HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Ağaçlar, yapraklar ve galiba saçma sorular...

Alışveriş merkezinin garajına girerken güvenlik görevlisi durduruyor.
Rutin arama yapacak.
Bagajı açmak üzere yürürken durup dikkatle sileceklerin üzerine bakıyor.
Akşam ağaç altına bırakmışım arabayı. Sabah silecek boşluğu kırmızı, sarı, mor kuru yapraklarla dolmuş. Nasılsa yağmur yağmıyor, yapraklar gözümün önünde kalabildiği kadar kalsın diye silecekleri hiç çalıştırmamışım.
Güvenlik görevlisi genç sonunda gülümseyerek "abi, arabayı bir temizletsen" diyor.
O kadar içten, o kadar sempatik ki, bunu söylerken... "Yapraklar için mi?" diye soruyorum. Kafasını "evet" anlamında sallıyor. "Boş ver, aldırma" işareti yapıyorum ben de...
Bunun üzerine kaputun üzerindeki lekeleri gösterip "bence ağaç altına park etme abi, yapraklar ezilince leke yapar" diyor.
Dayanamayıp "nerelisin?" diye soruyorum.
Yeşili, ağacı, çiçeği, böceği bol bir şehrin adını veriyor.

***

60'larının ortalarında bir bey.
İlaç almak için girdiğimiz eczanede karşılaştık, laflıyoruz.
Ailesi birkaç kuşak Kadıköylü'ymüş.
Eski Kadıköy'den, Kızıltoprak'tan, Moda'dan ve o zamanın insanlarından özlemle söz ediyor.
Görüntüsüne önem verdiği belli. Boynundaki sütlü kahve üzerine siyah, beyaz, kırmızı çizgili şık atkıyı, düzgün duruyor mu diye, sık sık elleriyle kontrol ediyor.
"Fenerbahçe'de yolun ortasındaki ağaç artık yok" diyorum; "bu yakanın sembolüydü!"
Dudaklarını büküp lafımın arkasını getirmemi bekliyor.
"Asfaltın, arabaların, betonlaşmanın baskısına daha fazla dayanamadığı için herhalde içten içe kurumuştu. Sonunda kestiler, yolu dümdüz ettiler."
Eski zamanları tatlı tatlı anlatan beyefendi bu olaya şöyle tepki veriyor: "Neyse canım, trafik rahatlamıştır biraz!"
***

Yaşları kaç olursa olsun...
Hangi sosyal sınıftan gelirlerse gelsinler...
İnsanlar artık aynı noktada birleşiyorlar.
Para karşılığında elde edilen estetik ve konfor her şeyden değerli! Otomobiller ve yollar artık ağaçlardan, yapraklardan daha önemli!
İyi de... Böyle bir dünyada insanın gerçekten değeri var mıdır?
Merak ediyorum...
Mesela balkonu kapatan ağaca baltayı vuruveren biri toplumsal çatışmalarda nasıl tavır takınır acaba?
Ağaca, çiçeğe, böceğe sevgisini memleketinde bırakıp İstanbul'a gelince otomobillere tapınmaya başlayan bir genç sınıfsal farklar canını yakmaya başladığında nasıl tepki gösterir?
Neyse...
Saçma ve abartılı sorgulamalardır belki bunlar!
Geçelim... mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.