HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

3'üncü köprü şehrin tam ortasından geçmeli!

Ulaştırma Bakanı açıkladı. İstanbul Boğazı'na 3'üncü köprünün güzergâhı belirlenmiş.
Ya Beykoz-Tarabya ya da Beykoz- Sarıyer olacak.
Bilmem, şimdi köprü bizim üstümüzden geçmesin diye yıllardır çırpınan Arnavutköylülerin içi rahatlamış mıdır?
Bilmem Beşiktaşlılar, Kuzguncuklular, Emirgânlılar bu haberi duyunca içlerinden "oh, kurtardık" demişler midir?
Sanmam.
Rahatlamamalılar...
Hatta iddia ediyorum; "3. köprü ille de yapılacak idiyse, keşke buralardan geçseydi" diyebilmeliler.
Çünkü seçilen güzergâhta yapılacak köprü ve çevre yollarının İstanbul'un akciğerlerini tahrip edeceği kesin!
Şunu bilin! Uydu kent ve lüks site müteahhitlerinin açgözlülüğünden; kömür ve taş ocaklarının yağmasından paçasını zorlukla kurtarabilmiş bir parça orman alanı kaldı o bölgede.
Her şeye rağmen çok önemli bir orman parçası...

***
İstanbul'un ormanlık alanları ve içme suyu havzaları kuzeyde yer alıyor ve Karadeniz'e paralel bir hat izliyor.
Bu bölgede 90'ların başından beri yaşanan olumsuz gelişmeler şehrin iklimini bile etkileyip değiştirdi.
Şimdi bir de 3'üncü köprüden sonrasını düşünün.
Sakın hoş ve boş hayaller kurup belki öyle olmaz, demeyin! Olur, olacak!
Belki bu sefer ormanları koruyacak, rant kapışmasını engelleyecek yollar bulunur deyip geçmeyin! Mümkün mü hiç!
Unutmayın ki bir ormanın ekolojik zinciri ortasından geçen basit bir karayoluyla bile yara alır. Bir de otoyollar ağının, kamyonların, otobüslerin yapacaklarını düşünün!
Bir su havzasının doğal yapısı ormanlardan da hassastır. Yeraltı kaynakları ve doğal yaşan alanıyla bir bütündür. Yakınına inşa edilecek küçücük bir köy bile her şeyi berbat edebilir.

***
İlk köprü yapılırken buna gayet akılcı ve şehircilik gerçeklerine uygun olarak karşı çıkanları "entel dantel" sayıp tu kaka ilan edenleri biliyoruz.
Şimdi ortaya çıkan iki parçalı canavar kent karşısında onlar da apışıp kaldılar. Oysa ilk köprü yapılmadan önce Asya yakası İstanbul'un merkezi bir parçası değil, banliyösüydü.
Olan oldu. İstanbul mevcut ve gelecekte yapılacak köprülere göre büyüdü.
Şimdi boğaz geçişlerine karşı çıkacak halimiz yok! Bunlar ulaşım sorununu çözecekler mi? Hayır. Ama en azından her seferinde geçici olarak sorunu hafifletecekler. Fakat şehrin çarpık büyümesini de sürekli artıracaklar.
Yeni yapılacaklar "metro geçişi" olsun veya "karayolu tünel geçişi" olsun diye kamuoyu bastırabilirdi. O fırsatlar da kaçtı.
Ama madem 3. köprü olacak.
Ben de diyorum ki...
Beşiktaş'ın, Üsküdar'ın ortasından geçsin! Zaten bozuk şehir dokusu biraz daha bozulmuş; şehrin tam göbeğine yeni yollar yapılmış, artık ne fark eder!
Yeter ki, ormanlar ve su havzaları ayakta kalsın! Son pişmanlık fayda vermeyecek çünkü!
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN