ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Kılıçdaroğlu’nun kadın devrimi!

Bizim Kemal, "cumhuriyetin bir kadın devrimi" olduğunu söylemiş...
Komedi tiyatrosuna dönüştürdüğü salı toplantılarından sonuncusunda. (Nasıl kadınların "altın günleri" falan varsa, CHP'nin de "salı günleri" var.) Salı sallanır derler, bizim Kemal de salıları sallıyor.
"Nasıl cumhuriyet bir kadın devrimiyse, 2019 devriminin sahipleri de kadınlar olacak"mış...
Gözünüz aydın, seneye devrim var yani.
CHP iktidara gelecek...
Bizim Kemal okumuş adamdır. Elazığ Ticaret Lisesi'ni bile bitirmişliği vardır.
Daha önce de, Atatürk'ün ölümünden iki yıl sonra kurulan Köy Enstitüleri'ni Atatürk'e daha cumhuriyetin başında kurdurmuş ("Atatürk Köy Enstitüleri'ni kurarak işe başladı"), hatta Atatürk'e, ölümünden bir yıl sonra, 1939'da "zeytin kanunu" bile çıkarttırmıştı...
Parvus namıyla maruf Alman casusu Alexander Helphand'ı da "Türk büyüğü" sanıyordu.
Bize ne yahu, CHP semalarında bir yıldız gibi parlayan Boğaziçi mezunu arkadaşlarımız düşünsünler.
***
Nasıl olmuş da cumhuriyet bir "kadın devrimi" olmuş?
Bu kararı kadınlar mı almışlar?
Cumhuriyeti ilan edenler arasında kadınlar da mı varmış?
Yoksa kurtuluş savaşını yürüten "gazi mecliste" kadınlar mı görülmüş?
Ortalıkta bir Halide Hanım var, Atatürk'e "diktatör" dediği için kocası Adnan Bey'le birlikte yurdu terketmiş, on beş yıl da dönememiş.
(Pardon, kocası ne demek, "eşi" diyecektik.) Latife Hanım var ama onun da kocasına "cumhuriyet yapalım Kemal" dediğini hiç duymamıştık...
Daha ziyade, kurtuluş savaşı kahramanlarına "yemekte kolalı peçete kullanmayı öğretmek" gibi uğraşlar edinmişti kendine.
Haaa, bizim Kemal kadınlara oy hakkını kastediyor.
Ama o 1935'te, cumhuriyetten tam on iki yıl sonra.
Üstelik, bir çırpıda değil, kademeli.
Önce belediye seçimlerine katılma hakkı, 1930'da...
Sonra meclis seçimlerine katılma hakkı, bundan tam beş yıl sonra, 1935'te...
CHP'nin asıl derdi halkı eğitmek ya, kadınları da eğitiyorlar.
Yerel seçimlerde deniyorlar, bakalım kadınlar yüzlerine gözlerine bulaştırmadan oylarını kullanabiliyorlar mı? Yoksa zarfı seçim sandığı yerine çöp tenekesine mi atıyorlar? Oy pusulasını mektup sanıp zarfı postaya vermek üzere çantalarına mı koyuyorlar?
Evet bu bir devrimdir, ama kadınlar tarafından yapılmamış, erkekler tarafından kadınlara lutfedilmiş, bahşedilmiştir.
Hani ileride de İsmet Paşa'nın Türkiye'ye çok partili rejimi bahşedeceği gibi...
Ağzıma da biber sürün, kadın demeyecektik, ayırımcılık oluyor...
BİZE ULAŞIN