ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Ve sular ve bardaklar ve fırtınalar

Kaçınız Suriye sınırını gördünüz?
Ya da şunu sorayım: Kaçınız mayın gördünüz?
Ben elli yedi senedir bu ülkede yaşıyorum, Suriye sınırını görmedim. Askerlik yaptım ama hiç mayın da görmedim. Filmlerden bilirim.
Bunun bir "eksiklik" olduğunu da hiç sanmıyorum, "orada bir köy var uzakta" edebiyatı ilkokul öğrencileri içindir.
Benim gibi milyonlarca vatandaş var.
Ve de Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi ya da temizlenmemesi onları hiç ilgilendirmiyor.
Öyle olmasaydı, Zeynep Tokuş'un tek celsede boşanma haberi gazetelerde manşet yanına yerleşmezdi (mayınlar yirmi ikinci sayfada)...
Ama gazeteciler sahtekârlık ediyorlar.
Politikacılar da öyle.
Hükümet bu mayınları temizleme işini bir İsrail firmasına verecekmiş, onlar da temizleyecekleri araziyi kırk dört yıllığına kiralayıp orada tarım yapacaklarmış. Yüzlerce köylüye de iş bulunacak. Mesele bu.
Asker "ben yapamam" dedi. Türkiye'de bu mayınları temizleyecek teknoloji de yok, sivil babayiğit de. İş çaresiz yabancıya kaldı.
İktidar bu konuda "dediğim dedik, çaldığım düdük" tavrını sürdürdü, kanun meclisten tabii ki geçti, bu arada muhalefet de sırf muhalefet etmiş olmak için kıyametleri kopardı.
Dinci basın, mayınları İsrail temizleyeceği için ayağa kalktı, bir Suudi firmasına verilse gıkları çıkmayacak...
Faşolar, topraklarımız satılıyor diye dellendiler, ellerinden gelse bütün yabancı sermayeyi kovalayacaklar, aç oturacağız.
O sınıra iki milyon Yahudi yerleştirilecekmiş, bunlar Türkiye'yi böyle böyle ele geçireceklermiş...
İsrail'in toplam nüfusu yedi buçuk milyon.
Suriye sınırına gideceklerine İstanbul'a gelseler de üzerine ölü toprağı serpilmiş adalar canlansa...
Kürtçülük yapan liberaller de "PKK üyeleri ölmesin, şeker de yiyebilsinler" kafasında gidiyorlar! Bir tek Kürt'ün burnu kanasa Türk ordusu karşısında onları bulacak!
Ve de hayatında Suriye sınırını Yeşilçam, mayın tapasını da Hollywood serüven filmlerinde ancak görmüş gazeteciler, yazıyorlar babam yazıyorlar...
Tıpkı, sabahtan akşama kadar Serdar Ortaç dinleyip sonra da Leyla Gencer hakkında yazdıkları gibi...
Hükümetin yaptığı her iş, hükümet tarafından yapıldığı için "bizatihi" kötüdür. Ama bu şimdilik kaydıyla böyledir. Hükümet bizim patrona orman arazisi içinde site yapıp birkaç milyon dolar daha kazanma fırsatı verse, eh o zaman Suriye sınırını da istediğine verebilir, sakınca kalmaz...
Ne dersiniz? Suriye sınırı yabancı firmaya mı kiralansın, solculuk edip emekçi halka mı dağıtalım, sağcılık edip toprak ağalarından birkaçına kıyak mı yapalım?
"Bana ne yahu" mu dediniz?
Sizi gidi göbeğini kaşıyan ve bizim gazeteyi yeterince satın almayan ampul kafalılar sizi... "Bizimkiler" gelip şöyle on-on beş yıl gitmeyince görürsünüz gününüzü! Kodesten çıkabilirlerse gelecekler.

BİZE ULAŞIN