Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

28 Mayıs 2018, Pazartesi

Tarih yapanları da yıkanları da yazar

Külliyeyi yıkacak, Kanal İstanbul'u iptal edecek, yerli otomobil projesini de nükleer santrali de durduracak, Suriyelileri gönderecek belki köprüleri de yıkacak.
Muharrem İnce'nin ekonomi politikası böyle.

Dolar üzerinden yapılan ekonomik saldırı onların umurunda değil.
İşlerine bile geliyor.
Türkiye batsa, oh oldu diyecekler, tam o durumdalar.

Fırsat bu fırsat, peş peşe Cumhurbaşkanlığına soyundular.
Gündem ekonomi olunca, ekonomiyi nasıl düzeltecekler, seçmen merak ediyor.
Muharrem İnce'nin ekonomik açılımını izleyince, tamam diyorsunuz.
Her şey çok net ortada.
Doları bir günde düşüreceğini söylüyor, nasıl yapacak, orası belli değil.

Demek ki Erdoğan gitsin de bu doları çıkaranlar, o zaman doları düşürecekler, İnce'ye böyle fısıldamışlar.

Bir diğer dikkat çekici husus da şu.
Ekonomi üzerinden bu kadar konuşan Muharrem İnce'nin ekonomik vaatleri arasında numunelik bile üretkenlik olmaması.
Güçlü ekonomi diyor ama çalışmak, üretmek, onu yapmak, bunu inşa etmek yok.
Aksine yıkıp, yakmak, kovmak var.

Tasarruf planları, külliyeyi yıkmak, Kanal İstanbul'u iptal etmek, Nükleer santrali durdurmak, Suriyelileri göndermek.
Bir de diline doladığı "çok masraf oluyor" dediği köprüler var, belki onları da yıkacaktır.

Yani Türkiye'nin geleceğini yok edecek, demek istediği budur.
Bu saydıkları Türkiye'nin belki bugünü için değil ama yarını için inşa edilmiş icraatlardır.

Üçüncü köprünün, Kanal İstanbul'un, Nükleer santralin faydasını bugün görmüyoruz belki ama emin olun 15-20 yıl içerisinde bizim çocuklarımız göreceklerdir.

Biz dün nasıl Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptıkları, inşa ettikleri için "keşke bunlar 20 yıl önce yapılsaydı" diyorduk, yarın da aynısı olacak.
Bugün yarın için yapılanları durdurmak, Türkiye'nin geleceğini ipotek altına almaktır.
Türkiye'yi, 70'lere geri göndermektir, bir anda Mısır'a çevirmektir.

Mesela Yavuz Sultan Selim köprüsüne "boşuna masraf" diyen zihniyet, buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a laf sokup, oy devşirmeye çalışıyor ya, ah bir bilseler bunu yaparken ne komik duruma düştüklerini.
Çünkü o köprünün vazgeçilmez bir değeri var ve dünya ticaretinin yönü değiştiğinde herkes görecek, o köprü neden yapılmış, niye yapılmış diye.

Ya da Suriyeliler meselesi. Bunu masraf olarak gören zihniyet, Suriyelilerin bugün 5 binden fazla işletmede aralarında Türklerin de olduğu binlerce kişiye istihdam sağladığını ve ekonomiye kaynak oluşturduğunu bilmeyecek kadar cahiller, maalesef.

Nükleer santrali saymıyorum bile, Muharrem İnce güneş enerjisiyle Türkiye'yi hangi lige sokar onu hesaplasın.
Ama kimse şunu unutmasın.
Tarih yapanları da yıkanları da yazar.

SON DAKİKA