"Ben kadınları anlamaya çalışmam, severim" diyenler bunu şık bir iddia olarak öne sürerler ya... Ne zaman bu sözleri işitsem bir kuytuya çekilip susarım. Çünkü bilirim; başlangıçta bu tavır iyidir, hoştur da, her ilişkinin sonu kadınların "beni hiiiç anlamadın" yakınmasıyla gelir!

***

Polemikçi yazarların sıkıntısı nedir biliyor musunuz? Polemiksiz günlerinde okurlarının fena halde sıkılması...

***

Öğle vakti... Çok sıcak... Boğucu... Ama direniyorum. Kendime ve yaz mevsimine duyduğum sevgiye sadık kalmak için direniyorum. Yazı sevmek demek öğle ve ikindi vakitlerini sevmektir.. Zaten yaz bütün mevsimlerin öğle vaktidir.

***

Yaz... Sevincin koynunda şekerleme yapan, kan ter içinde kaderle sevişen mevsim!

***

Sürekli mutlu olmaya çalışıyor. Yıllardır onu tanıyorum. Ve biliyorum, bu çaba onu çok mutsuz kılıyor.

***

Saf iman ve tenhada gerçekleşen teslimiyetle gitgide pespayeleşmiş ve sürekli ödül bekleyen "inanma arzusu" arasında ne büyük ve çıplak bir fark var. Ama birincisi çok nadir, ikincisi ne çok rastlanan bir şey.

***

Yeni âşık çiftler bir anda yaşadıkları şehirde turiste dönüşüverirler. Şehrin sokaklarında her şeye "yabancı" ama hallerinden memnun bir biçimde dolaşırlar. Hafif şapşal ve mesafeli bir sevinçle bakarlar etraflarına... Ne güzeldir o dönemler!..

***

Mizah duygusu yüksek kadınlara baktığımda şöyle bir hisse kapılıyorum: Sanki bir gün kendilerine şöyle demişler: "Kimsenin beni güldüreceği yok, bari ben kendimi güldüreyim!"

***

Mizah duygusu yüksek erkeklere baktığımda ise, alttan alta şöyle diyen birini görüyorum: "Ben olmasam, neşesizlik ve can sıkıntısından mahvolursunuz!"

***

Korkuyoruz... Dostlarımızın ihanetinden, övdüklerimizin şımarmasından, güvendiğimiz ne kadar dağ varsa hepsine kar yağacağından korkuyoruz. Kime kalbimizin kapısını açmaya kalksak içeri girenin eninde sonunda hırsız çıkacağından korkuyoruz... Sonra da yalandan "korkunun ecele faydası yok" diyoruz. Oysa korkunun ecele olmadığı gibi, yaşama da faydası yok. Korkunun "korkutanlara" faydası var bir tek!

***

Saat 12.55... Sıcak gitgide artıyor. Ağustos böcekleri çıldırdılar. Yaz... Hâlâ seni seviyorum!

***

Mızmızlanan erkek... Seksi olmadan çekici olmayı becerebilen tek erkek tipi... Çünkü her mızmızlanışında kadınların içindeki anneyi, hastabakıcıyı ve çok derinlere gizlenmiş "efendi"yi ortaya çıkartıyor...

***

Bir kadın sizi evine davet etti fakat ona tutulmak istemiyorsunuz. Bu konuda kesin kararlısınız... O halde size özel bir uyarı: O mutfaktayken siz de mutfağa girmeyin, girdiyseniz ona yaklaşmayın. Oturun, salonda tv izleyin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN