The Guardian gibi ana akım medya organları, "YPG'ye katıldığı için İngiltere'de yargılanan eski askere beraat", "Suriye'de savaşan İngiliz'e açılan dava düşürüldü", "İngiliz askerine açılan terör davası düşürüldü" başlıklarıyla verdi.


Ayrıca The Guardian gazetesi sanık avukatlarının evrensel hukuk kurallarını hiçe sayan savunmalarını yayımladı.

İşin acıklı yanı, söz konusu teröriste yapılan bu ayrıcalık, terörizmle amansız bir mücadele içinde olduğunu iddia eden Batı'da, "biz böyle mi teröristlerle savaşıyoruz" şeklinde bir tepkiye bile yol açmadı...
Bir teröristin yediği haltlar nereye kadar makbul, nereden sonra tu kaka?
Bunun bir kriteri, bir sınırı var mı?

Örneğin, "evet, biz Türkiye'yi bölmek için şu şu haltları yedik" dediği zaman kucaklayıp affedeceksiniz, "ama Batılı devletler adına da şu kişiler şu naneleri yemişti" diye konuştuğu zaman mı karşı çıkacaksınız?

"İşimize gelen terörist iyidir, işimize gelmeyen terörist kötüdür" diye bir nalıncı keseri var mı yahu?

Pandora'nın kutusunu sonuna kadar açacaksın, sonra da kutudan iğrenç kokular çıktı diye kafayı yiyeceksin... Var mı böyle bir çifte standart? Onur kumkuması Batı medyası, hadi bunu da tartışın bakalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.