HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Güncel siyaset yazmak neye yarıyor?

Başlıktaki soruyu biraz daha açayım... Gazete köşelerinde güncel siyasi konularda yapılan yorumlar neye yarıyor?
Mesela...
Ele alınan konuda okurun bilgilenmesine mi yarıyor?
Olup bitenlere yeni bir açıdan bakmasını mı sağlıyor?
Farklı bir analizin, derinlemesine düşünmeye başlamanın yollarını mı açıyor?
Siyasi bir zihin açıklığının, güçlü bir vizyonun oluşmasını mı mümkün kılıyor?
Bu sorulara cevabım net...
Ve tek bir sözcükten ibaret...
Hayır!
Çünkü zihinler kalıplaşmış, taraflar kamplaşmış.
Herkes siyasi meselelerin dününü, bugününü, geleceğini çok iyi "bildiğine" inanıyor.
Tarih mi?
Ezberlemişler! Bozmaya niyetleri yok!
Siyaset mi?
Yalan dolan, komplo, tezgâhtan ibaret onlara göre siyaset.
Her şeyi çözmüş, bitirmişler.
Ben ki, kırk yılda bir siyaset yazıyorum...
Her seferinde bu gerçeğe tosluyorum.
Siyasetin kuytu köşelerini, en insani yanlarını yokluyor olsam bile...
Sorunların sosyolojik köklerine dikkat çeksem de...
Kalabalık bir kesim var ki, sadece tek bir sorunun cevabını arıyor onlar: "Yandaş mısın, değil misin?" Öğrenmek istedikleri tek şey bu! Bu kadar kötü bir kemikleşme noktasına gelmiş dayanmışız!
Hani iç savaş korkusu dillendiriliyor ya son günlerde...
Cephelere ayrılmış zihinler zaten çoktandır iç savaş halinde!
O yüzden işte...
İtiraf edeyim ki...
Her Allah'ın günü müthiş bir ciddiyet ve düşünmeye sevk etme dürtüsüyle iktidar, muhalefet, Kürt sorunu, açılım, anayasa, Ergenekon, demokrasi vesaire üzerine yazan meslektaşlara...
Elimde değil, üzülüyorum!
Ama...
Bakıyorum da, çoğu moralini bozmadan devam etmenin yolunu bulmuş! "Yaşa varol, aklına sağlık, ne güzel söyledin, ver ağızlarının paylarını!" diyen mektuplarla avunuyor, hatta şişinip duruyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.