ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Kır kalemi kes cezamı bekârlığı neyleyim?

Kimilerinin umduğu, kimilerinin korktuğu büyük tepki oluşmadı. Kimsenin pek umurunda olmadı açıkçası bu iş.
"Eskiden" olsaydı "laiklik elden gidiyor" diye dağı taşı inletirlerdi, "cumhuriyet mitingleri" falan yaparlardı... Darbe isteyen bile çıkardı... Şimdi CHP biraz çıkıntılık etti (elbette!), o kadar. Birkaç çatlak ses duyuldu, kubbede seda bile olamadı.
Üstünden de bir aydan fazla zaman geçti işte... Unutuldu.
Bazı belediye başkanlarının istifa etmeleri gibi... Kimsenin derdi değil.
Müftülerin nikâh kıymaları meselesi canım...
Bu doğal mıdır? Doğaldır.
Papaz nikâh kıyıyorsa imam da kıyar. İmam kıyarsa, müftü haydi haydi kıyar.
Doğal olmayan, bu işin bir "belediye memuruna" yaptırılmasıdır.
Cumhuriyette memur iktidardaydı ya, insanların bilmemneresine de o karışacaktı! Bu iş de ondan sorulacaktı.
Pardon, hatırlı kişilere belediye reisinin kendisi bakacak, bizim gibi sıradan vatandaşlara da sıradan bir memur. (Eskiden belediye reisi de memurdu. Bu nedenle, bürokrasi şakşakçılığı yapanlar "muhallebiciden de belediye başkanı mı olurmuş" diye bir ara çok çemkirdiler.)
Gayrımüslim vatandaş kilise nikâhı yapacak, bu serbest, ama benim Süleymaniye'de evlenmemi yasaklayacaksın... Saint-Antoine serbest, Sultanahmet yasak... Bu mudur doğal olan? Bu eşitlik midir?
Ama bizim dinimizde "cami nikâhı" yok ki... Diyeceksiniz hemen şimdi.
Hah işte, meselenin bam teli de orası!
Bizde nikâh, ölünceye kadar sürmesi şart olan kutsal bir zorunluluk değildir. "Kilisenin onayı" ve gözetimi gerekmez. (Bir kere bizde kilise yoktur.) Bizde nikâh, alt tarafı bir "mukavele"dir. Kadınla erkek arasında bir "akittir", bir sözleşmedir, o kadar.
Eskiden bu sözleşme, yalnızca erkeğin iradesiyle çok da çabuk bozulabiliyordu. Şimdi mahkeme kararı gerekiyor.
Korkmayın, ister memur kıysın ister müftü, evliliği yürütemezseniz boşanmak için gene mahkemeye gideceksiniz.
***
Bu memleketin köylerinde, muhtar nikâh kıyabiliyor mu? Kıyabiliyor.
Bu memleketin gemilerinde, kaptan nikâh kıyabiliyor mu? Kıyabiliyor.
Bu memleketin uçaklarında, kaptan pilot nikâh kıyabiliyor mu? Kıyabiliyor.
Bu memleketin yurt dışı temsilciliklerinde, konsolos nikâh kıyabiliyor mu? Kıyabiliyor.
Ee, nerede kaldı bu işin kutsallığı? "Banal" bir sözleşmeden ibaretmiş.
Konsolos kıyarsa müftü haydi haydi kıyar.
İlkokul mezunu muhtar kıyabilsin ama İlahiyat Fakültesi mezunu müftü kıyamasın... Bu mudur?
Korkmayın, içiniz rahat etsin, ille memur seviyorsanız müftü de devlet memurudur! Diyanet İşleri Başkanı da öyledir.
İktidar "tapu kadastro memuru nikâh kıyabilsin" deseydi hop oturup hop kalkacak mıydınız? Hayır.
BİZE ULAŞIN