ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Parvus Efendi

Başbakan partisinin kongresinde bir konuşma yaptı, "sahip çıkılması gereken değerli kişiler" listesi verdi, muhalif basın üç gündür tartışıyor... Başbakan'a uyuzluk olsun da torba dolsun...
Nasreddin Hoca'nın "şuna değdi, buna değmedi" hesabı gibi, "şu var da bu neden yok" geyiği ayyuka çıktı.
Başbakan'ın listesini, Kemal Kılıçdaroğlu da beğenmemiş. Beğenmesi beklenemezdi.
Ancak Sayın Kılıçdaroğlu, bu gibi durumlarda hemen akla gelen Yaşar Kemal, Aziz Nesin "harcıalem" isimleri saydıktan sonra, bu listede "Parvus Efendi"yi de görmek istediğini belirtmiş.
Kılıçdaroğlu, Parvus Efendi'yi, Tatyos Efendi, ya da Yorgo Bacanos gibi birisi sanıyor olmalı!...
Üstelik Parvus "Efendi" ha... "İttihatçı ağzıyla" söylenişi... Liman von Sanders "Paşa", Von der Goltz "Paşa", Yarbay Lange "Bey" gibi bir şey...
Bu adamın asıl adı, Alexander Helphand.
Türk olmadığı gibi, "Osmanlı tebaı" falan da değildir.
Kendisi bir Alman ajanıdır.
Aynı zamanda silah taciridir.
O dönemin Alman gizli servisi tarafından "sosyalist rolü oynamakla" görevlendirilmiştir, hani bizim Mahir Kaynak gibi...
Nitekim, 1917 yılında Rusya'nın daha da karıştırılması, büsbütün çökertilmesi ve savaştan çekilmesi için Lenin ve arkadaşlarını Zürih'ten hani o ünlü "mühürlü trenle" Almanya'yı dikine geçerek İskandinavya üzerinden Petersburg'a gönderen de bu adamdır! Pazarlığı o yürütmüştür.
Düşman topraklarından düşmanla anlaşarak rahatça geçen, "Alman smokiniyle devrim gerdeğine giren" Lenin'i eleştirmek doksan yıldır hiçbir komünistin aklına gelmemiştir, işin o yanını geçelim şimdi...
Parvus "namıyla maruf" Helphand, İstanbul'da uzun süre bulundu.
Görevi, Almanya'ya domalmış İttihat ve Terakki büyüklerine akıl öğretmekti.
Savaşı kazanırsak bir Alman sömürgesi haline gelecek olan Türkiye'yi buna hazırlamak... Özellikle, İttihatçılar'ın "Turancılık" ideolojisini iyice körüklemek... (Rus İmparatorluğu parçalanıp Enver Kafkasya'ya dalsın ki Bakû petrolleri Almanlar'a kalsın!)
İttihatçılar bu adama "izzet ve itibar" ettiler, el üstünde taşıdılar. Ağzının içine baktılar. Şimdi de, İttihat ve Terakki'nin mirasçısı olan Cumhuriyet Halk Partisi mi bakacak yani?
Meraklısı bilecektir: Parvus, Kemal Tahir'in romanlarında, özellikle Yorgun Savaşçı'da da "Carlos Çorbacı" olarak geçer...
Buraya kadarını Google'a bakmadan, bu adamın dilimize de tercüme edilmiş biyografisine yeniden şöylesine bile bir göz atmadan, hafızamdan, kafadan yazdım sevgili dostlar... Bir densiz işgüzar çıkıp da "araklıyor" demesin diye... Merak eden açar bakar, okur. Doğum tarihini, ölüm tarihini falan da öğrenir. Burası ansiklopedi sayfası değildir. Bize düşen, değinmektir.
Fakat Kılıçdaroğlu bu potu cahilliğinden kırdıysa kötü... Bilerek konuştuysa, o daha da kötü...
Benim söyleyeceğim şudur: Parvus'u "kültür mozaiğimiz" içinde kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu'na, değil oy vermek, günahımı bile vermem.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN