Abuk sabuk da olsa bir laf edeceksin ki gazetelerde adın geçsin...
Gazetelerde derken, "kendi" gazetende tabii, seni adam yerine koyanda.
Halkın umurunda olmaz ama "genel başkanının" gözüne girersin.
Ayrıca insanın gazetede adını görmesi her zaman hoştur. Hani insanlarımızın düşlerini süsleyen o büyülü kavram "televizyona çıkmak" gibi...
Dandik bir toplantıda iki dandik laf edersin, sahip değiştirdiği halde "eski alışkanlıklarından kurtulamamış" bir haber ajansı alır haber yapar, henüz ne halt edeceğini bilemeyen o satılan gazete de alır sayfaya koyar.
Böylece hep birlikte mutlu olursunuz: Sen, genel başkanın, amigolar, kahvehanede ıhlamur içerken gazeteyi katlayıp ceketinin yan cebine sokan emekli memur...
O emekli memur nasıl olsa oyunu sizin partiye verecektir, sonuçta bir şey kazanmadın ama zarar yok.
CHP'nin grup başkanvekili, şöyle demiş:
"Hiçbir demokrasi kendi kurucu babalarına saldırmaz"...
Kurucu babalar... "Founding fathers"... Amerikalılar'ın pek sevdiği bir deyim... Washington, Jefferson, Jackson falan kastediliyor...
Bizde de Atatürk ile İnönü.
Diğer babalar aksesuar...
***
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur.
Demokrasinin kurucusu değildir.
Türkiye Cumhuriyeti bir demokrasi olarak kurulmamıştır.
Hayır diyecekler, ilk meclisteki muhalif milletvekillerinin, şu ünlü "ikinci grubun", ikinci meclisi oluşturan 1923 seçimlerine niçin sokulmadığını açıklamak zorundadırlar.
Bu kadarcık bile tarih bilmedikleri için biz bunu söyleyince şaşıp kalacaklardır tabii.
Ama o seçim sırasında daha cumhuriyet ilan edilmemişti ki, değil mi efendim? Yani, sayılmaz...
Peki o zaman, sonradan kurulan muhalif parti, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 1925'te niçin kapatılmıştır?
Bak, aynı yıl kapatılan sosyalist partileri falan saymıyorum, onu CHP'ye oy veren ve verecek şaşkın solcular düşünsünler...
Peki o zaman, 1930'da muhalif Serbest Fırka niçin "kendi kendini kapatmaya" zorlanmıştır?
Yirmi yıl tek parti diktasıyla yönetilen bir tuhaf demokrasi!
Ama İsmet Paşa çok partili rejime geçmişti ya... Ona ne diyorsun?
1945'te çok partili rejime geçen İsmet Paşa, hemen 1946'da sosyalist partileri niçin kapatmıştır?
Sen sus grup başkanvekili, CHP'nin kuyruğuna takılan sosyalistler cevap versinler!
Böyle bir şeyi hayatlarında ilk kez duymuyorlarsa tabii. Hem de duymamışlardır vallahi.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN