ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Ofsayt kaldırılamaz!

Ali Taran dostumuz gırgır bir film yapmış, has adamı Ali Desidero'yu da oynatmış (Yıldırım Memişoğlu)...
Sinemadan anlamadığını ama "seyirciden" anladığını belirtiyor. Eminim çok para kazanacaktır.
Film "futboldan ofsayt kaldırılsın mı kaldırılmasın mı" tartışması üzerine gelişen bir şamata... Öyle anlaşılıyor. Henüz görmüş değilim, bu film için kalkıp da sinemaya gideceğimi hiç sanmıyorum. (DVD'si çıkarsa alır evde seyrederim, ben AB grubundan müşteriyim!)
Filmi boşverin de ben söyleyeceğimi söyleyeyim: Ofsayt kaldırılamaz.
Yok, "sonra neyin geyiğini yapacağız" kaygısıyla değil... Berber dükkânında geyik bitmez, konu kalmazsa yaratılır.
Ofsayt olmazsa, futbol futbol olmaktan çıkar, "başka bir spor dalına" dönüşür. Ona belki "mutbol" demek gerekecektir.
Git rakip kalenin önünde doksan dakika yat, top gelince vur...
"Yat" önerisi hem mecazi anlamda, hem de gerçek anlamda... İstersen direğe sırtını dayayıp keyif yapabilir, ya da boylu boyunca çimlere uzanabilirsin...
"Hocalar" da yeni taktikler geliştireceklerdir: Orta saha bomboş, her kalenin önünde on kişi kümelenmiş, geride top atacak belki bir kişi, o da kaleci herhalde.
Sonra da futbol sahasının boyunu kısaltmak gerekecektir, oyun belki otuz metrede oynanacaktır. Fakat bu da "kitle" sporuna uymaz, stadyumları yıkıp yeniden yapmaya, beş yüz kişilik olarak küçültmeye hiçbir ekonomi dayanmaz. Üstelik halk da ayaklanır.
Maçların "skorlarını" da söyleyeyim: 32- 26, 45-43, belki 64-58 falan bitecektir maçlar! Basket gibi...
Yanlış hatırlamıyorsam FIFA mı UEFA mı hangisiyse, ofsaytın olmadığı böyle bir "deneme" maçı yaptırmış, maç 23-16 falan bitmişti. Üstelik oyuncular, kendi bildikleri futbol tarzının alışkanlığıyla koşmuşlar, mücadele etmişlerdi. Oysa buna hiç gerek yoktu, rakip kale önünde "beleş beklemeyi" önleyici hiçbir engel kalmamıştı.
Ofsaytın olmadığı bir oyunda, bildiğimiz bütün kurallar ve koşullar da "kadük" olur, koşmaya değil, durduğu yerde kalıp anında, çok çabuk topa vurmaya, aşırı dar alanda olağanüstü kısa paslar yapmaya dayalı yepyeni bir oyun tarzı gelişir.
Seyretmenin de ne tadı kalır ne tuzu...
Uzun lafın kısası, değerli futbolseverler, ofsayt kaldırılamaz.
Fakat FIFA, bu fikirden yola çıkarak, ilginç denemeler yaptırabilir özel maçlarda, bakın onları izlemek gerçekten keyif olacaktır:
Örneğin "üç kornerin bir penaltı ettiği" maçlar!... Kimbilir ne sürprizlere gebedir...
Örneğin "taç atışlarının elle değil de ayakla yapıldığı" maçlar...
Ya da, "puan hakemli" maçlar... Saha kenarında bir jüri masası olacak, üç hakeme, bir de saha komiserine ilaveten beş de "masa hakemi"... Oyun kalitesine, faullere, kartlara falan göre oyunculara puan verecekler... Maçın sonunda puanlar toplanacak, bu durumda, maçı sekiz-sıfır bitirmiş bir takım çok faul yaptığı, dört de sarı kart gördüğü için yenik sayılabilecek!
Efendim? Saçmalıyor muyum?
"Parti kapatılan bir ülkede" ne yapmamı bekliyordunuz? Böyle ülkeye böyle yazı.
Bayramlık ağzımı açsam başım derde girer, en iyisi futbol geyiği...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.