ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Ezanlar cumhuriyet sayesinde mi okunuyor?

Kemalistler'in pek sevdikleri, beyinleri yıkananların da papağan gibi tekrarladıkları bir laf vardır: "Bugün ülkemizde ezan okunuyorsa cumhuriyet sayesinde okunuyor"... İlhan Selçuk da bunu ikide bir yazardı.
Yani müminlere "kıymetini bilin ve fazla konuşmayın" derler.
Ankara hükümetinin "Ankara'dan gönderdiğimiz maaşlı devlet memurunun okuduğu ezanı günde beş kere gönül rahatlığıyla dinleyebilirsiniz" önerisi...
Peki cumhuriyet ilan edilmeseydi de Türkiye hep bir "TBMM Hükümeti'nin" yönetiminde kalsaydı, ezan okunmayacaktı yani... Bu mudur?
Peki, o TBMM kendi kendini Ankara'dan İstanbul'a taşısaydı da (öyle ya, işgal kuvvetleri tarafından kapatılan eski meclisin toplanma yeri İstanbul değil miydi?)... Halife Abdülmecid'i "İkinci Abdülmecid" adıyla tahta geçirseydi mesela... Yani cumhuriyet olmasaydı... Meşrutiyet sürseydi...
Demek ki bu memlekette ezan okunmayacaktı.
Canım biz onu değil, elbette savaşın kazanılmasını kastediyoruz...
Kurtuluş savaşını cumhuriyet kazanmadı ki!
Amacının "İstanbul'u ve padişahı esirlikten kurtarmak olduğunu" söyleyen bir meclisin ordusu kazanmadı mı? Cumhuriyet sonradan, zaferden tam on dört ay sonra geldi.
Canım biz demek istiyoruz ki Yunan ordusu her yeri işgal edince hiçbir yerde ezan okunamayacaktı...
Anadolu'nun yalnızca batısı ve Trakya Yunan işgali altındaydı. İtalya ve Fransa Anadolu'dan çoktan çekilmişlerdi.
Demek ki "kuva-yı milliyenin" elinde kalan yerlerde bir ezan sorunu yoktu ve olmayacaktı.
Ama İzmir'de okunamayacaktı mesela, Bursa'da okunamayacaktı...
Acaba Yunan işgali sırasında bu konuda ne gibi bir uygulamayla karşılaşılmıştır?
İzmir'de camiler kapatılmış, Manisa camileri domuz ahırı, Uşak ve Afyon camileri taverna, Bursa'da Yeşil Cami gece kulübü yapılmış, Edirne'de Selimiye'nin kubbesine haç mı takılmıştır?
Cahilim, bilmiyorum, tarihçiler beni aydınlatsınlar.
Canım biz onu da demedik, "Sevres Antlaşması" uygulansaydı dedik...
İstanbul hükümetinin elinde kalan yerlerde (Orta ve Doğu Anadolu) herhalde bir sorun çıkmayacaktı...
Herhalde müttefikler, Singapur benzeri kozmopolit bir tür şehir devletine dönecek olan İstanbul'da da camileri kapatacak değillerdi... Yüz binlerce İstanbullu Müslüman'ı sınır dışı mı edeceklerdi?
Ancak Yunanistan Krallığı'na doğrudan bağlanacak yerlerde böyle sorun çıkabilirdi... Yani İzmir ve hinterlandı... (Yunan ordusu Sakarya nehrine, "Ankara'yı ele geçirip Angora adıyla krallığa bağlamak" amacıyla değil, Türk direnişini kırmak amacıyla dayanmıştır. Kendilerine Sevres'de verilenden daha fazla toprak istiyor değillerdi.)
Acaba gerçek uygulamada böyle mi olmuştur? Yani bugün Yunanistan'da kalan Dedeağaç, Gümülcine, Dimetoka, İskeçe gibi yerlerde ezan okunmamakta mıdır?
Ben gazetecilikten hiç anlamıyorum, bu alanda hiçbir başarım yok (postalcılar beni bununla suçluyorlar), gazeteciler beni aydınlatsınlar.
Ama hiçbir şey öğrenmesinler, hiçbir konuda oturup düşünmesinler, hiçbir ezberlerini bozmasınlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN