HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Usain Bolt sizin olsun, bana "insanı" verin!

Pazaryerinde dolaşıyorum...
Börülce, fasulye, Bardacık inciri, Urla domatesi, Buldan peştemalı, seri sonu marka şortlar...
Ne ararsan var!
Domates tezgahının arkasındaki delikanlı bağırıyor: "Haşmet Abi, rüzgarı gördün mü?"
Kim o? Hangi rüzgar?
Ben bocalarken sevimli delikanlı heyecanla açıklıyor: "Hüseyin mi, Usain mi ne, 100 metreci var ya, nasıl koştu?"
İçimden "peki sen Tyson Gay'i gördün mü?" diye sormak geliyor.
Ama gayet iyi biliyorum; atletizm meraklıları hariç kimse Gay'e bakmadı, görmedi!
Hatta Usain Bolt bile yarışın son metrelerine girerken baktı da, göremedi...
Oysa yılın en iyi derecesini yapmış Gay'in orada, Bolt'un omuz başında olması gerekirdi.
Ne garip!
9.71'lik koşusuna rağmen ikinci olan Tyson Gay'e "görünmez" adam olmak kalmıştı.
***

Şu an Kuala Lumpur'daki bankacılar da, New York kafelerindeki garsonlar da, bizim pazaryeri esnafı da Usain Bolt'dan söz ediyor.
Yarışma ve ölesiye rekabet "kült"ünün hakim olduğu bir dünyada...
Amerikalı atlet Tyson Gay'in emeğinin değerinden kime ne!
14 yaşından beri haftada 7 gün, günde en az 5 saat çalışmış; en zor şartlara, hırstan gözü dönmüş antrenörlere katlanmış...
Bu uğurda çocukluğunu bozuk para gibi harcamış ve bütün kariyerini madalyalarla süslemiş...
Hepsi boş!
Hıncal Abi geçen gün Bolt'un 9.58'lik koşusunu "İnsanın Yücelişi"diyerek göklere çıkartıyordu.(Bronowski'nin ünlü kitabı ve belgeseline göndermeydi sanırım!)
Muazzam bir rekor bu gerçekten!
Ama ne yalan söyleyeyim...
Sadece fizik sınırların ve antrenman kapasitesinin zorlandığı bu türden başarıları...
Hele hele çok başarılı ikincilerin, üçüncülerin ve ötekilerin varlığının figüranlıktan öteye geçmediği bu yarışma dünyasını...
"İnsanın alçalışı" olarak görüyorum ben.
***

Atletizm artık "yarışanları" sevdiğimiz bir spor dalı değil. Geçti o günler.
Atletizm sponsorların egemenliğinde öldürücü ve umarsız bir rekabet alanı artık. Sadece kazananların sevildiği bir yarışma sporu.
Usain Bolt'a "mucize adam" diyorlar.
Atletizmle ilgili internet sitelerine baktım; Tyson Gay'in lakabı hazır: "acıların çocuğu!"
Çünkü sen de ölesiye çalışıyorsun, didiniyorsun, yırtınıyorsun...
Sonra Bolt'a alkışlar, sana acılar!
İtiraf ediyorum ki...
Hikayedeki gibi, padişaha "önce kırk külçe altın verin, sonra kırk sopa atın" dedirtecek başarıları seyretmek canımı sıkıyor.
Yarışmaysa eğer, oyunlusunu...
Sporsa eğer, karşılaşma sporlarını tercih ederim...
Ah be Hıncal abi...
Hem ruhuyla bir türlü yücelemeyen insanın bedenini neyleyim!
BİZE ULAŞIN