ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Biraz da gülelim

Biliyorsunuz, birçok "köşeci" arkadaş, yazılarını fıkralarla süslüyor... Bunu yalnızca pazar günleri yapan da var, bundan hemen her gün kendini alamayan da...
Amaç elbette okuru rahatlatmak, gevşetmek, eh bu arada yazılarını fıkralar "sayesinde" daha da okunur duruma getirmek, yani "ayak alıştırmak" gibilerden köşeye "göz alıştırmak."
Bizim böyle bir sorunumuz yok ama bugün pazar. Gülelim, gülümseyelim, çünkü son günlerde buna çok ihtiyacımız var.
Fakat bizi fıkralarıyla "besleyecek" kimsemiz de yok. Sayın Yıldırım Tuna'yı tanımıyoruz.
Biz de geçmişe döndük, eski "Ülkü" dergilerini falan karıştırdık, bugün buraya Sayın Reşat Şemsettin Sirer'i konuk etmek istedik.
Kendisi, İnönü'nün, Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'u "harcayarak" Köy Enstitüleri'ni emanet ettiği kişidir.
Bakalım velinimeti hakkında neler yazmış?
"Milli Şef'in insana hayret veren zihin kuvvetlerinin meydana gelişinde ve onun mütefekkir oluşunda esaslı amil elbette yaratılışındaki başkalık ve üstünlüktür."
Peki, Ahmet Emin Yalman, hani şu "liberal gazeteci" ne diyor?
"Türk yurdunda bir aile samimiyeti, sevgi ve emniyet havası yaratan Milli Şef, Türk ailesinin tabii reisidir."
"İttihatçı" gazeteci Hüseyin Cahit Yalçın da demiş ki: "İsmet İnönü'nün kişiliğinde müşfik bir aile babasına kavuşan Türk milleti onu milletin babası olarak da kabul etmiştir."
Şu satırlar da Ahmet Kutsi Tecer ustamızdan: "Milli Şef, milli hayatımızın uyanık başıdır. Türk milletinin bahtını avucunda tutar, kendi kişisel iradesini açıkladığında milletin özgürlük ve egemenlik aşkını da açıklar. Milletin ülkülerini dile getiren, herkese doğru yolu gösteren ve bütün fikirleri bir arada toplayan kişidir. Milli Şef'in sözleri milleti için bir ışık tesiri yapmakta ve bu nedenle onun sözleri bütün milletin ağzından çıkmış sözler olarak kabul edilmektedir."
Cahit Tanyol hocamız da, İnönü'nün yayımladığı bir bildiri hakkında şu görüşlerini dile getiriyor:
"Milli Şef insanlığın ferdi değil maşeri yönünü temsil eden, toplumun bir din gibi ortaklaşa kabul ettiği bir kahramandır. Bu beyanname Türk nesrinin, Türk edebiyatının en güzel örneklerinden birisidir. Bu beyannamenin her satırı üzerinde uzun uzun durmak, her kelimenin kalbini teker teker yoklamak gerekir. Milli Şef'in iradesinde bütün süslerden sıyrılmış bir sükun konuşmakta... Onda insanı yormayan, saran, kuşatan bir büyü seziyoruz. Asıl şaşılacak şey, onun büyük sanat adamlarına has olan bu engin dili, hiçbir söz hünerine, hiçbir muhayyile oyununa lüzum görmeksizin yapabilmesidir. Yirmi bir yılın kalbini ve kulağını bazen atılgan, bazen sakin, bazen coşkulu hamlelerle dolduran Türk inkılabı bu beyannamede yatıyor. İşte İnönü'nün sanatçılığı ve bu yazının mucizesi burada."
Fazla uzatmayalım, iki soru soralım.
Bir: CHP'nin niçin asla hiçbir serbest seçimi tek başına kazanamamış olduğunu ve de kazanamayacağını hâlâ merak ediyor musunuz?
İki: Şu okuduklarınızı birisi çıkıp Recep Tayyip Erdoğan için yazsa, Aydın Doğan'ın adamları onun kemiklerini sıyırıp atmazlar mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.