HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Pazar notları: Kendin olmak için...

Kendin olacaksın, kendinle barışacaksın, kendini seveceksin... Böyle deyip duruyorlar. İyi de, sen kimsin? "Kendin" dediğin neyin nesi? Kendini bilmedikten sonra, nasıl olacak bu iş?

***

İnsan sormak istiyor bazen, haykırarak sormak: Siz "kendi"nizi ne sanıyorsunuz?

***

Sıradan bir samimiyet algısı, ucuz ve uçuk davranışlar veya arsızca açıksözlülük insanın "kendisi olma" çabasının bir parçası sayılabiliyor. Bu mudur yani? Hayır! Değildir. Buysa "kendin olma, başkası ol" diyeceği geliyor insanın.

***

Henrik İbsen'in başyapıtıdır Peer Gynt... Ömrünü "kendini bulma" yollarına adayan, bütün çevresini terk edip maceradan maceraya koşan bir adamı anlatır. Yanlış hatırlamıyorsam Semaver Kumpanya'nın Peer Gynt yorumu Oyunbaz'ın sonunda güzel bir hesaplaşma vardı. Son nefesinde sorar Peer Gynt: "Tek bir şey soracağım, kendin olmak nedir?" Bilge kişiden cevap şöyle gelir: "Kendin olmak, kendini imha etmektir. Anladın mı? Anlamadın."

***

Gençler mutsuzlar. Ama daha kritik olanı şu: Çok umutsuzlar ve bunu çoğu zaman kendilerinden bile gizliyorlar. Bu toplumun en büyük başarısızlığı gençleri böylesine berbat bir umutsuzluk batağına sürüklemiş olmasıdır! Bu uğursuz umutsuzluğu nereden mi çıkartıyorum? Dikkat eden için o kadar açık ki! Toplumda bir "yer" edinmiş; öyle ya da böyle başarı kazanmış insanlar gençlerin gözünde bunu hak ettikleri veya çalışıp çabaladıkları için elde etmiş değiller. Biri bile... Hatta başarıya giden yolda "rastlantıların" varlığına bile inanmıyorlar artık. "Onları başarılı kılan ya torpildir, ya güç ilişkileridir ya da yalan dolandır" diye düşünüyorlar. Sonuçta şöyle bir gençlik manzarası ortaya çıkmaya başladı: Ölümüne hırslılar, ölümüne kırgınlar, baştan kaybetmeyi tercih edenler, en yakın arkadaşından bile gün gelir çelme takar diye korkanlar, haset ve hınçtan kavrulanlar...

***

Vakit öğle... Harika bir sofrada buluşmuşuz. Mustafa Bey "sabah erkenden kalkıp yerli enginar baktım ve sadece 14 enginar bulabildim Cunda bahçelerinde" diyerek servis tabağındaki enginarları gösterdi. Gözlerimizdeki ışıltı görülmeye değerdi. Doğanın hakiki mücevherlerine bakıyorduk çünkü!

***

Güzelliğin derin tarifidir enginar... Akdenizli bir diken olgunlaştıkça lezzet kazanır.

***

İbadet alışkanlık ve adet olduğunda ara verilmeli, yeniden ve kuvvetle "niyet" edilmelidir, derler. Başka neler için bunu yapmalıyız? Bir düşünün bakalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN