HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Tebrizli Şems'in çekiciliği nereden kaynaklanıyor?

Dikkatinizi çekiyordur; son yıllarda Mevlana kadar Tebrizli Şems'e de büyük ilgi var.
Bu bütün dünyada böyle...
Hatta bakıyorum da, Elif Şafak'ın "Aşk" ve Ahmet Ümit'in "Bab-ı Esrar" romanlarıyla bilmedikleri bir alana dalıveren tanıdıklarım Mevlana'dan çok Şems'ten dem vurur oldular. Şems deyince başka bir heyecan duyuyorlar.
Bu arada TÜRKKAD geçtiğimiz günlerde İstanbul'da uluslararası nitelikte bir Şems Sempozyumu düzenledi. Duyuyorum, ilahiyat fakültelerinde Şems üzerine tez yapmak isteyenlerin sayısı artmış.
En son bizim Aktüel dergisinin kapağında şu yazıyı gördüm: "Anarşist ruhlu sufi Şems."

***

Neden Tebrizli Şems onu tanımaya çalışanda derhal bir sarhoşluk etkisi yaratıyor?
Bu ilginin kaynağı ne?
Şöyle deniyor: "Mevlana'yı Mevlana yapan adam."
Yanlış mı? Değil. Mevlana'nın kendisi de onu tanımadan önceki dönemini "hamlık" olarak tanımlar, Şems'in "bir güneş olup aydınlattığını" belirtir.
Ama bu ifade bazı resmi broşürlerde yazıldığı gibi "Mevlana'nın Şems'le tanıştıktan sonra tasavvuf yoluna girdiği" anlamına geliyorsa, çok yanlış!
Şems aldı götürdü Mevlana'yı!
Nereden nereye?
Histen, bilgiden, sezgiden "bilme"ye...
İlimden irfana...
Yaşamaktan "olma"ya...
***

Benim cevabını vermeye kalkıştığım şey elbette tasavvufi alana ait değil.
Ben modern insana Tebrizli Şems'in neden çekici geldiği noktasıyla ilgileniyorum ve o noktayı biraz açmak istiyorum.
Günümüz insanı bir çarkın içinde yuvarlanıyor.
Sisteme köleliğini biliyor; beş para etmez mecburiyetlerinin ayağına vurduğu prangaların acısını hissediyor.
Sevgisi cılız.
Ne arıyorsa bataklıkta arıyor; hiçbir şey bulamadığı gibi, aradıkça batıyor.
Farkında bütün bunların.
Ye, iç, eğlen! Sonu yok!
Oku, öğren! Ama aslında bunun da sonu yok!
Derin bir çaresizlik!
***

İşte tam bu noktada bir kitaptan, bir sohbetten de olsa Şems'i tanımaya başlayan günümüz insanı sarsılıyor.
Çünkü öyle bir adam ki Şems, Mevlana'nın bütün kitaplarını suya fırlatıp atmış ama bilgelik yerli yerinde kalmış!
O değil mi? Mevlana'yı Kuran okurken görüp "sen bunların nasıl uygulanacağını yaşayarak göstermezsen Allah'ın dedikodusunu yapmakla kalırsın" diyen..
O değil mi?
Tam "artık buraya yerleşti" denildiğinde, her seferinde geride ışığını bırakıp giden...
Günümüzde Şems'e gösterilen ilgi bir yardım çığlığı!
"Ne olur biri gelsin bizi çekip kurtarsın bu cendereden" çığlığı.
Belki çocukça.
"Mevlana olmadan Şems'i bulma" arzusunun ucuzluğunu taşıyor belki.
Ama gerçek bir çığlık!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları