ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Resimli bayrak

Atatürk'ün niçin cumhurbaşkanlığı süresince yurt dışına hiç çıkmadığını merak etmiştim... (Osmanlı ordusunda subay olduğu dönemde çok çıkmıştı.)
Çünkü bunun bir "erdem" olduğunu söylüyorlardı...
Atatürk kimsenin ayağına gitmezmiş, herkesi ayağına getirirmiş.
"Herkes" dedikleri, İran şahı, Afgan kralı, İsveç kralı, bir de Edward... Tahta dönmek için sonradan Hitler'le gizli pazarlıklar yaptığı kanıtlanmış olan adam. (Galiba Yugoslav kralı, Ürdün emiri falan da gelmişti, yanlış olmasın.)
Ne Hitler gelmiş Türkiye'ye, ne Stalin, ne Mussolini, ne de Roosevelt.
Fransa cumhurbaşkanı da gelmemiş örneğin, başbakanı da.
Edward'ın da hiçbir siyasi gücü yok, İngiliz kralı yönetmez, yalnızca hüküm sürer. Chamberlain gelmiş mi Türkiye'ye? Hayır. Ramsay MacDonald? Hayır. Stanley Baldwin? Hayır.
Demek ki, bize öğretildiği gibi, dünyanın o dönemdeki önde gelen yöneticileri akın akın Türkiye'ye koşmamışlar.
Demek ki, "ayağına getirtmek" diye bir durum yok. Şu gelir, bu gelmez. Bunda da abartılacak, övünülecek bir şey yok.
Ben de, "Atatürk Berlin'e, Roma'ya, Londra'ya, Washington'a gidip görüşmeler yapsaydı fena mı olurdu?" diye soracak oldum, üstüme saldırdılar.
Yazının başlığını çarpıcı olsun diye "Atatürk'ün pasaportu var mıydı?" şeklinde atınca, yavşağın biri Atatürk'le "dalga geçtiğimi" bile ileri sürdü. (Hayır, aklınıza gelen kişi değil.)
Atatürk'le dalga geçmek benim ne haddime?
Fakat bu kadarcık masum bir soru bile vahşi tepkiler üretebiliyor bu ülkede...
Bir önderin yurt dışına çıkmaması erdem, o zaman Obama eşek...
Acaba "memur kafası", dövizler çarçur olacak diye mi ürker bu yurt dışından? Chiquita muz ithal edilince döviz bitecek diye korkan, başbakana uçak tahsis edilince köpüren yoksul memur kafası...
Hayır. Dünyaya kapanmayı erdem sayıyorlar, "otarşi" politikası hoşlarına gidiyor, onu özlüyorlar. Ne kimse gelecek, ne kimse gidecek... İthalat da olmayacak, ihracat da... Çok sevdikleri deyimle, "kendi yağımızla kavrulacağız"...
Sanırım yazının girişi, yazının kendisinden daha uzun oldu. Lafı oralardan buraya taşıdım, şunu soracaktım:
İzmir'deki olaylı gösterilerde, "üzerinde kalpaklı Atatürk resmi bulunan Türk bayrakları" kullanılmış. Son zamanlarda çok yaygınlaştı bu uygulama, resimli bayrak "daha bir milliyetçi" sayılıyor...
Yürürlükteki kanuna göre, Türk bayrağının üzerine herhangi bir şey çizmek, herhangi bir resim yapıştırmak suç mudur, değil midir?
"Ama o herhangi birisi değil ki, Atatürk" diyeceksiniz... Kanunda "Atatürk resmi eklenebilir" şeklinde bir madde var mıdır?
Peki, kalpaksız olabilir mi? Atatürk'ün "spor gömlek ve baklavalı kazakla" bir resmini bayrağa yapıştırıp sokağa çıksam "caiz" midir? Ya yarın öbür gün birileri de "Osmanlı üniformasıyla" çekilmiş fotoğrafını kullanmaya kalkarlarsa bayrak üzerinde? Ne yapacaksınız? Tutuklayacak mısınız?
Ayrıca... Kalpak, şapka kanununa aykırı mı, değil mi?
Gördünüz mü, iş nerelere varabiliyor...
Şimdi bu soruları sorduğum için beni gene Atatürk düşmanlığıyla suçlayacak budalalar bir yana, bu tür "eylemleri" yapmadan önce iyi düşünün. Bakarsınız, umduğunuzun tam tersi sonuçlara yol açmış...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN