ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Sicimiyle siyaseti meşhurdur

Ortalığı birbirine katan "Wikileaks" belgeleri var ya, sanal sızıntılar...
Gıdım gıdım açıklanıyorlar, çok yararlanıyoruz.
Belki şu Julian Assange denilen adam zamparalık etmekten vakit bulursa bize de bir iyilik eder, "asıl" önemli sırları açıklar: Amerika'nın 1960 darbesine nasıl göz yumduğunu, 1971 darbesine nasıl destek verdiğini, 1980 darbesini de, desteği kösteği bir yana bırakıp nasıl bizzat kendisinin planladığını belgeleriyle görürüz.
2003 darbesine nasıl engel olduğunu demedim, o nazik mesele, onun daha çok vakti var.
Bu Assange denilen adam gerçekten adamsa, Türkiye'de solcu bilinen ama aslında Amerikan gizli servisine çalışan birtakım kart kaşalotların isimlerini de açıklasın da çoluk çocuğun ağzı bir karış açık kalsın!
Sonra, Hrant Dink cinayetine "Avrupa Birliği yaptırmıştır" demiş olan daha başka cinslere de geliriz...
Şimdi yeni açıklanan İngiliz belgeleri de İngiliz diplomatlarının "düzeyiyle" sınırlı kalıyorlar. Bu düzey çok parlak.
Biz de böylece, örneğin Ecevit'in 1980 yılında Türkiye'de "komünist devrim yapmak istediğini" öğrendik!
İngiliz diplomasisi müthiş... Ne denilmiştir, İngiliz'in sicimi, bir de siyaseti...
12 Eylül darbesi diğer ikisinden "çok daha centilmence" yapılmış, rapora göre. The Turkish gentlemen have done it. "Boys" değil. Onu Amerikalı söyler.
Fakat 12 Eylül'den iki ay önce, temmuz ayında yazılan bir raporda da "darbe ihtimalinin az olduğu" belirtilerek muhteşem bir feraset örneği verilmiş.
Daha başka çok yararlı bilgiler de ediniyoruz İngiliz diplomatlarının gizli raporlarından...
Örneğin, Özal'ın "ufak tefek ve yuvarlak" olduğunu keşfetmişler, Londra'ya bildirmişler. Ama dost tavırlı biriymiş, hakkını da vermişler.
Demirel'in "Mussolini görünümlü fakat esnek ve iyi bir hatip" olduğunu ama "konuşmalarının da laf kalabalığından ibaret kaldığını" böylece öğrendik. Raporu yazana boşu boşuna binlerce sterlin maaş vermelerine gerek yoktu, bu gizli malumat herhangi bir Türk ilkokul öğrencisinden gazoz ve gofret karşılığı da elde edilebilirdi.
Deniz Baykal da "genç, konuşkan ve yetenekli" ama "CHP içindeki hizip liderlerinden" biriymiş.
O zamanlar gençti, diyeceksiniz, şimdi de gönlü genç. (Filminden biliyoruz.)
Tövbe tövbe, Necmettin Erbakan hocamıza da "renkli ve ayımsı" demişler (kullanılan İngilizce kelime "bearlike"...)
Erbakan 2011 seçimlerinde yüzde 35 oy alacağını söylediğine göre, günümüzde rapor yazanlar nasıl bir mazmun bulmaktadırlar acaba? "Pinocchiolike"...
Kemal Kılıçdaroğlu, haa bakın o "Guevaralike"...
Merhum Türkeş de "netameli bir kişilik, fakat kanca burnu ve simsiyah saçlarıyla çarpıcı bir adammış"...
Yahu bu İngiliz diplomatı yoksa Oxford mezunu mu?
Bu bana, savaş yıllarında Ankara'da görev yapan büyükelçi Sir Hugh Knatchbull-Hugessen'i hatırlattı.
Hani elçilik kavası, 1943 sonlarında, birkaç ay sonra yapılacak Normandiya çıkartmasının belgelerini "seks gücüyle" ele geçirip Almanlar'a satmıştı... Casus Cicero öyküsü...
Şaka bir yana, anlı şanlı İngiliz diplomatlarının günümüzdeki çapını görünce, Türk diplomatlarına ettiğim bütün lafları geri alıyorum. Bunlar Türk olsalardı, örneğin bizim Londra büyükelçimiz Ünal Çeviköz'ün yanında kavaslık bile edemezlerdi. Kaldı ki Ünal'ın o tarafı yoktur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.