MUSTAFA TAHA DAĞLI MUSTAFA TAHA DAĞLI

Son Suriye hamlelerinden neler anlıyoruz?

ABD Başkanı Donald Trump "çekiliyoruz", Fransa ise "geliyoruz" dedi. Peki bu açıklamalar tam olarak ne anlam ifade ediyor?

Donald Trump başkan adayıyken de Ortadoğu'da olma fikrine karşıydı.
Seçildikten sonra da Irak veya Suriye'de kalıcı olmak yerine ayrılma düşüncesini ön plana çıkardı.
Birkaç kez Suriye'de olmaktan memnuniyet duymadığını ifade etmişti.
Sonunda "çok yakında çekileceğiz" dedi.

Aynı dakikalarda ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün "haberim yok" açıklaması, Suriye'den çekilme planının Trump'ın şahsına ait bir düşünce olduğunu gösteriyordu.

Pentagon daha önce PKK-PYD'ye yarım milyar dolarlık bütçe ayırdı.
Ayrıca Suriye'de 20'ye yakın askeri üs kurdu.
Son olarak Deyruzzor kentinde Suriye'deki en geniş kapsamlı Amerikan üssünün inşaatına başladı.

Amerikan ordusu Suriye'de kalıcı olmaya yatırım yaparken, ABD Başkanının "çekiliyoruz" demesi Beyaz Saray ile Pentagon arasında Suriye başlıklı görüş ayrılığının daha da sivrildiğinin göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Trump birkaç gün sonra bir adım daha attı. PYD terör örgütü için ayrılan 200 milyon dolarlık bütçeyi iptal etti.

Anlaşılan şu ki, ABD Başkanının kafasında Suriye ve Irak hatta PKK-PYD konusunda hiçbir politik plan yok aksine bu bölgeyi kendi siyasi haritasından çıkarmış.
Ama Pentagon, Amerikan Ortadoğu politikasına mümkün olduğunca Trump'ı karıştırmadan devam etme peşinde.

Bu arada Tillerson gibi diyalogdan yana bir Dışişleri Bakanını kovan yerine Irak işgalini savunan Mike Pompeo'yu bakanlığa getiren de "Suriye'den çekileceğiz" diyen Trump'dı.
Yine savaş yanlısı John Bolton'u Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı yapan da Trump'ın kendisiydi.

Trump madem bu kadar Suriye'den kaçmak istiyor o zaman neden Suriye'de kalıcı olma planları yapan Pentagon'la aynı çizgideki iki ismi tam da bu süreçte göreve getirdi.
O halde bu son iki görev değişikliğinde de, kararları Trump ilan etmiş olsa da, Trump dışı akıl devreye girmiş.

Amerika Başkanının biri özel hayat diğeri ticari olmak üzere başını yargıyla fena halde derde sokan iki davası var. Kaldı ki bu davalardan biri, Trump'ın azledilmesine kadar gidebilir.
Trump böyle bir ortamda "Suriye'den çekileceğiz" diyerek kendine anlık bir çıkış yolu aramış da olabilir.

Peki Trump'ın "Suriye'den çekileceğiz" demesinin hemen ardından Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Elize Sarayında PKK-PYD terör örgütünün elebaşlarını ağırlaması ve PYD'ye garanti verip, arabuluculuk önermesini nasıl okumak gerek?

Fransa'nın 20 Ocak'ta başlayan ve sadece PKK'yı hedef alan Zeytin Dalı harekatına karşı bakışını hatırlamakta fayda var. Hem Fransa Cumhurbaşkanı hem de Dışişleri Bakanı harekat boyunca sürekli PKK'nın yanında saf tuttu.
PKK, Afrin'de hezimete uğrayınca Fransa "Türkler bari Suriye'de başka yerde PKK'yı hedef almasın" diye teröristlere kol kanat gerdi.

Fransa'nın PKK bağı eskidir ama Suriye ile olan irtibatı daha da eskidir.
Lübnan da Suriye de Fransa'nın eski sömürgesidir.
Fransa 60 yıl önce terk ettiği Afrika'da 14 ülkeyi bugün hala sömürmektedir.
Afrika'da 14 ülkeye 60 yıldır yaptığını da bugün hem Lübnan hem de Suriye'de devam ettirme peşindedir.

Şunu unutmamak gerekir ki, Fransa ABD'nin 2014'te kurduğu ve tekel haline getirdiği sözde DAEŞ'le mücadele koalisyonunda yer alarak, Irak ve Suriye'de asker bulunduruyor.
Bugün Fransa'nın bir ayağı Lübnan'da, hatırlayın Kasım ayındaki krizde Lübnan Başbakanı Hariri'yi Suudi Arabistan'dan alıp getiren Fransa'ydı.
Aynı Fransa bugün dünyanın gözünü diktiği Doğu Akdeniz doğalgaz rezervlerinde kurduğu masayla Lübnan'daki yerini sağlamlaştırdı.
Lübnan üzerinden aradığı doğalgazın bulunduğu Akdeniz'e çıkan yol ise Suriye'den geçiyor.

BİZE ULAŞIN