Tapınıyorsunuz diyoruz, çok kızıyorlar. "Anıtkabir'i Kâbe, Nutuk'u kutsal kitap, Atatürk fotoğraflarını da 'ikona' yaptınız" diyoruz, köpürüyorlar.
Olup bitenlere bir bakalım da, okuyucu karar versin.
Atatürk'ün Suriye cephesinden gelip, trenden inip Beşiktaş'a, Zübeyde Hanım'ın evine gittiğinde bindiği, bavullarını yüklediği bir çatana var... Atatürk bu çatanaya toplam yarım saat kadar binmiş (Haydarpaşa-Beşiktaş arası kaç dakikadır?), bir daha da yüzünü bile görmemiş. Anmamış, hatırına bile getirmemiş. Neden getirsin ki? Hiçbir özelliği, ayrıcalığı olmayan sıradan bir tekne.
İşte bu çatananın güvertesinden düşman gemilerine bakıp "geldikleri gibi giderler" demiş.
Çatana şimdi hurdaya çıkarılmış, fakat "kurtarıp" restore edecekler, müze yapacaklar. "Kahraman gemiymiş"...
İçine ne koyacaklar acaba?
Bu çatana "kutsallık" mı kazanıyor?
Atatürk o sözü teknede değil de, Haydarpaşa Garı'nın kapısından çıktığında, merdivenlerde söyleseydi ne olacaktı?
Merdivenlere yüz mü sürecektiniz, yoksa bir çitle çevirip, gelip geçenlerin o kutsal taşlara basmalarını mı yasaklayacaktınız?
Bir şey olduğu yok, sadece bu işe önayak olan, destek veren emekli memur gazetesi, emekli deniz subaylarının gururunu okşuyor. Ve de müşterisi olan CHP seçmenlerinin.
***
Derken, bir yaşıma daha bastım.
"Artık bu kadar da olmaz" derdim, oluyormuş. Ataköy'de, Yunus Emre Kültür Merkezi varmış. İyi, güzel.
Ama bunun yanında bulunan arsaya, "Atatürk'ün Selanik'te doğduğu evin birebir aynısını" yapmışlar!
Pes.
Yavrum, İstanbul'dan Selanik uçakla bir saat yirmi dakika.
Ben gittim. Şimdi hızlı tren de yapılacak.
Fiyatını da söyleyeyim, 600 lira.
Sabah git, ibadetini yap, akşam dön.
İstersen bir gece kal, tavernaya falan da takılırsın, ertesi gün dön.
Masraf olmasın diye mi "ziyaretgâhını" ayağına getirtiyorsun?
"Kent kültürü, dokusal yapı, cart curt" diye atıp tutuyorsunuz. Ayios Dimitrios Mahallesi'nde Apostolou Pavlou Caddesi'nin yarı kâgir evi, Emlak ve Kredi Bankası'nın Adnan Menderes devrinde kondurduğu beton blokların neresine uyuyor?
Yeni imar durumunda yokmuş bu ev, Ataköylüler üzgünmüş.
Hiç üzülmesinler, hemen boş bir yere ufak çapta bir Anıtkabir inşa etsinler, birebir aynısını. Orayı tavaf etsinler.
Böylece ikide bir Ankara'ya gitmekten de kurtulurlar. Ankara gezisi memur bütçesini zorlayabilir.
Hatta bu işi büyütüp, her il ve ilçe merkezine küçük küçük "sembolik Anıtkabirler" de kondurabilirsiniz.
İbadette niyet esastır, yeter ki niyet ediniz, kalbiniz temiz olsun.
BİZE ULAŞIN