ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Eşekliğin dibi yoktur

Birkaç gün öncesinin geyiği: Bir televizyon programında, canlı yayında, başkan Obama'ya bir sinek musallat olmuş...
Bizim stüdyolarımızda çok şükür sinek bulunmazdı, fakat o sabah yayınlanan yemek programının stüdyoya sinmiş buram buram soğanlı kıyma kokusu ünlüydü... Eski Star stüdyosunda da Cağaloğlu Hamamı'nın kömür tozu yoğundu. Genzime kaçardı, kameraya konuşurken dayanamayıp yutkunurdum, bir gün sokakta bana dediler ki: Ağabey, senin o yutkunmalarınla verdiğin gizli mesajı biz çok iyi anlıyoruz, o yutkunmayla hükümete ne biçim giydiriyorsun, helal olsun!
Bugünkü konumuz eşeklik de, o bakımdan efendim...
Obama, sineği "tek hamleyle" ezivermiş.
Bu haber oldu. Kimi yayın organları "sineği yere yıktı" falan da dediler. Gerçi daha önemli haberleri de yok değil: Süreyya Yalçın, dün Bodrum'da tam üç kere mayo değiştirmiş!
Evet, konumuz eşeklik.
Boğayı yere yıkan çok duyduk da, sineği yere yıkmak ancak Sam Amca'ya özgü bir güç gösterisi olsa gerek.
Her neyse, bu olay üzerine (bu, olaymış), hayvan hakları savunucuları tepki göstermişler. Obama'nın sineği öldürmekle "insanlara kötü örnek olduğunu" söylüyorlar. "Katcha Bug" diye bir aygıt varmış, sinekleri tuzağa düşürüp yakalıyor, sonra da başka insanlara musallat olmaları için yeniden doğaya salıveriyormuş. Obama'ya ondan bir adet hediye etmişler.
Ne demiştik? Konumuz eşeklik.
PETA diye bir örgüt varmış ("pet" yani İngilizce "ev hayvanı" kelimesinden kinaye ama Fransızca'da da bu kelime "yellenme" anlamına gelir)... PETA örgütü, Amerikan emperyalizmi tarafından hunharca katledilen zavallı sineği savunuyor...
Matadora karşı boğayı savunan gördük ama Amerikan başkanına karşı ezilmiş ve mazlum halkları, pardon, sinekleri savunana ilk kez rastlıyoruz.
Üstelik bu PETA örgütünün bir reklam kampanyasına, Ernesto Che Guevara'nın torunu Lydia Guevara da soyunarak katılmış... Kafasında dedesinin beresi, meme uçlarını örten çapraz fişeklikte de mermi yerine havuçlar!
Eh, Ernesto'nun torununun çıplak resim çektirdiği bir dünyada, sinekler de eşitlik ve özgürlük bayrağını göndere çekeceklerdir elbette.
Bu enayilikler, hani "çağımız buhranda, kurtuluş İslam'da" sloganı vardır ya, Batı dünyasında bunalıma girip kurtuluşu Budizm'de arayanlara özgüdür. Bir Budist, kendisine zarar verse bile hiçbir hayvanı öldürmez. (Fakat örneğin Zülfü Livaneli dostumuz, onları yememekle yetiniyor. Protein eksiğini de ruhun gıdası olan müzikle kapatıyor.)
Ölçü kaçınca, yalnız kedi köpek falan değil, yılana çıyana karşı da ılgıt ılgıt bir sevgi seli başlıyor... Hindistan'da bu yüzden kaldırım diplerinde üzerine sinek bulutları konup kalkan ve bokuyla oynayan baldırıçıplak insanlar görürsünüz. (Ergenekoncular! İttifak yapmak istediğiniz ülkeleri iyi tanıyınız! Sonra, "aa, bunlar geri kalmış lan" demeyiniz.)
PETA örgütünün başkan yardımcısı Bruce Friedrich'i, şirin bir Black Mamba, ya da sevimli bir kobra, canayakın akrepler, ya da tüylü tüylü, munis tarantulalarla dolu bir odaya kapatsalardı ne yapardı acaba?
Cinayete gerek yok, bu tür heriflere Sin-Kov ve EsemMat türü ilaçların satışını yasaklayacaksın, sabaha kadar uyuz it gibi kaşınsın hergele...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN