ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Soğutmacı gazetecilik

Kim ne derse desin, gençliğin aklı fikri politikada falan değil, "bedellide"... Tabii, askerliğini yapmamış olanların.
Örneğin benim hiç umurumda değil, bedelli çıkacak mı çıkmayacak mı? Beni ancak savaşın son günlerinde, kadınlar ve çocuklarla birlikte alırlar yeniden, o da, geri hizmete... Yangın söndürme, enkaz kaldırma çalışmaları, ya da "ahz-ı asker şubesinde" kâtiplik falan. Enkaz menkaz kaldıramam, belim tutulur, tansiyonum şekerim yükselir.
O kadar sabit fikir olmuş ki bu, adam televizyonda tarih sohbeti yapıyor, izleyiciden gelen soru: "Bedelli çıkacak mı?"... Sonunda dayanamadı, patladı: "Kardeşim, burası genelkurmay başkanlığı değil, ne bileyim ben?"
Internet sitelerinde anayasa tartışması yapılıyor, "blogculara" soruyorlar, katılıyor musun, karşı mısın, adam hemen yazıp tıklıyor: "Bedelli çıksın!"
Milyon kişi bedelli istiyor, parasını, üstelik de kendi harçlığına ya da aldığı ücrete göre çok yüksek bir meblağ olan parayı ödeyip "yırtacak" askerlikten.
Gerekçe olarak da "iş güç" gösteriliyor. Sanki biz askere gittiğimizde boş gezenin boş kalfasıydık...
Yani yüz binlerce genç adam, aslında askerlik yapmayı hiç mi hiç istemiyor!
Neden acaba? Hani en kutsal görevdi, vatan hizmetiydi, karavanaya kaşık sallayınca betin benzin yerine gelirdi?
Peki, bu tutum "halkı askerlikten soğutmak" olarak nitelenip cezayı gerektirebilir mi?
Öyle dıngıl bir suç vardır bu ülkede: Halkı askerlikten soğutmak...
Askere gidilmesini fiilen önlemek, gideni yolundan çevirmek, açık seçik gitmeyin propagandası yapmak falan değil, "soğutmak"...
Ölçüsü nedir? Halkın poposuna derece mi tutuyorlar, alev alev yanıyor mu, yoksa buz mu kesmiş?
Gitmemiş olanı soğutmak suçtur diyelim, örneğin yapmış olanı da soğutmak suç mu sayılacaktır? "Çok güç şartlar altında yaptık, anamız ağladı" demek yasak mıdır?
Peki adam "soğudum ama madem vatan görevidir, elbette gideceğim" derse?
Bunun tam tersi, "ısıtmak" da ödüllendirilecek midir? "Tam elli asker kaçağını şubeye teslim olmaya ikna ettim, madalyamı isterim" diyecekler çıkabilir mi?
Birinci Dünya Savaşı'nda yenildiğimizi yazmak suç mudur, yoksa "yenilen biz değiliz ki, Osmanlı devleti" numarası mı yapacağız? Alman ordusunun altmış beş sene önce uğradığı rezil yenilgiyi yazarsam dolaylı olarak bizim halkı da soğutmuş olur muyum? "Amerikan ordusu Vietnam'da olduğu gibi Irak'ta da fena çuvalladı" demek, dost ve müttefik bir ülkenin hislerini rencide edeceği gibi (gülmeyin, eskiden böyle bir suç da vardı), bizim oğlanları da soğutur mu acaba?
Erkekleri soğutmak suçtur diyelim, askerlik yapmayacak olan kızları soğutmak da suç mudur?
Yoksa özellikle "aykırı gazetecilerin" anasını bellemek üzere düşünülmüş bir incelik midir bu?
Bu saçmalığın çözümü, "profesyonel ordu" tabii.
Ne bedelli beklentisi kalır, ne kısa dönem-uzun dönem eşitsizliği.
Şöyle bir sakıncası vardır: Köylü çocuklarına oturmasını kalkmasını öğretme "tornası" ortadan kalkar... "Atatürk kimdir?" sorusuna hazırlanmış on dört yanıtı virgülüne kadar ezberletme eğitimi de.
Ama burası Türkiye... "Askerde maaşlar düşük, falanca sektöre girin, orada ücretler daha yüksek" dersin, soğutuculuktan kendini içeride bulursun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN